20
21

Blog

Katlanır Kol Saati Tokası Nedir? Farklı Tanımlamaları Nelerdir?

saat kordonu toka klips kilit modelleri nelerdir?
Katlanır Kol Saati Tokası Nedir? Farklı Tanımlamaları Nelerdir?

Saat Kordonu Klipsi
Saat Kordonu Kilidi
Saat Kordonu Tokası
Saat Kordonu Raylı Kilidi
Saat Kordonu Mıknatıs Klips

Saat kordonunu bileğe bağlamak için kullanılan metal, çelik, alaşım, plastik vb. küçük mekanizmalardır.
Halk arasında değişik kelimeler ile tanımlanmaktadır. Deri Saat Kayışlarında genel olarak toka, metal saat kordonlarında ise klips ve kilit olarak adlandırılır. Deri saat kayışlarında bir diğer önemli parça ise köprü olarak tabir edilen ve bileğe takıldığında tokadan arta kalan kısmın boşta kalmasını engelleyen ve tutan parçadır. 

 

Saat kordonu bağlama parçası son zamanlarda metal kordonlarda mıknatıs ile de olmaktadır. Farklı bir bağlama parçası ise deri kayışlarda akıllı saatlerde geçmeli bütünleşik toka şekilleri çıkmıştır. 

Metal kordonların yanı sıra deri kayışlarda da kullanılan klips modelleri vardır. 

Klipsler katlamalı, çift emniyetli, yandan basmalı yahut geçmeli şekilde bir kaç farklı şekilde üretilmektedir. Bu parçalara aynı zamanda saat kordonu kilidi de denmektedir. Ayrıca hasır çelik vb. modellerde raylı kilit sistemi kullanılmaktadır. Bu mekanizma kordonu bileğinize göre ayarlama konusunda kolaylık sağlar. 

Tokalar ise metal saat kordonlarında da nadiren olsa kullanılmaktadır. Son zamanlarda çok farklı ve tasarım harikası deri kayış tokaları saate uygun ve tamamlayıcı bir aksesuar olarak üretilmektedir. Tokaların çelik olanları dayanıklıdır ve kayışa zarar vermemektedir. Lakin alaşım vb. çelik harici metallerden üretilen tokalar zamanla paslanma, kararma, oksitlenme, erime gibi deformasyonlara uğradığından deri kayışa ve cildinize zarar verebilmektedir. Klips ve kilitlerde de çelik harici metaller uzun süreli kullanıma uygun değildir. 

Bu parçaların sağlığınız ve saatinizin güvenli bir şekilde bileğinizde kalması için kaliteli malzemeden üretilmiş olması gerekir. Saatinizi farkında olmadan açılan, kopan parça sonucunda kaybedebilirsiniz, düşürebilir ve saate zarar verebilirsiniz. 

Saat Kordonunu bileğinize takmak için bağlama parçası olan saat kordonu tokası, saat kordonu klipsi, saat kordonu kilidi, katlanır saat kordonu tokası tabir edilen ürünlerin kaliteli ve bileğinize uygun, kullanımı rahat olanlarını tercih etmenizi öneririz. İnce bir bilekte geniş, iri bir kordon ve klipsi sizi rahatsız edecektir. Ayrıca gündelik yaşantınızda yapmış olduğunuz iş ile ilgili risk oluşturmayacak şekilde saat, kordonu ve kilidi kullanmalısınız. Bir makine operatörü iseniz ve bileğinizde bulunan saat risk oluşturabilir. Hareketli mekanizmaları el ile kontrol ediyorsanız saati kapabilecek bir dişli vb. donanım kendinizi ciddi riske atmanıza sebep olabilir. Elektrik ile ilgili bir işiniz var ise saatiniz, kordonu ve kilidi iletken metal olur ise elektrik çarpma riski doğabilir. 
Bu gibi riskleri göz önünde bulundurarak saat ve saatinizin kordonunu, uygun bir kilidi seçmelisiniz. 
Sitemizde saat kordonu klips, kilit ve toka çeşitleri bulunmaktadır. İnceleyebilirsiniz. 



Saygılarımızla. 
BinBirSaat.com

 

Devamını oku

Saat Kordonu Nedir?

Saat kordonu nedir. Saatime hangi kordon uygun olur?
Saat Kordonu Nedir? 

Saat kordonları, saatinizi tamamlayan önemli bir aksesuardır. Kordonlar, saatinizin görünümünü ve kullanım rahatlığınızı etkileyebilir. Özellikle değiştirilebilir kordonlar sayesinde, saatinizi her ortama ve kıyafete uygun şekilde kullanabilirsiniz. 
Saat Markaları tasarımlarına ve hedef kitlelerine göre üretimlerinde saat kordonu materyalini belirler. Saat kordonları en yaygın olarak deri, silikon, metal ve tekstil gibi materyallerden üretilir. 

Deri kordonlar, lüks ve klasik bir görünüme sahip iken, kauçuk ve silikon kordonlar ise sportif ve rahat bir seçenektir. Metal kordonlar ise, saatinizde zamansız bir görünüm elde etmenizi sağlar. Çelik modelleri çok uzun seneler kullanabilirsiniz oldukça dayanıklıdır. Kumaş kordonlar ise bileğin hava almasını sağlar ve rahat kullanıma olanak tanır. Moda akımlarına da uygun desen ve renkler ile son zamanlarda tercih edilir duruma gelmiştir. 

Değiştirilebilir saat kordonları, saatinizin görünümünü kolayca değiştirmenizi sağlar. Bu sayede, saatinizi her ortama ve kıyafete uygun hale getirebilirsiniz. Ayrıca, kordonlarınızın bakımını da kolayca yapabilirsiniz. Örneğin, deri kordonlarınızın temizliği için sadece nemli bir bezle silmeniz yeterlidir. Yıkanabilir silikon ve tekstil kordonlar hijyen açısından olumlu avantaja sahiptirler. 

Saat kordonları, farklı fiyat aralıklarına sahiptir. Bu nedenle, her bütçeye uygun bir seçenek bulunur. Ayrıca, kordonların kullanım süresi de farklılık gösterir. Örneğin, kauçuk kordonlar daha uzun süre kullanılabilirken, deri kordonlar daha kısa bir süre kullanılabilir. 

Saat kordonlarının üretiminde, malzeme seçiminde ve işlemede özenli bir şekilde çalışılması gerekir. Bu nedenle, kaliteli kordonların üretimi için deneyimli işçiler ve modern makinelere ihtiyaç vardır. Bu sayede, saatinizin kordonu güzel görünür ve uzun süre kullanılabilir. Bu sebeplerden dolayı fiyatı ortalama bir saat kordonundan daha pahalı olacaktır kaliteli kordonların.

Hangi Saate Hangi Kordon Olur?

Sorusuna gelince; Saat modelleri de modern, klasik, spor, retro gibi kategorilere ayrılır. Saatinizi satın aldığınızda üzerindeki orjinal kordonu en uyumlu ve doğru modeldir. Lakin zamanla sıkılabilir ve değişim isteyebilirsiniz. Bu durumda ise klasik bir saate spor bir kordon hoş olmayacaktır. Saatiniz klasik ise üzerindeki kordon örneğin deri bir kayış ise farklı renk ve desende klasik bir deri kayış ile değişerek saatinizin temasını bozmadan farklı bir görüntü elde etmiş olursunuz. Bu konuda saatinizin kadran ve kasa rengine uygun bir seçim yapmanız doğru olur. Bazı saat modelleri ise farklı bir kordon takılmasına tasarımı gereği müsade etmemektedir. Bu durumda ise el yapımı deri kayış yaptırabilirsiniz saatinize uygun olarak. Bir diğer önemli konu alışkanlık edindiğiniz örneğin bir silikon kordonlu saati uzun süre kullanımdan sonra metal bir kordon takarak saatinize farklı bir görünüm elde edebilirsiniz lakin alışık olmadığınız kullanım rahatlığını kaybederek yadırgayabilirsiniz yeni kordonu. Bir başka önemli konu ise gündelik hayatınıza uygun bir saat ve saat kordonu olmalı. Örneğin elektrik işleri ile meşgul biri metal saat ve metal saat kordonu takmamalıdır. İletken bir madde olduğu için işi ile ilgili riske edebilir kendini. Ayrıca sağlık açısından alerjik durumu olan kişiler metale alerjisi var ise metal kordon taktırmamalıdır. Saat kordonu saatinizin kıyafeti gibidir. Kıyafeti eskir ve değişir ise saatinizi yenilemiş kadar olumlu sonuç verir. Görünümü farklılaşır göze hitap eder. 

Saat kordonları ile ilgili bir diğer önemli konu ise montaj konusunda kolaylık sağlayabilir olmasıdır. Son zamanlarda tasarım olarak çok farklı saat modelleri üretiliyor ve kordon değişimleri ciddi ustalık istiyor. Ayrıca bir süre sonra kordonları üretilmediğinden kordonu bulmak imkansızlaşıyor. Önerimiz bu tarz bir saat satın aldığınızda en az 2-3 adet yedek kordon almanızdır. Eğer metal değil ise kordonları, imkanınız varsa vakumlayarak havasını alabileceğiniz bir saklama kabı yahut ambalajda saklamanızdır. Hava ile temas durumunda özellikle silikon ve deri kordonlar zamanla sıfır özelliğini yitirerek kuruma ve çatlama kırılma durumuna gelmektedir. Aradan geçen zaman içinde hiç kullanmadan ömrünü tamamlamalarına müsade etmemek için bu şekil bir uygulama öneriyoruz. Montaj konusuna geri dönecek olur isek en rahat montaj edilebilen kordonlar standart sustalı pimli yahut akıllı sustalı pimli saatlerdir. Her zaman rahatlıkla kordon değişimi yapabilirsiniz ve bir çok farklı model kordonu saatinize takabilirsiniz. Bu konuda önerimiz spesifik saat modellerinden kaçınmanızdır. 

Konu ile ilgili zamanla eklemeler yapılacaktır. Sizlerin de görüşlerinizi info@binbirsaat.com e-posta adresimize iletmeniz bizleri çok mutlu eder ve konuya katkı sağlayabilirsiniz. 

Saygılarımızla. 
BinBirSaat

 
Devamını oku

Akıllı Cep Telefonu nedir neler yapılabilir?

cep telefonu modelleri redmi xiaomi
Cep telefonları, birçok farklı parçadan oluşur ve bu parçalar arasında şunlar bulunabilir
:
 

İşlemci: İşlemci, cep telefonunun çalışmasını yöneten bir parçadır ve cep telefonunun performansını belirler. İşlemciler, birçok farklı özelliğe sahip olabilir, ancak en önemlisi hızıdır. İşlemci hızı, cep telefonunun ne kadar hızlı bir şekilde işlem yapabileceğini belirler.

RAM: RAM, cep telefonunun çalışması sırasında geçici verileri depolayan bir parçadır. Cep telefonunuzun ne kadar çok RAM'i varsa, o kadar çok veri depolayabilir ve o kadar çok uygulama çalıştırabilirsiniz.

Depolama alanı: Depolama alanı, cep telefonunuzda saklanacak veriler için kullanılan bir parçadır. Depolama alanı, cep telefonunuzda ne kadar çok dosya, uygulama ve veri saklayabileceğinizi belirler.

Ekran: Ekran, cep telefonunuzda görüntülenen verileri gösteren bir parçadır. Ekranlar, genellikle LCD veya AMOLED teknolojisi kullanılarak üretilir ve farklı boyutlara sahip olabilir.

Batarya: Batarya, cep telefonunuzu çalıştıran bir parçadır ve cep telefonunuzun ne kadar süre ile çalışabileceğini belirler. Bataryalar, genellikle lithium-ion veya lithium-polymer teknolojisi kullanılarak üretilir ve farklı kapasitelerde olabilir.

Kamera: Kamera, cep telefonunuzda çekilen fotoğrafları ve videoları çeken bir parçadır. Kameralar, genellikle arka ve ön olmak üzere iki tane olur ve farklı çözünürlüklerde olabilir.
Bu sadece bazı cep telefonu parçalarıdır ve cep telefonları diğer parçalar da içerebilir, ancak bu parçalar cep telefonunun temel özelliklerini oluşturur.


- Akıllı Cep Telefonu nedir neler yapılabilir?
 

Akıllı cep telefonları, birçok farklı işlevi yerine getirme yeteneğine sahiptir. Özellikle, akıllı cep telefonları aşağıdaki işlevleri yerine getirme yeteneğine sahiptir:
 

1- Telefon görüşmeleri yapılabilir: Akıllı cep telefonları, geleneksel cep telefonları gibi telefon görüşmeleri yapılmasına olanak sağlar.

2- Mesajlaşma: Akıllı cep telefonları, mesajlaşma uygulamaları sayesinde birçok farklı yöntemle mesajlaşma işlevini yerine getirebilir. Örneğin, SMS, MMS, WhatsApp gibi uygulamalar sayesinde metin mesajları gönderebilir, sesli mesajlar gönderebilir ve görüntülü görüşme yapabilirsiniz.

3- İnternet erişimi: Akıllı cep telefonları, genellikle 3G veya 4G gibi haberleşme teknolojilerini kullanarak internete bağlanabilirler. Bu sayede kullanıcılar, internetten veri indirebilir, web sayfalarına göz atabilir ve e-posta gönderebilirler.

4- Fotoğraf ve video çekme: Akıllı cep telefonları, genellikle yüksek çözünürlüklü kameralar ile birlikte gelir. Bu sayede kullanıcılar, fotoğraf ve video çekebilir ve bu verileri cep telefonlarında saklayabilirler.

5- Oyunlar oynanabilir: Akıllı cep telefonları, birçok farklı oyunu oynanmasına olanak sağlar. Bu oyunlar, Google Play veya Apple App Store gibi mağazalardan indirilebilir veya cep telefonunuzda önceden yüklenmiş oyunları oynayabilirsiniz.

6- Önemli bilgi depolama: Akıllı cep telefonları, birçok farklı veri saklama yeteneğine sahiptir. Bu, cep telefonlarınızdan notlar, fotoğraflar, videolar, müzikler ve diğer verileri saklama yeteneğine sahiptir.


7- Önemli işlevler: Akıllı cep telefonları, birçok farklı işlevi yerine getirme yeteneğine sahiptir. Örneğin, cep telefonlarınızdan alarm kurma, zamanlama ve takvim yönetimi gibi işlevleri yerine getirme yeteneğine sahiptir.

8- Müzik dinleme: Akıllı cep telefonları, genellikle uygulamalar üzerinden müzik dinleyebilirsiniz. Radyo uygulaması ile radyo kanallarına erişebilirsiniz. 

9- Fiziksel veri izleme: Gündelik yaşamınızda sportif yahut günlük rutin hareketlerinizi çeşitli uygulamalar ve sensörler vasıtası ile izleyebilir, verileri saklayabilir ve istatistik yapabilir analiz edebilirsiniz. 

10- Uygulamalar: Bir çok farklı uygulama ile ihtiyacınız olan verileri alarak işleyebilir, üzerinde çalışabilir, içerik üretebilirsiniz. Örneğin fotoğraf uygulamaları ile galerinizdeki fotoğrafları düzenleyebilir, iyileştirebilir, filtreler uygulayarak farklı bir görünüme çevirebilirsiniz. Ofis uygulamaları ile kişisel ihtiyacınıza göre mesela bütçenizi kalem kalem veri girdileri yaparak yönetebilirsiniz. Öğrenci iseniz ödevlerinizi hazırlayabileceğiniz bir uygulama ile çözüm üretebilirsiniz. 

Akıllı Cep Telefonları mini bir bilgisayar düzeyinde bir çok ihtiyacınıza cevap verecek seviyededir günümüzde. Kullanım performansınıza göre cihazlar arasında seçim yaparak, performansı size uygun bir akıllı telefon seçebilirsiniz. 

 
Devamını oku

Redmi Serisi ile İlgili Bilgiler.

redmi note 10s cep telefonu modelleri
Redmi, Xiaomi tarafından üretilen bir cep telefonu serisidir. Redmi serisi, düşük maliyetli olmasına rağmen yüksek kalite sunan bir cep telefonu serisidir. Redmi serisi, ilk olarak 2013 yılında Çin'de piyasaya sürülmüştür ve o zamandan bu yana çeşitli ülkelerde de piyasaya sürülmüştür. Redmi serisi, özellikle Asya pazarında popüler olmuştur, ancak diğer ülkelerde de tercih edilen bir cep telefonu serisidir. Redmi serisi, cep telefonlarıyla birlikte, tabletler, kulaklıklar ve diğer cihazlar da üretir. Redmi serisi, Xiaomi'nin en popüler serilerinden biridir ve müşteriler tarafından düşük maliyetli olmasına rağmen yüksek kalite sunan bir seçenek olarak görülmektedir.
 

Redmi serisi, Xiaomi tarafından üretilen bir cep telefonu serisidir. Redmi serisi, farklı ülkelerde farklı modelleri ile piyasaya sürülmektedir, ancak genel olarak Redmi serisi aşağıdaki modelleri içerebilir:

  • Redmi Note: Redmi Note serisi, Xiaomi'nin en popüler serilerinden biridir ve genellikle orta seviye fiyat aralığında satılmaktadır. Redmi Note modelleri, genellikle işlemci, RAM ve depolama alanı gibi özellikler açısından orta seviye performans sunar.

  • Redmi 8: Redmi 8 serisi, daha düşük fiyat aralığında satılan bir Redmi cep telefonu modelidir. Redmi 8 modelleri, genellikle düşük maliyetli olmasına rağmen yüksek kalite sunar ve basit günlük işlevler için yeterli performans sunar.

  • Redmi K: Redmi K serisi, Xiaomi'nin çok popüler olan "K" serisi cep telefonlarından biridir. Redmi K modelleri, genellikle orta seviye fiyat aralığında satılmaktadır ve orta seviye performans sunar. Redmi K modelleri, ayrıca yüksek kaliteli kamera sistemlerine sahip olabilir.

  • Redmi 9: Redmi 9 serisi, düşük fiyat aralığında satılan bir Redmi cep telefonu modelidir. Redmi 9 modelleri, genellikle düşük maliyetli olmasına rağmen yüksek kalite sunar ve basit günlük işlevler için yeterli performans sunar.

  • Redmi 10X: Redmi 10X serisi, Redmi cep telefonu serisinin en yeni modellerinden biridir. Redmi 10X modelleri, genellikle orta seviye fiyat aralığında satılmaktadır ve orta seviye performans sunar. Redmi 10X modelleri, ayrıca yüksek kaliteli kamera sistemlerine ve 5G desteğine sahip olabilir.

  • Bu sadece bazı Redmi modelleridir ve her ülkede farklı modeller bulunabilir. Redmi serisi, sürekli olarak yeni modeller eklemekte ve mevcut modellerini güncellemektedir.

     

Devamını oku

Xiaomi ile ilgili bilgiler.

xiaomi cep telefonu modelleri bilgiler
Xiaomi, Çin merkezli bir teknoloji şirketidir. Özellikle cep telefonları, tabletler ve ev otomasyon cihazları üreten bir firmadır. Ayrıca, kulaklıklar, aksesuarlar, giyilebilir teknolojik cihazlar ve çeşitli elektronik cihazlar da üretmektedir. Xiaomi, 2010 yılında kurulmuş ve hızlı bir şekilde büyüyerek Çin'de ve diğer ülkelerde popüler bir marka haline gelmiştir. Xiaomi, ürünlerini genellikle düşük maliyetli olmasına rağmen yüksek kalite sunduğu için müşteriler tarafından sıklıkla tercih edilmektedir.

Xiaomi'nin kurucusu ve CEO'su Lei Jun'dur. Jun, 1984 yılında Çin'de doğmuş ve Kingsoft adlı bir yazılım şirketinde yöneticilik yapmıştır. 2010 yılında, Xiaomi'yi kurarak teknoloji sektörüne girdi. Şirket hızlı bir şekilde büyüyerek Çin'de ve diğer ülkelerde popüler bir marka haline geldi. Jun, Çin'de birçok teknoloji şirketi kurucusu gibi, serbest çalışma hayatına atılmış ve birçok başarılı projeye imza atmıştır.

Xiaomi, çeşitli teknolojik ürünler üretir. Özellikle, cep telefonları, tabletler ve ev otomasyon cihazları üreten bir firmadır. Ayrıca, kulaklıklar, aksesuarlar, giyilebilir teknolojik cihazlar ve çeşitli elektronik cihazlar da üretmektedir. Xiaomi, ayrıca smart TV'ler, saatler, ev asistanları ve diğer ev otomasyon ürünleri de üretebilir. Örnekler arasında, Xiaomi'nin ürettiği ürünler arasında Mi Band, Mi Smart Scale, Mi Smart Home Kit, Mi TV ve Mi Air Purifier gibi ürünler bulunmaktadır.
Devamını oku

Saatçi kime denir?

saatçi, saatci, saat ustası, saat tamiri, saat teknik servis
Saatçilik ülkemizde son yıllarda dallara ayrılmıştır. Mikromekanik saatlerden elektronik ve mekanik birleşimi saatlere, tamamen elektronik dijital saatlere geçiş akabinde akıllı saatler ile işlemci, ram, ekran gibi bileşenlere sahip bir nevi mini bilgisayar benzeri yazılım ve donanımın birleştiği saatler üretime başlayınca Saatçilik sektöründe de kategori üretmiştir. 
Eski jenerasyonlar mekanik ustaları, orta jenerasyonlar genel olarak Quartz Analog ve Dijital saat ustaları olmaktadır. 
Akıllı saat farklı bir cihaz olduğundan telefon tamircilerine geçmiştir bu alan. 
Saat bir bütün olarak farklı materyallerin birleşimi olduğundan saat tamiri de hepsi bir bütün olmaktan çıkarak. Bu üst kategorilerin yanı sıra makine ustaları, saat camı ustaları, saat kasa kaynak polisaj kaplama ustaları, saat kordonu kayışı üretim ustaları çıkarmıştır günümüze. Saatin makinesi ayrı bir ustalık gerektirirken, kasa, cam ve kordon tamamen farklı donanım ve farklı bir bilgi ile ustalık istemektedir. 
Bu başlıkları sıraladıktan sonra geçmiş yıllarda Saatçi saatiniz bozulduğunda tamirini yaptırdığınız, kayışını eskiyince değiştirdiğiniz, camı kırılınca yenisi takdırdığınız zamanın zanaatkarları idi. Saatler bu işleyişe uygun olarak üretildiğinden standart anonim kordonlar hemen hemen her saate uyan kayışlar, ölçüsüne göre camlar ile bu sorunlar çözülüyordu. Lakin günümüzde ise saat modelleri o kadar gelişti ki her bir markanın kendine has bir teması tasarımı oluyor. Bu modellerin kasaları, kordonları, camları, makineleri standart değil tamamen modele özel tasarımlar ile şekilleniyor. Hal böyle olunca standart bir cam montajı, standart bir kordon montajı, standart bir kurma kolu montajı yapılamıyor. Yedek parça konusu ise artık milyonlarca parça demek olduğundan stoklamak, ithal etmek ve hatta üreticisinin devamlı üretmesi de söz konusu olmadığından bir süre sonra sorun oluyor.. Bu durumdan dolayı camı bulunamayan bir saatin camını saat camı ustaları üretiyor, kordonu bulunamayan bir saatin kordonunu saat kordonu ustaları üretiyor, makine ile ilgili onarımı ise makine ustası çözüyor. 
Bu durumlardan dolayı artık SAATÇİ kimdir dediğimizde komple bir ustalık beklenmesi yanlıştır. Tüm bu işlemleri tek bir yerde geniş bir kadro ile çözebilen servisler olabilir. Saatçi dediğimizde geniş bir açıdan değil de halk arasında bilinen şekliyle tanımlamak istersek eski usül saatinizi tamir edebilen onaran ve saat satışı yapan esnaflardır ülkemizde. 
Değişen dünya da gitgide azalsa da sektörümüzde adını altın harfler ile yazdıran ustalarımız mevcuttur.
Tüm Ustalarımıza Saygı ile. 

BinBirSaat.
Devamını oku

Saat Kayışları, Kordonları, Bantları ile ilgili Temel Bilgiler

saat kordonu saat kayışı ile ilgili bilgiler
Hakiki Deri Saat Kayışları

Deri saat kayışı üretiminde bir çok hayvan derisi kullanılmaktadır. Dana, inek,koyun, keçi büyük ve küçükbaş hayvan derileri kullanılmaktadır. Bunların yanı sıra Egzotik saat kayışı üretimlerinde ise deve, bizon, buffalo, timsah (krokodil), lezar (kertenkele), yılan, devekuşu, vatos, köpek balığı (shark), hindi ve kaz derileri kullanılmaktadır. Deri seçimi sonrası tasarlanan model altmışın üzerinde işlemden geçerek kullanıma uygun duruma gelmektedir. Doğal kendi yapısı ile elde edilen derilerin yanı sıra baskı yapılarak da farklı desenli deriler elde edilir. Deri seçimi ciddi bir uzmanlık gerektirir ve üretimin ilk adımıdır. 
En iyi kalitede deri tabakanın dahi deforme olmuş kısmından deri kayış üretilir ise bu ürün sağlıklı olmayacaktır. Bu sebepten deri seçimi oldukça önemlidir ve üretim aşamasında uygunluk tespiti uzmanlık ister. 

TPU Plastik Saat Kayışları - Kordonları

Termoplastik Poliüretan reçineden üretilen saat kayışlarıdır. Sıcaklık değişimlerinde yumuşayan ve sertleşen yapısı olduğundan termo olarak tanımlanmıştır. Kaliteli kalıplanma özelliği, aşınmaya dayanıklı, esnek olması kayış üretiminde tercih edilmesine sebep olmuştur. Bir çok saat markası tarafından sportif modellerde kullanılmıştır. Sporla ve özellikle doğa sporları ile ilgilenen kullanıcılar tarafından da tercih edilmektedir. Poliüretan bakteri taşımaz, çürüme ve koku yapmaz, hijyeniktir, modern teknolojinin çevre dostu bir hammaddesidir. 

Silikon Saat Kayışları - Kordonları

Polimer silikon reçineden üretilen saat kayışlarıdır. Isıya dirençli, esnek, kaygan, cilde temasta rahatsız etmeyen, hijyenik, çevre dostu, dayanıklı olması sebebi ile saat üreticileri tarafından bir çok marka ve modelde kullanılmaktadır. Kullanıcılar son zamanlarda çokça tercih etmektedirler. 

Kauçuk Rubber Saat Kayışları - Kordonları

Poliüretan ve kauçuk karışımı reçine ile üretilen saat kayışlarıdır. Isıya ve aşınmaya karşı çok daha yüksek mukavemetlidir. Kaliteli Saat Markalarında kullanılmaktadır. Oto Lastiği Firmalarından geliştirilen bu karışım bir çok alanda kullanılmaya başlanmıştır. Son yıllarda saat sektöründe oldukça rağbet görmüş ve saatlerde kullanılmaya başlanmıştır. 

Suni Deri Saat Kayışları PVC - TPU - PU

Üç farklı reçine ile üretilmektedirler. PVC ve Poliüretan (PU) yanısıra Termoplastik Poliüretan TPU. Bu kategoride bulunan kayışların TPU ile üretilenleri dayanıklı, esnek ve çok zengin renk ve desen seçeneğine sahiptir. Diğer kayış kategorilerinden düşük fiyattadırlar. 

Tekstil Dokuma Saat Kayışları

Tekstil saat kayışları, perlon, koton, naylon vb ipliklerden dokunarak örülerek elde edilmektedir. Yıkanabilir, temizlenebilir özelliktedir. Genel olarak tek parça uzun olanları tercih edilmektedir. İki parça olanları da üretilmektedir. Saatler için farklı bir estetik görünüm oluşturmaktadır. 

 

Metal - Çelik Saat Kordonları

Genel olarak 202-304 ve 316 kodlu çelik saat kordonu üretiminde kullanılmaktadır. 316 ve 304 daha kaliteli ve daha yoğun paslanmaz çeliktir. 202 diğerlerine göre daha düşük kalitededir. Bükme ve dolgu çelik olarak ayrılmaktadır çelik saat kordonu modelleri. Bükme çelik plakadan bükülerek oluşturulan baklalarla üretilir. Dolgu çelik ise CNC makinalarda ve preslerde oluşturulan parçaların birleştirilmesi ile üretilen modellerdir. Ayrıca renklendirme aşaması sonrası farklı renklerde Ion plating (iyon kaplama), elektronik kaplama (IP) ile saat kordonları üretilmektedir. Bu tarz üretimler de kaplamalar kararma solma atma yapmamaktadır. 

Seramik Saat Kordonları - Bantları

Seramik parçalar tasarıma göre üretilip montajlanarak bir araya getirilip üretilen kordonlardır. Göz alıcı estetik yapıları vardır. Sert yapıya sahiptir, çizilmeye dayanıklı olmasına rağmen kırılgandır. Farklı renklerde üretilmektedir.

Devamını oku

DÜNYA SAAT ÜRETİCİLERİ LİSTESİ

saat markaları üreticiler dünya
A

B

C

D

E

F

G

H

I

J

K

  • Kienzle
  • Kudoke
  • Kurono Tokyo
  • Kikuchi Nakagawa

L

M

N

O

P

R

S

T

U

V

W

X

Y

Z

Devamını oku

EN İYİ SAAT ÜRETİCİLERİ, EN İYİ SAAT MAKİNELERİ

EN İYİ SAAT ÜRETİCİLERİ, EN İYİ SAAT MAKİNELERİ
EN İYİ SAAT ÜRETİCİLERİ

  • Rolex
  • Omega
  • Tag Heuer
  • Seiko
  • Breitling
  • Patek Philippe

BU MİKROMEKANİK ŞAHESERLERİN İŞLEYİŞİNE BİR BAKIŞ

Saat bir Saatçinin ellerinde hayat buluyor ve lüks saat endüstrisinin kalbi olan İsviçre'de, binlerce uzman saat ustası atölyelerinde bugün mevcut en iyi saat makinelerini yapmak için çalışıyor. Mekanik hareketi bu kadar özel kılan şeyin ne olduğunu anlamak, karmaşık bileşenlerin, hassas aletlerin, mühendislik ustalığının ve en önemlisi bir çift sağlam elin minyatür dünyasına dalmaktır.
Ayrıca bir kalibre olarak da bilinen İsviçre mekanik hareketi, bir Japon kuvars hareketinin yaptığı gibi çalışması için bir pil gerektirmez; bunun yerine bir hareket ana kaynağından enerji kullanır. Bir aktarıcı parça, saati beslemek için enerjiyi ana kaynağından bir dişli ünitesine aktarır. İki ana mekanik hareket tipi manuel ve otomatiktir. Adından da anlaşılacağı gibi, elle kalibre edilmiş saatlerin, bir kullanıcı tarafından kurma kolunu manuel olarak saat 12 yönünde çevirmesi gerekir, bu da iç ana enerji kaynağı zembereği sarmaktadır. Öte yandan, otomatik saatlerde ise rotor göbeği , kullanıcının bileğinin doğal aktivitesiyle zembereği sarmak için enerji toplar.

ROLEX 'İN SAAT MAKİNE DÜNYASINA KAZANDIRDIKLARI

Rolex, kalibratörlerini “Resmi Olarak Sertifikalı Üstün Kronometre” olarak nitelendirdi; bu, COSC tarafından sertifikalandırılmasının yanı sıra, kalibratörler için ayrıca bir dizi sıkı yerinde test uygulamasından geçti. Rolex saat makineleri, şu anda mevcut olan en güvenilir, kesin ve sağlam kalibratörlerden bazıları olarak ödüllendirildi ve Rolex'in lüks saatlerde bir numaralı marka olmasının büyük bir parçası. Rolex, 2015 yılında, her yerde bulunan İsviçre kolu kaçışını geliştirdi - sarmal bir zeminden gelen enerjiyi kontrol etmekten sorumlu bir kalibre içindeki bileşen olan ve bir saatin “tik  tak” sesinin kaynağını oluşturdu - ve kendi özel Chronergy kaçışını Caliber 3255'e tanıttı. Verimlilikte % 15 artış, dolayısıyla saatin güç rezervini iyileştirdi.  Aynı yıl Rolex, Üstün Sertifikalarını yeniden tanımladı ve kalibratörlerinin hassasiyetini günde + 2 / -2 saniyeye kadar garanti etti - resmi bir kronometre gereğini iki katına çıkardı.

OMEGA 'nın SAAT MAKİNE DÜNYASINA KAZANDIRDIKLARI


OMEGA 1903'te kurulduğunda, şirket aslında 1894'te icat edilen devrim niteliğinde bir mekanik saat makinesinden sonra başladı. Bu ismi alarak, şirket içinde makine üretiminin önemini gösterir ve sonuç olarak, OMEGA saat makineleri kararlı performanslarına büyük saygı duyulur. . Marka, Co-Axial mekanik makineleri gibi çığır açan teknolojiyi sunarak her zaman saat yapımının sınırlarını zorluyor. Bir kalibrede bulunan Co-Axial kaçış, mekanizma üzerinde daha az aşınma ve yıpranmaya dönüşen geleneksel hareketlerden daha az sürtünme ile çalışır. Basit bir ifadeyle, bu, saatin daha az servis gerektirdiği ve bu nedenle çok daha uzun sürdüğü anlamına gelir.


TAG HEUER 'in SAAT MAKİNE DÜNYASINA KAZANDIRDIKLARI

TAG Heuer, değer odaklı lüks kronograflar üretmesiyle ünlüdür ve 2013'te marka Caliber 1969'u piyasaya sürdü. Bu şirket içi TAG Heuer saat hareketi içinde salınan pinyon, ikinci el başlatılırken daha fazla hassasiyet için dikey bir kavrama ile değiştirildi. Zaman aralıklarını ölçerken doğruluğun arttırılmasını sağladı. TAG Heuer, 2015 yılında, yeni lüks fakat uygun fiyatlı Carrera Heuer 01 koleksiyonunda yüksek performanslı bir kronograf hareketi sunan yeni nesil bir makine olan Caliber Heuer 01 ile devam etti. Bu mekanik hareketler kanıtlanmış uzmanlık, usta beceri, yoğun iş gücü ve üretme konusunda sarsılmaz sabır ister ve buna göre, kuvars benzerlerinden çok daha değerlidir.

SEIKO 'nun SAAT MAKİNE DÜNYASINA KAZANDIRDIKLARI

Seiko’nun Spring Drive makinesi, geleneksel bir otomatik düzeneğe güvenmek yerine, el bileği hareketi ile mekanik enerji depolanıp elektromanyetik enerjiye çevriliyor. Birçok modern saat hareketi benzer işlevsellik sunarken, bu özel Seiko saat makinesi ilk tanıtıldığında büyük bir yenilikti. Bir rotor ana zembereği sarmaktadır ve elektromanyetik enerji, bir denge çarkı ve bir kuvars osilatörü bir araya gelerek optimum doğruluk sağlar. Çarpıcı bir bitiş, bu özellik dikkat edilmesi gereken güzel bir makine haline getirir. Seiko’nun Calibre 5R86 hareketi, tamamen mekanik hareketlerin yaydığı geleneksel tik tak sesini kaçırıyor, ancak Ananta Chronograph gibi teknolojiyi içeren saatler kullanmak bir zevk.


BREITLING 'in SAAT MAKİNE DÜNYASINA KAZANDIRDIKLARI

Breitling hala bazı saat modellerinde Lemania ve ETA / Valjoux kronograf makinerine güveniyor. Önde gelen saat markalarından esinlenmesinden sonra, şirket kendi makinelerini tasarlamaya ve kendi kronograf makinelerini geliştirmeye zorlandı. En önemli özellikler Breitling’in şok emici etkilerini artırmak için tasarlanmış çelik çarkı ve saatin hızına manuel olarak sıfırlanmasını tercih edilen bir hızda manuel olarak ayarlamanızı sağlayan indeks montajıdır. . Breitling’in B01 makinesi şirket içinde üretilir ve şirkete saatlerinin güvenilirliği ve kesinliği üzerinde tam kontrol sağlar.

PATEK PHILIPPE 'nin SAAT MAKİNE DÜNYASINA KAZANDIRDIKLARI

Patek Philippe’nin Grand Complications koleksiyonunda, tüm parçalar üzerinde muhteşem yüzeyler, güzel iki saniyelik kol yapısı ve kalıcı bir takvim özelliği bulunur. Bu çok arzu edilen Patek Philippe saat makinesi, şirket içinde geliştirilme özelliğini sunar. El yapımı ve diğer bazı üst saat makinelerine kıyasla nispeten küçük; 496 parçadan oluşan ürün sınırlı sayıda üretilmektedir ve sadece birkaç şanslı alıcıya sunulmaktadır.

 
Devamını oku

Saat Kordon, Kayış, ve Bantları Fiyat Farkları

Saat Kordonu, Kayışları, Bantları Arasında Fiyat Farklılıklarının Sebepleri.
Bu konuda çokça soru geldiğinden, Saatçilikle alakası olmayan kişilerin, Saatten bihaber hiç bir denetime tabi olmayan satış platformlarında bu alanda uzmanmış gibi ürün satış sayfaları hazırlayarak tüketicileri mağdur ettiklerinden ve akıllarını ürün konusunda bulandırdıklarından dolayı detaylı bir açıklama yapmak gereği hasıl oldu.

Öncelikle başka bir sektörden değiliz, Saatçi bir aile Firmasıyız, tüm mesleki belgelere sahibiz ve el yapımı saat kayışı üretmekteyiz, satışa sunduğumuz ürünlerin görselleri gönderilecek ürüne ait olup detaylı bir şekilde özellik ve ölçülerini yazmaktayız. Satışa sunduğumuz ürünler kalitesine göre olabilecek en uygun rakamlar ile fiyatlandırılmaktadır. 

Lakin internet ortamında satış reel satış ile tamamen farklı olduğundan görseller, açıklamalar yetmemekte gerektiğinde Müşterilerimizi arayarak bilgilendirmekteyiz. Çünkü görsel olarak aynı, açıklamalar ise sitemizden kopyalanarak yazılmakta, ürün başlığı ise tamamen aldatıcı bir şekilde yazılarak kalitesiz ürünleri düşük fiyata satmaktadırlar. Siz Tüketicilere bu şekilde sunulduğunda ise aynı ürün neden siz de pahalı şeklinde soru sormanıza sebep olmaktadır. Bu durum sektörümüzde uzman olmayan kişilerin günü kurtarmak için yaptıkları ticari ahlaka sığmayan kurnazlık işleyişidir.
Örneğin; Suni deri bir saat kordonuna "Deri Kordon" yazarak, plastik kanserojen bir saat kordonuna "Orjinal XXX Marka Silikon Saat Kordonu" yazarak, çelik olmayan bir saat kordonuna "Çelik Saat Kordonu" yazarak ve daha da ötesi orjinal ürün fotoğraflarını kullanıp orjinal olmayan ürün göndererek maalesef tüketicileri suistimal edip yanıltmaktadırlar.
Zor ve meşakkatli bir meslek Saatçilik. Saat Markalarında genel olarak her birinde ortalama 500 model bulunmaktadır. Bin civarı marka olduğundan 500 bin model gibi anormal bir rakam çıkmaktadır ortaya ki bazı modellerin mesela Casio 5000 civarı modeli vardır. Artı buna geçmiş yıl üretimleri de eklendiğinde çok daha yüksek rakamlarla karşı karşıyayız. Bu kadar modeli ise bilmek imkansızdır. Lakin çok satılan trend saat marka ve modelleri ile genel talep oluşmaktadır. Adet olarak çok satılan modeller ise bir çok marka tarafından farklı varyasyonlar ile üretilmektedir. Bunlara replikalar ve Oem Markalar da eklenmektedir. Aynı model kordon farklı markalarda saatlere takılabilmektedir. Lakin bazı modeller de ölçü farkları olduğundan aynı gibi gözükse de takılamamaktadır.

Saat parça ve aksesuarları arasında en çok talep gören saat kordonları, kayışları, bantları arasındaki birbirinin görüntü olarak aynı olmasına rağmen fiyatlarının ayrı olmasının sebeplerini sırası açıklayalım.
Öncelikle üretim aşaması, kalite, sonrasında ise marka değeri,sunum, pazarlama ve tüketici talebi fiyatları belirlemektedir. 
Üretim aşaması kullanılan materyaller ve kalite bu konunun birinci basamağıdır. Bu aşama ise Saat Markalarının hitap ettiği kitleye göre değişiklik gösterir. Üst gelir grubu, orta gelir grubu ve alt gelir grubuna göre üretilen saatlerin kaliteleri de çok farklılık gösterir. Üst gelir grubuna hitap eden saat markalarında fiyatı maliyetten daha çok marka değeri belirler ki marka değeri de tüketici grubunun talepleri ile ederine oturur. Maliyeti 500 USD olan bir saatin marka değeri yüksek ise 10.000 dolar gibi bir rakama satılabilir ki satılmaktadır da. Bu fiyatları talepler oluşturmaktadır ve talepleri oluşturan ciddi bir pazarlama zekasıdır. Genel olarak statü markalarıdır ve tüketicinin üst gelir grubunda olduğunu temsil etme açısından en iyi göstergelerden biridir saatler. Bu gruba hitap eden saatlerin ise genel olarak tüm dünya da replikaları da üretilip satılmaktadır. Ciddi bir sektördür ve oldukça da karmaşıktır. Kabul görmese de illegal olsa da bu alan diğer sektörlerde işlediği gibi saat sektöründe de işlemektedir. Replika dışında ise legal kopyalama ile orta ve alt gelir grubuna hitap eden markalar da üst gelir grubuna hitap eden bu modelleri görüntü olarak birebir üretmekte ya da ufak değişiklikler ile üretip kendi kitlelerine sunmaktadırlar. Üstten alta doğru bir etkileşim olmaktadır. Orta sınıfın da ürettikleri modellerde talep görenlerin yine replikaları ve alt gelir grubuna hitap eden markalarda emsalleri üretilmektedir. Hal böyle olunca aynı modele ait orjinal kordon ve muadil kordonlar üretilmektedir. Bu durumda da üretim aşamasında kaliteyi hangi gruba hitap edileceği belirlemektedir.
Bu konuda bir diğer etken ise Saat Markaları, Moda Saat Markaları ve Oem  Saat Markalarıdır. Saat Markaları sektörün gerçek değerleridir. Köklü Saat Markalarının bir karakteri, çizgisi ve teması vardır.
Bu karakter, çizgi ve temaya göre tasarım yapılarak üretilirler. Çok büyük değişiklik, farklılıklar genel olarak modellerinde olmaz. Aynı çizgide yenilikler, güncellemeler ile devam ederler. Saat satın alırken köklü Saat Markalarını almanızı tavsiye ederiz.  Saat Markaları satış sonrası yedek parça ve aksesuarlarında devamlı üretim yaptıklarından genel olarak iyi durumdadırlar. Satış sonrasını da düşünerek üretim yapmaktadırlar ve belli bir süre yedek parçaları üretmektedirler. Moda markaları ve Oem Markalar ise tamamen ticari mantalite ile üretildiklerinden satış sonrası yedek parça ve servis hizmeti konusunda ciddi eksiklik içindedirler. Satış odaklı modeller tasarlanmakta ve moda dünyasında hızla değişen çizgileri ve renkleri saatlere uyarlamaktadırlar. Bu sebepten modeller uzun süreli değil kısa süreli üretilip devamlı değişmekte olduğundan saatler üretilmekte lakin yedek parça ve aksesuarları kısa bir süre sonra tükenmekte ve üretilmemektedir. Oem Markalar ise legal kopyalama ürünleridir. Üst ve orta grubun talep gören modellerini kendi markaları adı altında üretip satmaktadırlar ve yedek parça aksesuar konusunda tamamen eksiklik içinde olmaktadır genel olarak.
Bu arz talep dengeleri, ticari stratejilerin sonucu çokça satılmış talep görmüş modellerin muadil yedek parça ve aksesuarları üretilmektedir. Eksik kalınan bu alanda markaların eksiklikleri, yahut satış sonrası yedek parçaların ciddi fiyatlar ile rakamlanması sonucu muadiller üretilmektedir. Orjinal ile muadil arasında kimi modeller de logo ve marka dışında kalite olarak hiç bir fark yoktur. Lakin kimi modeller de ise çok ciddi farklar vardır. Bu bölümde ürünün maliyetini hammaddesinden daha ziyade kalıplama maliyetleri oluşturmaktadır. Çok satan bir ürünün muadil yedek parçasında birden çok üreticisi ve çok farklı kaliteleri olmaktadır. Bu durumda fiyat farkları ciddi boyutlara çıkmaktadır. Kalıp maliyeti çok adede yayılınca fiyatı küçültmekte az adede yayılınca ürünün fiyatını yükseltmektedir. Ayrıca farklı kaliteler de üretim yapılıp her gruba hitap edilmektedir.
Bu durumun ise ticari suistimalleri çok olmaktadır. Tüketicinin bunu anlaması bazı modeller de oldukça zordur. Bazı modeller de canlı satışta anlaşılacak şekildedir yani elinize alıp incelemeden fotoğrafla anlamanız mümkün değildir. Kalitesi düşük lakin görüntüsü aynı bir saat kordonunu herhangi bir e-ticaret ortamından alabilirsiniz. Fotoğraf ve açıklama ile bunu anlamanız olası değildir. Bazı modellerde ancak kullanarak kısa sürede kullanılamaz duruma geldiğinde anlayabilirsiniz ki bu durumda ise yapacak bir şeyiniz olmamaktadır. Üretim dışında sunum ve pazarlama da fiyat farkları maalesef doğru dürüst açıklama olmadığından, art niyet olduğundan, tamamen satış odaklı mantalite sebebi ile ortaya çıkmaktadır.

Bu konuya örnek olarak alttaki fotoğrafı görebilirsiniz.




Fotoğrafta Samsung Saat Modeline ait 2 adet Muadil Saat Kordonunu görmektesiniz. Fotoğrafta görüldüğü gibi ikisi arasında görüntü olarak fark bulunmamaktadır. Örnek olarak sunduğumuz bu model de bir kaç misli fiyat farkı bulunmaktadır. Bu ürünün biri kalite açısından çok düşük kanserojen madde içeren, dayanıklılığı olmayan ve bir çok Ülkeye girişi dahi yasak olan modeldir. Diğeri kaliteli, dayanıklı, sağlığa zararı olmayan muadil modeldir. Lakin art niyet ve suistimal işin içine girince çok farklı sunularak Tüketici yanıltılıp aldatılıp mağdur edilerek kazanç elde edilmektedir. İyi kalite bir kordonla kıyaslama imkanı da yok ise Tüketici kaliteli ürün satan firmayı da ilk anlarda suçlamaktadır. Lakin bir zaman sonra "ucuz etin yahnisi yenmez" Atasözümüz bir kez daha geçerliliğini ispat ederek Tüketici aldatıldığını anlamaktadır. Bu zaman zarfı ise mağduriyetinin telafi edilmesi imkanını da geçmiştir. Maalesef örnekte görüldüğü gibi e-ticarette bu durumu ifade etmek, anlatabilmek çok zor olmaktadır. Reel satışta en azından kıyas edebilme, canlı inceleyebilme fırsatınız vardır. E-ticaret şekli satın alma durumunda tamamen güvenilir bir firmadan satın almak en doğru çözümdür. Alışveriş platformları maalesef bu konuda ciddi tüketici suistimal alanları olup bu düşüncede ticaret yapma eğiliminde olan şahıslara olanak sunmaktadır. Her ne kadar Tüketiciyi koruma adı altında kurallar ve rahat iade süreçleri olsa da iade sürecinde farkına varamayacağınız ve sonrasında iade hakkınızı kaybedeceğiniz ürünler ile mağduriyet merkezleri haline gelmişlerdir.


Firma olarak Türkiye'de ilk saat sitesini 1998 yılında açtık. İnternet ortamında ilk saat satışını, ilk yedek parça ve aksesuar satışlarını gerçekleştirdik. Saatçi bir aileyiz. 2010 yılında reelden tamamen e-ticarete geçtik. Saatçiliği 1967 den bugüne Baba mesleği olarak sürdürmekteyiz. Başka sektörden bu sektöre girmiş, hayatında bir saatin pimini dahi takmamış, saatin ayarlanmasından dahi bihaber kişilerin mikromekanik alanında uzmanmış gibi tüketicileri suistimal ederek faaliyet etmeleri maalesef bir çok sektörde olduğu gibi sektörümüzün kanayan yarasıdır. Nalburun duvar saati sattığı, Afrika'dan zor durumda insanların memleketimize gelip saat satmaya başladığı, kuyumcunun, kırtasiyenin saat pili taktığı, gözlükçülerin saat satmaya girdikleri,  hediyelik eşya dükkanlarının yüzlerce Çin malı kansorejen, atık maddelerden üretilen çocuk saatlerini sattığı ülkemizde bilmeyenlerin içinde bilerek işimizi yapmaya çalışıyoruz. Bütün mesleki belgelere sahip olarak, hiç bir mesleki belgeye sahip olmayanların içinde tüketiciyi uyarmaya çalışıyoruz. Yüzlerce Saatçi dükkanının bir bir kapandığı, meslekte yetişen eleman olmadığı ve kaybolan meslekler arasına giden bu yolda var olmaya çalışıyoruz. Siz Değerli Müşterilerimizi bu konuda mağdur olmamanıza faydamız dokundu ise ne mutlu bizlere. Okuduğunuz için teşekkür ederiz.

Saygılarımızla.
BinBirSaat.
Devamını oku

Swatch Saatlerin Kordon Ölçüleri

Swatch Saatlerin Kordon Montajı Nasıl Yapılır?

Kordon seçiminde montaj genişliği önemlidir. Ayrıca modellerin kasa girişi düz ve kavisli olanları bulunmaktadır. Kavisli modellerinde içe yahut dışa olan modelleri bulunmaktadır. Saatinizin modeline göre montaj genişliğini ve düz yahut kavisli mi olduğunu tespit ederek doğru kordon siparişi verebilirsiniz. Siparişinizde not kısmına saatinizin modelini yazmanızı da rica ederiz. Yanlış bir seçim ise gönderi yapılmadan doğru kordonu tespit etmek için oldukça önemli olmaktadır. 
      

      

      

 
Devamını oku

Dünya Saatleri, Yerel Saat, Zaman Kavramı, Zamanı Saatlere Bölme, Yerel Saat, Dünya Saati

dünya saatleri zaman farkları yerel saat
Dünya Saatleri (Word Time)


GMT (Greenwich Mean Time), başlangıç meridyeni üzerinde ortalama güneş zamanı. GMT, Greenwich Ortalama Zamanı anlamına gelir. GMT, Britanya Adaları'nın standart zaman dilimidir. Adını Londra'nın güneydoğusundaki Greenwich banliyösünden alır. Burada bulunan rasathanenin üzerinde bulunduğu kabul edilen meridyen, başlangıç meridyeni (0°) kabul edilir.
Atomik olarak hesaplanan ve GMT'den daha hassas olan UTC kullanılmaya başlanmadan önce dünyadaki saat ayarlamaları Greenwich'ten geçen meridyene göre yapılmaktaydı. Her boylam derecesi arası 4 dakikadır. Bu nedenle 15 derecelik her meridyen dilimi bir saate eşittir. Böylece 12 saat doğuda, 12 saat batıda olmak üzere, yeryüzü 24 saat dilimine bölünmüştür. Greenwich meridyeninden doğuya doğru gidildikçe saatler ileri (+), batıya doğru gidildikçe geri (-) gider.
Osmanlı Devleti 'nde saatleri, Ayasofya'nın kubbesinden geçtiği varsayılan ve Arz-ı Halife veya Arz-ı İstanbul olarak adlandırdıkları meridyene göre ayar ederlerdi. 1925'te 697 sayılı Günün Yirmi Dört Saate Taksimine Dair Kanun ile birlikte, saat diliminde de uluslararası bir standart haline gelmiş olan GMT sistemi kabul edilmiştir.
 
 
Zaman yada saat dilimleri her biri 15 derecelik, ilki Greenwich, İngiltere'den başlayan, ve dünya üzerindeki insanların, o anda saatin bulundukları bölgede ve dünyanın başka bir bölgesinde kaç olduğunu öğrenmelerine yardım etmek için oluşturulan coğrafi yer küre dilimleridir. Dünya 15 derecelik aralıklarla 24 saat dilimine ayrılmıştır. Her saat diliminin ortasından geçen meridyen o saat dilimini kullanan ülkelerin ortak saat ayar meridyenidir. Türkiye 2. Ve 3. Saat dilimlerinde yer alır...
 
Bir ülkede birden çok saat dilimi kullanılması için, ülkenin doğu - batı doğrultusunda en az 2 saat dilimini kapsayacak kadar geniş olması gerekir.

Meridyen farkı hesaplanır.
Meridyenler başlangıç boylamına göre aynı yönde ise çıkarma, farklı yönde ise toplama işlemi yapılarak meridyen farkı bulunur.
Zaman farkı hesaplanır.
Birbirini izleyen iki meridyen arasındaki zaman farkı 4 dakikadır. Meridyen farkı ile 4 dakika çarpılarak zaman farkı bulunur.

Zaman farkı soruda verilen yerel saate eklenir veya çıkartılır.
Doğuda olan bir yerin yerel saati ileridir. Bu nedenle soruda verilen yerin yerel saati ileri ise zaman farkı çıkarılır, yerel saati geri ise zaman farkı eklenir.

20. Doğu meridyeni üzerindeki A noktasında yerel saat 21.00 iken, B noktasının yerel saati kaçtır? Çözüm :Meridyenler başlangıç boylamına göre aynı yönde oldukları için çıkarma işlemi yapılır. Meridyen farkı = 40 - 20 = 20 meridyen, zaman farkı = 4 * 20 = 80 dakika ise 80 / 60 = 1 saat 20 dakika B noktası A noktasına göre daha doğuda olduğu için yerel saati ileridir. B'nin yerel saati = 21.00 + 01.20 = 22.20 dir
 
Türkiye’nin evrensel zaman dilimi buna göre +02 ve (+03)’dür. Parantez içindeki saat dilimleri yaz saati, diğerleri ise kış saati zaman dilimini belirtir.
Not: Topraklarının genişliği açısından 15 meridyen arasını geçen ülkelerde çift saat uygulaması düzenlendiğinden aşağıdaki haritada aynı ülke için 2 zaman dilimi görebilirsiniz.
+02’nin anlamı İngiltere’de saat 10 iken, Türkiye’de saatin 12 olduğudur. Aşağıdaki farkları dikkate alarak herhangi bir ülkede saatin kaç olduğunu kendi ülkenizin saatine göre hesaplayabilirsiniz.
Örneğin şuan Türkiye’de saat 02:30 ise ABD ve Kanada’nın pasifik saat (-08) dilimine göre saat 16:30’dur.
 
İki ülke arasındaki meridyen (boylam) farkını biliyorsanız, saat farkını kendiniz hesaplayabilirsiniz:
1 meridyen= 4 dk  
15 meridyen = 60 dk (1 saat)
Not: Meridyenler dünyayı diklemesine 360 eşit parçaya bölerler, 180 doğu, 180 batı meridyeni vardır. Farklı yarımkürelerde zaman dilimi farkını bulmak için meridyenler toplanmalıdır, aynı yarımkürede bulunan ülkelerdeki zaman farkını bulmak için meridyen sayısı birbirinden çıkarılır.
Örnek:
15° Doğu Meridyeni ile 45° doğu meridyeni arasındaki saat farkını bulmak için: 45-15= 30° yani 2 saat zaman farkı vardır.
30° Batı Meridyeni ile 15° doğu meridyeni arasındaki saat farkı ise (30+15=45°)  3 saattir.
 
Özel Görelilik Kuramı
Özel Görelilik Kuramı ya da İzafiyet teorisi, Albert Einstein tarafından 1905'te Annalen der Physik dergisinde, "Hareketli cisimlerin elektrodinamiği üzerine" adlı 2. makalesinde açıklanan ve ardından 5. makalesi "Bir cismin atıllığı enerji içeriği ile bağlantılı olabilir mi?" başlıklı makaleyle pekiştirilen fizik kuramıdır. Kurama göre, bütün var­lıklar ve varlığın fizikî olayları izafidir. Zaman, mekan, hareket, birbirlerinden bağımsız değildirler. Aksine bunların hepsi birbirine bağlı izafî olaylardır. Cisim zamanla, zaman cisimle, mekan hare­ketle, hareket mekanla ve dolayısıyla hepsi birbiriyle bağımlıdır. Bunlardan hiçbiri müstakil değildir, Kendisi bu konuda şöyle demektedir:
  « Zaman ancak hareketle, cisim hareketle, hareket cisimle vardır. O halde; cisim, hareket ve zamandan birinin diğerine bir önceliği yoktur. Galileo'nin Görelilik Prensibi, zamanla değişmeyen hareketin göreceli olduğunu; mutlak ve tam olarak tanımlanmış bir hareketsiz halinin olamayacağını önermekteydi. Galileo'nin ortaya attığı fikre göre; dış gözlemci tarafından hareket ettiği söylenen bir gemi üzerindeki bir kimse geminin hareketsiz olduğunu söyleyebilir. »
   

E=mc²
Einstein'ın teorisi, Galileo'nin Görelilik Prensibi ile doğrusal ve değişmeyen hareketinin durumu ne olursa olsun tüm gözlemcilerin ışığın hızını her zaman aynı büyüklükte ölçeceği önermesini birleştirir.
Bu teorem sezgisel olarak algılanamayacak, ancak deneysel olarak kanıtlanmış birçok ilginç sonuca varmamızı sağlar. Özel görelilik teoremi, uzaklığın ve zamanın gözlemciye bağlı olarak değişebileceğini ifade ederek Newton'ın mutlak uzay zaman kavramını anlamsızlaştırır. Uzay ve zaman gözlemciye bağlı olarak farklı algılanabilir. Bu teorem, madde ile enerjinin ünlü E=mc² formülü ile birbirine bağlı olduğunu da gösterir (c ışık hızıdır). Özel görelilik teoremi, tüm hızların ışık hızına oranla çok küçük olduğu uygulama alanlarında Newton mekaniği ile aynı sonuçları verir.
Teoremin özel ifadesiyle anılmasının nedeni, görelilik ilkesinin yalnızca eylemsiz gözlem çerçevesine uygulanış şekli olmasından kaynaklanır. Einstein tüm gözlem çerçevelerine uygulanan ve yerçekimi kuvvetinin etkisinin de hesaba katıldığı Genel Görelilik Teoremini geliştirmiştir. Özel Görelilik yerçekimi kuvvetini hesaba katmaz ancak ivmeli gözlemcilerin durumunu da inceler.
Özel Görelilik, günlük yaşamımızda mutlak olarak algıladığımız, zaman gibi kavramların göreli olduğunu söylemesinin yanı sıra, sezgisel olarak göreceli olduğunu düşündüğümüz kavramların ise mutlak olduğunu ifade eder. Birbirlerine göre hareketi nasıl olursa olsun tüm gözlemciler için ışığın hızının aynı olduğunu söyler. Özel Görelilik, c katsayısının sadece belli bir doğa olayının -ışık- hızı olmasının çok ötesinde, uzay ile zamanın birbiriyle ilişkisinin temel özelliği olduğunu ortaya çıkarmıştır. Özel Görelilik ayrıca hiçbir maddenin ışığın hızına ulaşacak şekilde hızlandırılamayacağını söyler.
 
Einstein
Hiç şüphesiz ki Albert Einstein'ın (1879-1955) birçok düşünce deneyi bunlar arasında en seçkinleri. Einstein'ın özel görelilik teorisinin temel iki varsayımından biri ışığın hızının bütün ivmesiz gözlemcilere göre aynı olmasıdır. Bunun ilginç sonuçlarından birini Einstein'ın tren düşünce deneyi açıklar.
Çok hızlı bir trenin tam orta noktasında oturan bir yolcu ile trenin geçişini dışarıdan izleyen bir biletçi var. Biletçi trene bakarken iki yıldırım düşüyor. Yıldırımlar trenin en önünde ve en arkasında iz bırakmakla kalmıyor, trenin dışında yerde de iz bırakıyorlar. Dışarıdaki biletçiye lokomotifin en önüne yıldırım düşmesinin ışığı ve trenin en arkasına yıldırım düşmesinin ışığı aynı anda ulaşıyor. Dolayısıyla biletçi iki olayın aynı anda olduğunu söylüyor. Ayrıca biletçi ölçüm yaparak durduğu yerin yerdeki yanık izlerinin tam ortasında olduğunu tespit ediyor. Bu sayede yıldırımların aynı anda düştüğünden iyice emin oluyor.
Şimdi de olayı trenin ortasında oturan yolcu açısından ele alalım. Yolcu trende lokomotifin önüne düşen yıldırımın ışığı yönünde hareket etmekte ve arkaya düşen yıldırımın ışığından ters yöne doğru hareket ettiği için yolcu lokomotife düşen yıldırımın ışığını arkaya düşeninkinden daha önce görür. Kendisi trenin orta noktasında oturduğu içinde öne düşen yıldırımın arkaya düşenden daha önce olduğuna karar verir. 
Hangisi doğru? Biletçinin dediği gibi yıldırımlar aynı anda mı düştüler? Yoksa yolcunun dediği gibi lokomotife düşen yıldırım daha önce mi düştü? Gerçekte ikisi de haklı. Farklı gözlemcilere göre olayların sırası farklı görünebilir. Bu görelilik kuramının garip gelen sonuçlarından biridir. Einstein'ın söylediği eşzamanlılığın mutlak olmadığıdır. 
Burada atladığımız Newton'un kovasından Maxwell'in cinine, EPR paradoksundan Schrödinger'in kedisine kadar fizikte daha birçok düşünce deneyi var. Düşünce deneylerinden elde edilen sonuçların matematiksel kanıtların yerine geçtiğini düşünmek yanlış olur. Genelde açıklayıcı veya sorgulayıcı bir görev üstleniyorlar. Ancak düşünce deneyleri fizikle sınırlı değil elbette. Özellikle felsefede birçok düşünce deneyi kullanılıyor. 
Devamını oku

Saat Kordonu Nasıl Ölçülür

Saat Kordonu Ölçüleri ile İlgili Bilgi

 

Saat Kordonu Ölçüleri Nasıl Tespit Edilir?

Öncelikle Siz Müşterilerimizden ricamız lütfen emin olmadığınız bir ürünü denemek maksatlı sipariş geçmeyiniz. 
Uzak mesafe satış olduğundan iade yahut değişim süreçleri oldukça meşakkatli olmaktadır. Çözüm üretmek için gayretlerimiz maalesef daha olumsuz sorunlara neden olmaktadır. Genel olarak saat kordonu satışımız olmaktadır. Saat kordonlarının kasa girişleri saatlerin modellerine göre değişmektedir. Kasa girişleri genişlikleri standart modellerde dahi 10-12 mm den 38-40 mm lere kadar değişmektedir. Göz kararı bu kordon saatime olur diyerek sipariş geçmeniz durumunda bu hatalı bir alışveriş olacaktır. 20mm kasa genişliği olan bir saate 22-24 mm bir kordon olmayacaktır 16-18mm bir kordon da dar kalacaktır yine olmayacaktır. Standart kordonlar dışında saate özgü kasa ile bütünleşik model kordonlar son zamanların çok satılanlarıdır. Bu modeller de ise farklı bir markanın saat kordonunu alarak denemek çözüm değildir. Genel olarak sitemizde hangi kordonun hangi marka ve saat modellerine uyumlu olduğunu yazmaktayız. Birden fazla fotoğraf ile bunu ürün sayfalarında sergilemekteyiz. Bu modellerin de bir kısmında farklı ölçüler olabilmektedir. Aynı marka ve modelin farklı ölçüleri olabilmektedir. Örneğin 24mm 26mm gibi. Bu modellerde ise kordonun kasa girişleri sıkıştırma vs. ile oturmamakta kimi modellerde pim kimi modellerde isa vidalama ile montaj olduğundan pim yerleri yahut vida delikleri denk gelmemektedir. Kasa girişi dışında saatinize has klips, kilit ölçüleri de önemlidir. Kasa girişi ile klips girişi de doğru olmalıdır ki iki tarafa doğru takılabilmelidir kordon. Bu konuda maalesef ürün sayfalarımızda detaylı bir şekilde ölçüler, marka, model ve özelliklerini belirtmemize rağmen deneme maksatlı sipariş oluyor ve bu durum ise çözüm yerine ciddi sorun oluşturmaktadır. Her iki tarafında hem zaman kaybı olduğu gibi maddi kayıplara da neden oluyor. Bu konuda Firma olarak çözüm üretmeye ne kadar gayret etsekte önüne geçemiyoruz. Siz değerli Müşterilerimizin bu konuda yardımcı olmalarını önemle rica ediyoruz. Emin olmadığınız ürünler ile ilgili info@binbirsaat.com dan bize ulaşabilir, saatinizin markasını, model numarasını ve resmini atarak emin değilseniz doğru kordonu tespit ederek doğru alışveriş yapmanızı sağlamamıza yardımcı olabilirsiniz. 

İade ve değişim durumlarında kargo ücretlerini toplamda ciddi bir maliyet oluşturduğundan talep etmekteyiz. Hatalı bir sipariş geçti iseniz lütfen bu konuda anlayışınızı bekleriz. Bu durumda bize info@binbirsaat.com dan ulaşabilirsiniz. 

Saygılarımızla.

Saatinizin kordon ölçüleri alttaki resimlerde görüldüğü gibi ölçülmektedir. Kordonlar anonim ve saate özel olarak tasarlanmış olarak ikiye ayrılır. Anonim Kordonlar genel olarak düz pimli olur. Saat kasa ayakları düz pimli kordon için uygundur. Anonim kordon özellikli saatlerde kordon ölçüsü uymasının yanısıra kordon kalınlığı önemlidir. Spor ve iri model bir saate ince klasik bir deri kayış uygun durmayacağı gibi aksi durumda da klasik bir saate kalın bir kordon hoş olmaz. Ayrıca pim delikleri, kalın kordona uymayan kasa tipine dikkat etmeniz gerekir. Anonim kordonlarda istediğiniz gibi renk ve desen seçimi olabilir. İstediğiniz anonim model saat kordonu ile değişim yapabilirsiniz. Saate özel tasarlanmış kordonlarda ise farklı bir kordon uymayacaktır. Ya orjinali olmak zorunda yahut uyumlu kordon bulunması gerekir. Seçenek bulunmamaktadır, tek model ve bir kaç renk olur genelde.Saatiniz için kordon seçiminden önce mutlaka ölçülerini bilerek uygun kordonu seçmelisiniz. Orjinal ve 1. Kalite Uyumlu kordonlar arasında sadece logo marka olmamasıdır fark. Hatta orjinalinden çok daha kaliteli uyumlu kordonlar üretilebilmektedir.
Aradaki fark fiyat açısından da oldukça açıktır. Orjinal kordon yerine kaliteli uyumlu bir kordonu çok daha düşük fiyata temin edebilirsiniz. Lakin her saatin uyumlu kordonu bulunmamaktadır. 

Saatinizin kasa girişi kordon montaj genişliği alttaki fotoğraflarda görüldüğü gibi ölçülmektedir. Genel olarak "mm" olarak verilmektedir. Eğer saatinizin toka, klips, kilit kısmını da yeni kordona aktaracaksanız bu parçanında montaj genişliğini ölçmelisiniz. İki tarafında ölçülerine uygun olmalı saat kordonu ki takılabilsin. 
Standart saat kordonlarının dışında markaların modelleri son zamanların trendi kasa ve kordon bütünleşik tasarımlardır. Bu modellerde sadece saatin kendisine uyumlu saat kordonu takılabilmektedir. Farklı bir model saat kordonu takılamamaktadır. Bu tarz saat kordonlarında ise aynı model ama farklı marka saatler olmaktadır. Markalar bu modelleri ufak tefek farklılıklar ile üretmektedir. Bu durumda ise kasa girişlerinde ölçü farkları olabilmekte bir markanın saatine uyan kordon diğer emsal bir markanın modelinde uymamaktadır. Bu modellerde de ölçüleri dikkate alarak sipariş geçmelisiniz. 1mm fark dahi saatin kordonunun montajına engel olabilmektedir. Bu tip modellerde genel olarak kasaya tam oturan kavisli dolgulu saat kordonları kullanılmaktadır. Kavisin eğimi dahi aynı olmalıdır. Kordon içi pim deliklerininde yuvalarına denk gelmesi gerekir. En çok sorun yaşanan modeller genelde bu tasarımlardır. Bütün ölçüler tutsa dahi pim deliklerinin biraz aşağı ya da yukarı da kalması pimlerin yuvaya oturmamasına sebeptir. Bu sebepten bu tür modellerde denemeden uyumlu bir kordonu tespit etmek çok zordur. Tespit edebildiğimiz modelleri ürün sayfalarına eklemekteyiz. 
Saat kordonu montajı da bazı modeller de oldukça zordur. Saati ve kordonu deforme etmeden takılmalıdır. Aksi halde saate ve kordona zarar verebilirsiniz. Bu konuda Saatçi meslektaşlarımıza kordonu montaj ettirmeniz gerekir. Günümüzde Saat Ustaları kolay yetişmediğinden iyi bir Saatçi seçmenizi tavsiye ederiz. Aksi halde doğru kordon dahi olsa uygun olmadığını belirterek doğru satın aldığınız ürünün iadesine sebep olabilir yahut saatinize zarar verebilir. Bu konuda maalesef oldukça fazla tecrübemiz oldu yanlış denilen bir çok kordonu Müşterimizden saat ile göndermelerini talebimiz sonrası saate montajı yapılarak tekrar geri gönderildi. 
Saat kordonlarının uzunlukları da genel olarak standart ölçülerdedir. Bileği kalın bir kullanıcı için ise standart üstü bir kordon seçmesi gerektiğini önemle hatırlatırız. 
Bir diğer önemli unsur ise alerjik reaksiyon durumudur. Bazı kullanıcıların metale, silikona, altına vs. alerjisi var ise bileğinde ciddi kızarıklık ve tahriş yapacak olan alerjisi olan cinsten kordon sipariş etmemelidir. 
Saatiniz gündelik kullanım ise uzun süre aynı kordonu çelik ve silikon değil ise kullanmamanızı da tavsiye ederiz. Çelik ve silikon kordon kullananlarında saatlerinin bu kısımlarını sıklıkla temizlemelerini tavsiye ederiz. Deri ve tekstil tipi kordonlarda ise devamlı kullanıyor iseniz senede bir değiştirmeniz genel olarak önerimizdir. Çünkü her gün defalarca ellerimizi yıkamamıza rağmen devamlı bileğinizde olan saatin bu temizliği olmamakta ve ciddi bir bakteri yuvasına dönüşmektedir. Eskimesini beklemeden sağlığınız için yenilemenizi tavsiye ederiz. 

Saat Kordonu Nasıl Ölçülür, Saat Kayışı Ölçüleri Saat Kordonu Nasıl Ölçülür, Saat Kayışı Ölçüleri Saat Kordonu Nasıl Ölçülür, Saat Kayışı Ölçüleri Saat Kordonu Nasıl Ölçülür, Saat Kayışı Ölçüleri Saat Kordonu Nasıl Ölçülür, Saat Kayışı Ölçüleri Saat Kordonu Nasıl Ölçülür, Saat Kayışı Ölçüleri
Devamını oku

Saat Sektör Profili. Sevim Zeyrek. (Yararlı Bir Kaynak)

saat sektörü
İSTANBUL TİCARET ODASI
Etüt ve Araştırma Şubesi
SAAT SEKTÖR
PROFİLİ
Hazırlayan
SEVİM ZİREK
Ağustos 2004 SAAT SEKTÖR PROFİLİ
İÇİNDEKİLER
I. SAAT TANIMI VE KAPSAMI
I.1. Genel...................................................................................... 1
I.2. Bulunuşu ve ilk kez kullanılışı............................................. 1
I.3. Saat Tanımı ve Çeşitleri
I.3.1. Saat Tanımı.................................................................. 1
I.3.2. Zaman Bölgeleri.......................................................... 2
I.3.3 Dünden Bugüne Kullanılan Saatler........................... 3
II. DÜNYA SAAT PİYASASI

II.1. Dünya Saat Pazarı.................................................................... 5
II.1.1. Saatin Kalbi İsviçre..................................................... 5
II.2. Dünya Saat Tüketimi................................................................ 6
III. TÜRKİYE SAAT PAZARI

III.1. Tarihçesi.................................................................................... 7
III.2. Türkiye’deki Saat Ticareti........................................................ 7
III.3. Türkiye’deki Saat İthalat ve İhracatı..................................... 10
III.3.1. Dış Ticaret İçin Tanım................................................. 10
III.3.2. Mevzuat........................................................................ 10
III.3.3. Rakamlarla Dış Ticaret............................................... 11
IV. DEĞERLENDİRME, SONUÇ VE YORUMLAR....................................... 18
IV.1. SORUNLAR
IV.1.1. Taklit Saatler................................................................ 19 1
SAAT SEKTÖR PROFİLİ
I. SAAT TANIMI VE KAPSAMI
I.1. Genel
İlk çağlarda bir tahtaya dikili üçgen bir tahta formunda karşımıza çıkmış olan
saat, teknolojinin gelişmesi ile biçim değiştirmiş, gelişmiş akrepli, yelkovanlı mekanik
saatlerin yapılmasına imkan vermiştir. Teknolojinin daha da gelişmesi ile dijital
saatlerin üretimi mümkün hale gelmiş, ardından teknolojinin daha da hızlanmasıyla,
gelişim hızına paralel olarak analog görünümlü akrepli yelkovanlı dijital saatler dizayn
edilmiştir. Zaman içerisinde farklılaşmalar artmış, artık yelkovan ve akrebi olmayan,
modern dizaynlı okuması olabildiğince zor saatler karşımıza çıkmıştır. Bu yönüyle
saat, insanlık tarihinin bir aynası gibidir.
I.2. Bulunuşu ve ilk kez kullanılışı
Saat mekaniği yapımının en temel kuralı, öncelikle zaman kavramının kesin
anlaşılması ve dünya üzerindeki ortak bir dilmiş gibi okunabilmesini sağlayacak
hesapların yapılmasıdır. Maddenin hayata gelmesini başlatan ve sonlanmasına
doğru daima hareket eden zaman, elle tutulamayan, gözle görülebilen matematik ve
geometri, trigonometri gibi bilimlerle hesaplamaları yapılabilen bir kavramdır.
Zaman içinde zamanı gösterebilecek işaretlere ihtiyaç duyulmuştur. Güneş ve
ay bu işaretlere iki temel örnek olmuştur. Dünyanın kendi etrafında dönüşü ve ayın
dünya etrafında dönüşü zaman hesabında kolaylık sağlayan temel işaretlerdir. Daha
geniş zaman hesabı ise bizim genel evren içerisindeki durumumuzdur ve görecelidir.
Dünyanın güneş etrafında ve kendi ekseni etrafında dönüşü dilimlere/meridyenlere
ayrılarak metre hesabı ile zaman hesaplamasına aktarılabilmiştir.
İlk bulunan saat güneş saatidir. Mısırlılar tarafından bulunmuştur. Güneş
saatinin temel çalışma prensibi bir yüzey üzerine çizilmiş olan saat çizgileri ve bir
çubuğun bu saat çizgilerinin üzerinde oluşturduğu gölgesi yardımıyla zamanın
belirlenmesidir. Güneş gökküresi üzerinde bir tam devrini 24 saatte tamamladığı için
(Yer kendi ekseni etrafında 24 saatte döner), yerel ortalama zamanı ve bazı
düzeltmelerle bölge ortalama zamanını bulmak mümkün olabilmektedir.
I.3. Saat Tanımı ve Çeşitleri
I.3.1 Saat Tanımı
Bir dakikası 60 saniye, tamamı 60 dakika olan, 24 saati toplam bir gün yapan
ve bir haftada 168 saat durmadan dönen, zamanı gösteren alet/takıya “saat” denir.
Saat, kimi zaman zamanı gösteren bir motor, kimi zaman şık bir takıdır. 2
Güneş saati, kum saati, kol saati gibi çok çeşitli saatler vardır. Hayatımız
zaman dilimlerine göre ayarlanmış olup, bunun için dünya bile dilim dilim edilip
meridyenlere bölünmüştür.
Bir gün, her saati 60 dakikadan ve her dakikanın 60 saniyesinden oluştuğu 24
saatten meydana gelir. Her yeni gün gece yarısında 00’da başlar. 24 saatte yani
23.59.59 da biter. Her gün 1 saati 60 dakikadan 1440 dakika ve her dakika 60
saniyeden 86400 saniye eder. Her saniye ise kendi ondalıklarına bölünür. Saniye,
Systeme International d’Unites’in bir birimidir. İlk olarak 1 güneş gününün 86400 de
biri olarak kabul edilmiştir.
Sözkonusu tarif, yerkabuğu seviyesi ya da aysberglerin parçalarına göre bazı
küçük düzensizliklere yol açması, dünyanın hız seviyesi farkları yaratması nedeniyle
sorgulanmıştır. Zaman, modern teknoloji ile atomik bir işlemci gibi ölçülmektedir.
Böylece standart metre de yeniden atomik saatin kullanılması tariflenmiş olup
1983 yılından beri, metre havasız bir tüp içerisindeki ışığın kat ettiği mesafe olarak
1/299.792.458 saniyedir.
Eşitlenmiş Evren Zamanı (UTC), Uluslararası Atomik Saat (IAT) dünyanın tüm
köşelerindeki 150 adet Atomik Saat makinesi tarafından alınan ortalama değer
demektir. Bu saatler yılda 2 saniyeden fazla hata yapmamaktadır. Böyle küçük
dalgalanmalı farklar (muhtelif dünya köşelerindeki saatler) pratik bir zaman skalasının
takdimi olup, UTC nerede olursa olsun IAT’nin 1 saniyesi UTC’nin 1 saniyesidir. Bu
zaman hesabının 30 Haziran ve 31 Aralık’ta 1 saniye eklenerek ya da çıkarılarak
Astronomik Saate uydurulması gerekmektedir.
UTC, 0 meridyen referans olarak alınmakta (GREENWICH), GMT çok fazla
kullanılmamaktadır. Uluslararası anlaşma 1972 yılında İsviçre’de onaylanmıştır.
I.3.2. Zaman Bölgeleri
Gezegenimizde gün ortası, güneşin meridyen karşısında herhangi bir noktada
durduğu andır. Bundan dolayı, her yerin ayrı bir gün ortası olacaktır. Öyleyse, Kuzey,
Güney yönü hariç dünyanın doğu ya da batısında ilerliyorsak, sürekli saatimizi
ayarlamamız gerekmektedir. Yerel zaman ise, yerin herhangi bir parçasındaki
zamana uydurulması kolay olmayan ve üstelik UTC’nin herhangi verilmiş bir
meridyen için kullanılması da uygun bulunmayan bir durumdur. . Örneğin, Greenwich,
tüm gezegen için gün ortasında güneşin gökteki pozisyonuna uymamaktadır. Ortak
bir nokta bulunarak küre her biri 15 derecelik 24 bölgeye bölünmüştür. Greenwich
Meridyen, birinci bölgenin ekseni olup adı, Batı Avrupa Bölgesidir.
Bir bölgedeki bütün zamanlar aynıdır. Gerçekte ülkeler, baş ve bitiş sınırları ile
uygun zamanı kullanırlar. Hatta bazı koşullarda yaz ya da kış saati adı altında ileri ya
da geri alırlar. Prensipte dakika ve saniye aynı kalıp, saat değişecektir. Bunun adı
Zaman Farkı’dır. Meridyen hesabına göre doğu yönünde ileri seyahat ediyorsak
saatin 1 veya daha fazla ileri alınması gerekirken, batıya yolculuk yaparken de geri
alınması gerekmektedir. 3
Doğuya doğru giden bir yolcu, geçtiği her bölgede saatini 1 saat geri almalıdır.
Greenwich (İngiltere)’den yola çıkan ve 12. bölgeye varan kişi 12 saat ilerlemiş
sayılarak, saatini ileri almış olur. Tersi durumda ise her yeni bölgeye ulaşıldığında 1
saat geri gidilmiş olup 12. bölgeye varıldığında 12 saat geri gidilmiş olacaktır. İki
yolcunun arasındaki fark artık 1 gün olmuştur. Burada hayali bir hat kuzeyden güneye
varır (Pasifik Okyanusu boyunca) ve adı Uluslararası Gün Hattı’dır ki gün burada
değişir.
Güneş cihazları, prensipte güneş ışığının gün içerisinde değişen
pozisyonlarının derecelenmiş bir yüzey üzerindeki gölgesiyle çalışmaktadır.
Saat çeşitleri aşağıda sıralanmıştır:
- kol saati
- duvar saati
- masa saati
- atom saati
- kum saati
- güneş saati
- uyku saati
- yaz saati
- su saati
- elektrik saati
- cep saati vb...
I.3.3. Dünden Bugüne Kullanılan Saatler
Gnomon: Çin ve Mısırlılarca kullanılmış bulunan Gnomon, dikey bir ahşap
çubuktan, kolon ya da tay sütun gösterge ile buna dik yatay yüzeyden yapılmıştır.
Gnomon, güneş ışığının, çubuk üzerinden yerdeki yatay yüzey üzerine günün
parçalarına denk gelen bölümlerinde oluşturduğu gölgelere (örneğin, en kısa ve
çubuğun dibine yakın gölge öğle saatini) göre zamanı göstermektedir. Gün gölgenin
değişik açılarına göre eşit aralıklara bölünmüştür.
Güneş Kadranı: Gnomona benzer fakat daha karışık versiyondur. Yatay ya
da dikey olabilen ancak dünyanın eksenine paralel bir cihaz tipidir. Mısırlılardan çok
sonra Yunanlılar ve Romalılar da kullanmışlardır. En parlak kullanılma dönemi
Ortaçağ ve Rönesans olsa da günümüzde de kullanılmaktadır. Güneş kadranlarında
gerçek zaman ve yaklaşık zamanı gösteren dairesel göstergeler bulunmaktadır.
Diğer zaman ölçme cihazları ise Altimetrik Güneş Çemberi, Sheppard Saati ve
Polos sayılabilir.
Akışkan Prensipli Saat Ölçüm Cihazları: Prensip olarak bir zaman
parçasının karşılığı kum tanesi, su ya da yağ miktarının bir kapta, çapı belirlenmiş
delikten akmasına dayalı güneş yokken de çalışabilen cihazlardır.
Kum saati: Birbirlerine bir delikle bağlı olan iki cam kabın içlerinde önceden
bilinen bir süre karşılığında kum hacmi bulunmakta ve üst kaptan akmaya başlayan
kum alt kapta birikince ters çevrilerek ölçüm yapılmaktadır. 4
Klepsida veya Su saati: Klepsida bir su kovası ve alt kısmındaki bir delikten
oluşur. Su kovadan dışarı boşaldıkça seviyesi düşer ve su seviyesinin gösterdiği
işaret, günün zamanını verir. Daha gelişmiş su saatlerinde yüzen bir şamandıra, su
seviyesinin değişmesi ile hareket eder ve ona bağlı gösterge günün zamanını
işaretler.
Mum saati: Zamanın üzeri derecelenmiş bir mumun aşağı doğru yanması ile
ölçülmekte olan bu mumlar günümüzde zaman zaman bazı müzayedelerde
kullanılmaktadır.
Lamba saati: Derecelenmiş şeffaf bir cam silindir içerisindeki yağ, öndeki
yanma noktasında gece boyunca zamanı gösterir. Yağ yandıkça şeffaf kandildeki
seviye düşerek zamanın nerede olduğunu gösterir.
Mekanik Saatlerin Tarihçesi: XIII. yüzyıla gelindiğinde, günün bilim adamları,
zamanı söyleyebilmek için hala güneşe ihtiyaç duymaktaydılar. Üstelik Avrupa’da
günler, haftalar boyu güneş bulutların arkasında kalırken bunu yapmak çok zordu. Bu
koşullarda mekanik saatlerin tasarımı başlamış oldu. İlk zamanlarda son derece
hantal olup, 2 m
3
civarında hacimli ve sadece kilise kulelerinde yer almaktaydı.
XIV. yüzyılda ev saatleri ortaya çıkmıştır. Bu saatler, kilise saatlerinin
küçültülmüş kopyaları şeklinde olup, enerjilerini ipin ucuna asılı sarkaçlı ağırlıktan
almaktaydılar. 1450 yılında ortaya çıkan ve sarkaç ağırlık yerine geçen zemberek,
üreticileri masa saatleri yapmaya itmiş ve zaman içinde yatay balansın küçük
ağırlıkta hareketlendirilmesi ile ilk ileri ya da geri olarak ayarlanabilen kontrol
mekanizmasının geliştirilmesi sonucunda daha hassas saatlerin yapımı sağlanmıştır.
Galileo ve Burgi’nin en iyi öğrencilerinden Hollandalı Huyghens 1657 yılında
bir pandül ile kontrol edilen bir saat tasarlayarak bir maşa sistemi yapmıştır.
Huyghens 1675’de balans zembereğini keşfedince, günümüze kadar gelen balans
çarkı ve zemberekli maşa sisteminin yapılmasına imkan vermiştir.
XVIII.yy.da okyanus haritacılığı, açık deniz gemiciliği zamanın ölçülmesinde
daha hassas olabilmenin kesin adımlarını arttırmış, deniz aşırı zaman hesapları ile
kesin olma hassasiyeti 1 saniye, diğer bir ifade ile ekvator üzerinde yaklaşık 464
mertebeye kadar düşmesine imkan vermiş ve deniz aşırı gemilerde kullanılacak
saatlere ihtiyaç duyulması üzerine gemiler için ilk mekanik saatler imal edilmiştir.
İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya mekanik saat yapımının öncüsü olmuşlardır.
XVII. yy.da İsviçre’de saatçilik gelişmeye başlamış, 1601 yılında Cenevre’de ilk
Saatçiler Esnaf Odası kurulmuştur. Mekaniklerin yeni elemanlarının keşifleri ile günlü,
çalarlı, kronograf ve otomatik saatler icat edilmiş, hassasiyet ilerlemiş ve elektronik
zaman göstericilerinin bulunması ile yeni seviyelere taşınmıştır.
Elektrikli ve Elektronik Saatlerin Gelişimi: İtalyan saat yapımcısı Zamboni,
ilk elektrikli elektrostatik temelli bir “pandule”ye sahip saat yapmıştır. 1930 yılında
quartz kristalli saatler yapılmıştır. Mekanik saatten elektronik saatin yapılmasına
kadar bir dizi icat yapılmış, 1952 yılında ABD’de Hamilton, Fransa’da Lip balanslı ve
zemberekli ilk elektronik saati üretmişlerdir. Bu saatlerde zemberek yerine pil
kullanılmış ve salınan balans bir mıknatısla hareket eder olmuştu. 5
1960 yılında İsviçre’de Diyapozonlu Saat icat edilmiştir. Balans ve zembereği
bir metal diyapozon (elektromagnetik bir osilasyon taşıyıcısı) ve bobinlerle, maşa ise
300 dişi olan bir dişli çark ve bir klik sistemi ile yer değiştirmiştir.
Transistörün keşfi daha küçük devrelerin yapılmasına, günümüzde en çok
kullanılan elektronik saatlerin üretilmesine imkan vermiştir. İsviçre’de ilk quartz kol
saati 1967 yılında imal edilirken Japonlar da Seiko Quartz Astron’u üretmişlerdir.

II. DÜNYA SAAT PİYASASI

II.1. Dünya Saat Pazarı
Gelişmiş ülkelerde kalite açısından genellikle İsviçre saatleri tercih
edilmektedir. Kişilere prestij kattığı düşünülen pahalı klasik saatlerde hakim olan
marka çoğunlukla bu saatlerdir.
Gençlerin tercih ettiği trendy markalarda ise Hong-Kong üretimi saatler
ağırlıktadır. Orta yaş üst gelir grubu genelde klasik markalara, gençler ise moda
markalara yönelmektedir. Ancak fiyatlar saat tercihinde önemli bir unsurdur. Lüks
markalarda tercihler Rolex, Cartier, Bvulgari, Zenith, Hugo Boss, Omega'dan, klasik
markalarda Nacar, Tissot, Longines, Seiko, Timex'ten ve moda markalarda ise
DKNY, Guess, Diesel, Fossil, Reebok, Adidas, Nike'tan yana kullanılmaktadır.
Dünyadaki en büyük saat üreticileri LVMH (Louis Vuitton - Moet - Hennessy),
Richmond (Cartier Grup), Swatch Grup, Hattori (Seiko Grubu), Citizen Grup ve
Casio’dur. Lüks saat pazarını İsviçre elinde tutarken, moda markalarda Hong Kong
ve Japonya lider durumdadır.
İsviçre'nin saat ihracatı 2003 yılında 10 milyar İsviçre Frankı (7.7 milyar dolar)
olarak gerçekleşmiştir.
II.1.1. Saatin Kalbi İsviçre
Dünya saatinin eskimeyen merkezi olan İsviçre, tarihsel gelişimi içinde,
saatleriyle uzun yıllar zirvede kalmış, ancak 70’lerin ortalarından itibaren Uzak
Doğu’nun geliştirdiği quartz teknolojisinin tüm dünyada büyük kabul görmesinden
ötürü İsviçre saat sanayii olumsuz etkilenmiştir. 80’lerden itibaren başlayan yeniden
yapılanma çalışmaları sayesinde eskisi gibi olmasa da yeniden zirveye yerleşmeyi
başarmıştır.
İsviçre saatçilik sektörünün tarihsel gelişimi aynı zamanda dünya saatçilik
sektörünün gelişimine de ışık tutmaktadır.
Saat imalatı İsviçre'nin en eski endüstri dalıdır. Dünyanın ilk Saatçiler Derneği
1610 senesinde Cenevre'de kurulmuştur. Buna rağmen İsviçre saat endüstrisi
zamanımızda klasik saatlerin yanısıra, modern saatlerin de üretilebildiği bir
endüstridir. Ayda gezen ilk astronotlar da dahil olmak üzere hemen hemen tüm 6
olimpik oyunlar ve büyük spor olaylarındaki zaman ölçme görevi İsviçreli firmalara
verilmiştir.
Önceleri, kuyumculuğu ile meşhur olan Cenevre, mücevheri ayıp kabul eden
Reformist düşünce akımlarının etkisi ile saat üretimine sarılmış, dünyaca tanınmış
dörtyüz senelik tarihi olan lüks saat üretiminin merkezi haline gelmiştir.
19. yüzyılda saat zanaatı kısmen de olsa bir endüstri kolu haline gelmiştir.
İsviçre saat endüstrisinin bugün 30.000'i aşkın eleman çalıştırdığı gerçeği, dünyaca
ünlü mekanik kronometreler için, en yüksek hassasiyette el işçiliğinin ne kadar gerekli
olduğunun bir göstergesidir.
Bugün mali değeri bakımından dünyadaki saat üretiminin yarısından fazlası
İsviçre'den gelmekte ve dünya saat ihracatçıları arasında İsviçre birinci sırada yer
almaktadır.
Hassas mekanik saatlerin üretimi, çok uzun süreden beri var olan bir
gelenektir. Ayrıca bu endüstri dalı sadece gelenekleri ile yaşamamaktadır. Her sene
araştırmaya, uzmanların eğitimine, yeni modellerin dizaynına ve servisine yatırım
yapılmaktadır. Genç, dinamik ve yeni trendleri izleyen insanlar için tasarlanmış
Swatch saatinin başarısı buna örnektir. Klasik, mekanik kronometreler ise tüm
ülkelerde sanat, politika ve ekonomi dünyasının ileri gelenlerinin tercihlerini
karşılamaktadır.
Türkiye'de birçok konuda olduğu gibi saat sektöründe de haksız rekabet
yaşanmakta ve saat satıcıları tüm saatlerini İsviçre malı olarak satmaktadır. Bunun
önüne geçebilmek için İsviçre saati temsilcileri orijinal saatlerin üzerinde 'Swiss Made'
yazması gerektiğini belirtmektedir.
II.2. Dünya Saat Tüketimi
Her cep telefonu, her bilgisayar, hatta her mikrodalga fırının üzerinde bir saat
bulunmasına rağmen kol saatleri hala yaşamın vazgeçilmez gereçleri arasında yer
almaktadır. Saatler herkesin satın alabileceği fiyatlarla piyasaya sunulmasına
rağmen, Vacheron Constantin, Patek Philippe ya da Audemar Piguet gibi ünlü marka
firmaların ürettikleri saatler orta boy bir araba fiyatına satılmaktadır. Kalite saatleri
1500 doların altında almak adeta imkansız gibidir.
Albenisi olan kaliteli bir kol saati, zamanı bildirmekten öte kişinin zevkini ve
klasını yansıtabilmekte bazen de ana baba yadigarı olarak çocuklarına intikal
edebilmektedir.

Ünlü saat yapımcısı firmalar saatlerini spor saatler, takım elbiseyle takılan
saatler ve “Grand Complications” adı verilen çok işlevli saatler olarak sınıflandırmakta
ve koleksiyonlarını ona göre hazırlamaktadırlar. Son gruba pilot ya da denizci
saatleri, kronograflar, tarih ve gün gösteren saatler de girmektedir.

Saatlerin tarihten de etkilendikleri bilinmektedir. Fransız Cartier firmasının ünlü
“tank saati”, I. Dünya Savaşında Fransa'yı savunan tank birliklerinden esinlenerek
hazırlanmıştı. Rolex firmasının su geçirmez “Oyster” (istridye) saati ise Manş denizini
geçen bir yüzücünün kolunda tüm yarışma boyunca başarıyla taşındıktan sonra ün
kazanmıştır. 7

III. TÜRKİYE SAAT PAZARI
III.1. Tarihçesi
1477 yılında Fatih Sultan Mehmed’in Venedik’ten istediği ve getirttiği mekanik
saatler XVI.yy.dan itibaren İstanbul’da yerli ustalarca imal edilmiştir. Osmanlılarda ilk
mekanik saatin yapım tarihi 1556 yılına dayanır. Osmanlıların ilk mekanik saat
yapımcısı İstanbul Rasathanesi’nin kurucusu ve Sultan III.Murad’ın müneccimbaşısı
astronom Takiyüddin’dir.
Doğuda mekanik saat üzerine yazılmış tek eserin sahibi olan Takiyüddin,
Osmanlı mekanik saatçilerinin gerçek piri olmuştur. Bugün bile ülkemizde saat
konusunda yayımlanmış birkaç tamir bakım kitabı bir kenara bırakılırsa, tek teorik
saat yapım kitabı “Takiyüddin’in El Kevakibu’d Dürriye fi’l Bengamatü’d Devriye” adlı
eseridir. Kitabın iki yazmasından biri Paris Milli Kütüphanesi’nde, diğeri ise
İngiltere’de Boldleian Kütüphanesi’ndedir. Bu kitap Osmanlı Teknoloji Tarihi’nin ilk
yazılı eseri olarak kabul edilmektedir.
XVI.yy. başlarından itibaren mekanik saatlerle tanışan ve saraydan başlayıp
toplumun diğer kesimlerine yayılan saatler Osmanlılarda halkın geniş kesimleri için
ulaşılması güç bir lüks eşya olarak algılanmıştır.
İmparatorluğun Balkanlardaki topraklarında XVII.yy. ortalarında yapılmış olan
saat kulelerinin Anadolu kentlerinde yapılmasına ancak değişimin başladığı XIX.yy.ın
ilk yıllarında başlanmıştır. Avrupa’da ilk kez İtalya’da görülen saat kulelerinin XIV.yy.
başlarından itibaren yaygınlaşmasına rağmen geç yapılmasının nedeni Osmanlı
toplumunda zaman kavramının namaz vakitlerine göre ayarlanmasından
kaynaklandığı şeklinde yorumlanmaktadır.
Bu itibarla, ilk saat kulelerinin bazılarında iki kadran alaturka, diğer ikisi
alafranga saatleri işaret etmekteydi.
Osmanlı yönetimi zamanın verimli değerlendirilmesi düşüncesiyle, namaz
vakitlerini esas alan zaman kavramının değiştirilmesi gerektiğine kanaat getirerek,
batıda olduğu gibi daha detaylı bölümlendirmeye dayanan sisteme geçilmesini
sağlamış ve halkın yaygın kullanımı için saat kulelerinin yapımını hızlandırmıştır.
Sözkonusu kuleler genellikle vilayet konağı, kaymakamlık ve belediye gibi
kamu kurumlarının ve yerel yönetimlerin hemen yanı başında inşa edilerek, bu
kurumların ve bunların çevresinde yer alan diğer kamu binalarında verilen hizmetlerin
çalışma saatleri alafranga saat sistemine uygun hale getirilmiştir.
III.2. Türkiye’deki Saat Ticareti
Türkiye'de kol saati üretimi yapılmamaktadır. Dolayısıyla pazar tamamen
ithalata bağlıdır.
1996 yılı başından itibaren Türkiye’nin Gümrük Birliği’ne girmesi, birçok
sektörde olduğu gibi saat sektöründe de köklü değişimlerin yaşanmasına neden 8
olmuştur. İsviçre dahil Avrupa’dan gelen saatlerin gümrüğü sıfırlanmış, diğer
ülkelerden gelen saatlerin de gümrüğü %4 olmuştur. Günümüzde Uzakdoğu’dan
gelen saatlerde %3 gümrük uygulanmaktadır.
Bu durumda, saat ithalatçısı bütün firmalar dünyaya açılıp kendilerine marka
bulmaya çalışmışlardır. Günümüzde ister İsviçre ister Uzakdoğu’da olsun
mümessilliği alınmamış marka hemen hemen kalmamıştır. Doğal olarak, alınan bu
mümessillikler, piyasamıza gelen saat miktarında büyük artışa yol açmış, saat
arzında patlama yaşanmıştır. Yeterince perakende mağazası bulamayan ithalatçılar
gerek ürün sergileme gerekse sermaye yetersizlikleri nedeniyle kendi meslek
grubuna en yakın olan meslek gruplarına yönelerek, optik ve kuyumcu vitrinlerinde
yer aramaya başlamışlar, diğer bir ifadeyle saatçilik mesleğini başka meslek
gruplarının yan uğraşı haline getirmişlerdir.
İç piyasada satılamayan, konsinye olarak meslek dışı perakende mağazalara
dağıtılan saatler zaman içinde saatçileri ihracata yönlendirmiştir. Günümüzde saat
üreticisi olamayan Birleşik Arap Emirlikleri, İtalya gibi ülkeler milyonlarca adet saat
ihraç etmektedir.

Sektörde yer alan bazı kişiler tarafından yılda yaklaşık 250 milyon dolarlık saat
ithal edildiği belirtilmekle birlikte Odamız Bilgi Bankasından temin edilen ve DİE
(Devlet İstatistik Enstitüsü) den derlenerek elde edilen verilere göre Ocak-Aralık 2003
yılında yalnızca 98 milyon dolarlık ithalat yapıldığı dış ticaret bölümündeki tablolarda
görülmektedir.
Sektörün önde gelen firmalarıyla yapılan görüşmelerde, 250 milyon dolarlık
rakamın son derece abartılı ve mesnetsiz olduğu, gerçekleri yansıtmadığı, ayrıca
piyasaya kaçak ya da kayıtdışı saatin de girmediği iddia edilmektedir. Zira, İsviçre
dahil Avrupa’dan yapılan tüm ithalata sıfır gümrük, Hong Kong dahil Uzakdoğu’dan
gelen saatlere ise yalnızca %3 gümrük uygulandığı belirtilerek, piyasanın kaçak
saate ihtiyaç duymadığı vurgulanmıştır.
Günümüzde her renk ve çeşitte üretilen kol saatlerinin 'işlevsel' özellikleri
bakımından tüketicinin beklentilerini karşıladığına, ayrıca 'estetik' açıdan da yüksek
standartlara sahip olduğuna ve trendleri belirleyen moda markalar, ilginç tasarımların
sektöre renk getirdiğine işaret edilmektedir.
Modanın hızla değişmesine paralel olarak, tasarımlar, moda markalar da hızla
değişmektedir. Ancak hızla değişen trendler, modalar, 'Klasikleşmiş Markalara” olan
ilgiyi azaltmamakta, tam tersine, klasik markaların fiyatlarının yükselmesini
engelleyememektedir. Klasik saatlerde pırlanta taşlı olanlar gibi özel tasarımlı
saatlerin fiyatları milyon dolarlara kadar ulaşabilmektedir.

Türkiye’de kol saati üretimi yapılmıyor.....
Ülkemizde kol saati üretimi yapılmazken, masa ve duvar saati üreten çok
sayıda firmanın olduğu belirlenmiştir. Kol saati dışındaki saatlerin pazar payının
yüzde 30 civarında olduğu tahmin edilmektedir. İlk saat fabrikası 1968 yılında bekçi
kontrol saatleri üretmek üzere Konyalı Saat tarafından kurulmuştur. Daha sonra bu 9
pazarda Regal Saat ve Aypaş Saat de yerini almıştır. Konyalı, meydan saati üretimini
Nacar markasıyla yapmaktadır.

1968 yılında Türkiye'nin ilk saat fabrikasını açan Konyalı Saat, Quartz duvar
saatleri ve makineleri üretimine geçmiş olup, aynı zamanda bugün birçok yabancı
marka saatlerin distribütörlüğünü de yapmaktadır.
1980 yılında Varujyan Polat “Kienzle” markalı Quartz duvar saati makinasını,
1982 yılında ise Akçaylı firması “Tansa” markası ile Bimbamlı mekanik duvar saati
makinasını ve “Hermle” marka Quartz duvar saati makinasını üretmiştir.
1987 yılında Aypaş saat firması “Aypaş” markalı Quartz duvar saati
makinasının üretimine geçmiş ve halen quartz ve sessiz (sweep) duvar saati
makinasının yanında “Galaxy” ve “RoyalCrown” markalı duvar saatlerini de üretmekte
ve çeşitli ülkelere ihracat yapmaktadır.
Regal saat firması “Regal” ve “Apex” markası altında duvar saati üretip ihracat
yapmakta olup, ayrıca geçmiş yıllarda “Velis” markası ile elektromekanik sarkaçlı
duvar saati makinasının üretimini de gerçekleştirmiştir. 2003 yılında Tempo firması
“Belissima” markası ile duvar saati üretimine başlamıştır. Newton firması da “Newton”
markası ile duvar saati üretimi yapmaktadır. Bunlardan başka; promosyon amaçlı
olarak markasız duvar saati üreten birçok firma mevcuttur. Hesas A.Ş., Türmak A.Ş.,
Alp A.Ş.-Kayseri, Limaksan, Akhan Promosyon ve Nokta Plastik bunlardan
bazılarıdır.
İsviçre saat markası Swatch'ın Türkiye distribütörlüğü Eren Holding tarafından,
Vacheron Constantin'in Türkiye distribütörlüğü ise Makpaş tarafından
gerçekleştirilmektedir. Nida Saat “Time Force, Elle” kol saatlerinin, Akses İthalat
“Polo Country” Kol saatlerinin, Köprü Dış Ticaret “Romanson” kol saatlerinin, Çınar
Dış Ticaret “Citron” kol saatlerinin ve Dost Şirketler Topluluğu da “Belloni, Slazenger”
kol saatlerinin Türkiye distribütörlüğünü yapmaktadırlar.
Piyasanın önde gelen firmaları taklit üretime en müsait ürün olan saatler
konusunda tüketicileri uyararak, "orijinal bir saate sahip olmak için seçkin
mağazalardan, garanti belgesi ve diğer evrak ile alışveriş yapılması gerektiği, zira,
yerleşik bir saat mağazasının taklit marka satamayacağına" işaret etmektedir. Bunun
yanında, garantinin işlerliğinin ve yedek parça desteğinin de araştırılması tavsiye
edilmektedir. Bölge bölge farklılık gösteren folklorik zenginliğimiz saatlerimize de
yansımakta olup, Doğu bölgelerinde sarı kaplama ve taşlı kadranların, Akdeniz
sahillerinde sarı-beyaz ağırlıklı, Marmara civarında ise daha Avrupai modeller tercih
edilmektedir.
Türkiye'de saat sektörü gayri resmi olarak % 60 ihracat oranına sahiptir. Bu
oranın % 40'ı Rus müşterilere satılmakta, ancak Rus turistlerin ülkeden çekilmesi ile
saat sektörü zor günler yaşamaktadır.
İstanbul Toptancılar Çarşısı (İSTOÇ)’da kendilerine hırdavatçıların içinde yer
gösterilen saatçiler, buraya rağbet etmeme nedenini “müşterilerinin yüzde 70'i ortak
olan kuyumculardan ayrılmama” olarak göstermekte ve kuyumcuların İSTOÇ'a 10
gitmeleri durumunda saatçilerin de tüm sektör olarak komple taşınmasından yana
tavır alacaklarını belirtmektedirler.

III.3. Türkiye’deki Saat İthalat ve İhracatı
III.3.1. Dış Ticaret için Tanım
SAATLERİN GTİP NOLARI
G.T.I.P. NO: MADDE ADI:
91 13 90 90 2000
İnci/Kıymetli Taş; Sentetik/Terkip Yoluyla Elde Edilen Taşlardan
Saat Kayışları
91 01 11 00 0000 Sadece Mekanik Göstergesi Elektrikle Çalışan Kol Saatleri
91 01 12 00 0000
Sadece Opto Elektronik Göstergesi Olan Elektrikle ÇALIŞAN
Kol Saatleri
91 01 19 00 0000 Elektrikle Çalışan Diğer Kol Saatleri
91 01 21 00 0000 Otomatik Kurmalı Olan Kol Saatleri
91 01 29 00 0000 Diğer Kol Saatleri
91 01 91 00 0011 Elektrikle Çalışan Diğer Cep Saatleri
91 01 91 00 0012 Elektrikle Çalışan Diğer Kronometreler
91 01 91 00 0019 Diğer Cep Saatleri Ve Diğer Saatler
91 01 99 00 0011 Diğer Cep Saatleri
91 01 99 00 0012 Diğer Kronometreler
91 01 99 00 0019 Diğer Saatler
91 13 10 10 0000 Kıymetli Metallerle Kaplı Kol Saati Bilezikleri
91 13 10 90 0000
Kıymetli Metallerle Kaplama Metallerle Kaplı Kol SAATİ
Bilezikleri
91 13 20 00 0011 Altınla Kaplanmış Olan Kol Saati Bilezikleri
III.3.2. Mevzuat
Kol Saatleri İthalatında Garanti Belgesi
31.12.2002/24980 tarih ve sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İthalat: 2003/6
sayılı İthalinde Garanti Belgesi Aranacak Maddelere İlişkin Tebliğ, 28.02.2003/25034
tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan söz konusu Tebliğ’de yapılan değişiklik ile
aşağıda tarife pozisyonları ve isimleri verilen maddeler için ithalinde Garanti Belgesi
aranacaktır.
Bu Tebliğin yayımı tarihinden önce sevk edilmiş veya gümrük mevzuatı
uyarınca gümrük idaresine sunulmuş ürünlerin ithali bu tarihten önceki mevzuat
hükümlerine tabidir. 11
Madde İsmi
9101.11.00.00.00 Sadece mekanik göstergesi olanlar
9101.12.00.00.00 Sadece opto-elektronik göstergesi olanlar (dijital)
9101.19.00.00.00 Diğerleri
9101.21.00.00.00 Otomatik kurmalı olanlar
9101.29.00.00.00 Diğerleri
9102.11.00.00.00 Sadece mekanik göstergesi olanlar
9102.12.00.00.00 Sadece opto-elektronik göstergesi olanlar (dijital)
9102.19.00.00.00 Diğerleri
9102.21.00.00.00 Otomatik kurmalı olanlar
9102.29.00.00.00 Diğerleri
III.3.3. Rakamlarla Dış Ticaret
2003 yılında toplam ithalat içinde ‘saat aksam ve parçalarının’ payı yaklaşık
690 bin dolardır. Bu rakam 2004 yılının ilk 4 ayı için elde edilen verilere göre
değerlendirildiğinde saat ve aksam parçalarının ithalat içindeki payının oldukça arttığı
söylenebilir.
Yukarıda görüldüğü üzere GTİP numaralarına göre 91 numaralı fasılda yer
alan “Saatler ve Bunların Aksam ve Parçaları”nın dış ticareti aşağıdaki grafikte
gösterilmiştir:

Bu grafiğe göre Türkiye’nin saat ve bunların aksam ve parçalarına ilişkin
ihracat değeri 1999-2003 yılları arasında artış göstermiştir. Buna rağmen ithalat ve
ihracat değerleri arasındaki fark ithalat lehine oldukça yüksektir. 1999 ve 2000
yıllarında ithalat rakamları artarken 2001 yılında ithalat rakamlarında bir önceki yıla
göre yaklaşık olarak %40 düşüş yaşanarak 94 milyon dolardan 53 milyon dolara
inmiştir. İthalat rakamlarındaki bu hızlı düşmenin nedeni olarak, Türkiye’nin 2001
yılında yaşamış olduğu ekonomik kriz gösterilebilir. 2002 ve 2003 yıllarında
ekonomini yeniden canlanmasına bağlı olarak ithalat yeniden artmış, 2003 yılındaki
1999-2003 İtibariyle Dış Ticaret Rakamları
0
20
40
60
80
100
1999 2000 2001 2002 2003
yıllar
milyon dolar
İhracat İthalat12
ithalat değeri yaklaşık olarak 2000 yılından gerçekleşen ithalata yakın bir değere
ulaşmıştır. İthalatta yaşanan dalgalanmalara rağmen Türkiye’nin ihracatı her yıl bir
önceki yıla göre yaklaşık olarak %25 gibi bir oranla istikrarlı bir şekilde artmaya
devam etmiştir.
GTİP NOLARI İTİBARİYLE İTHALAT (OCAK-ARALIK 2003)
ÜRÜN ADI MİKTAR
(ADET-KG)
DEĞER ($)
Sadece Mekanik Göstergesi
Elektrikle Çalışan Kol Saatleri
113.117 5.944.408
Sadece Opto Elektronik Göstergesi
Olan Elektrikle Çalışan Kol Saatleri
39.262 19.968
Elektrikle Çalışan Diğer Kol Saatleri 435 35.268
Otomatik Kurmalı Olan Kol Saatleri 401 1.343.790
Diğer Kol Saatleri 3023 44.847
Diğer Cep Saatleri ve Diğer Saatler 3 437
Diğer Saatler 4973 859.684
Kıymetli Metallerle Kaplı Kol Saati
Bilezikleri (Kg)
4 6.364
Kıymetli Metallerle Kaplama
Metallerle Kaplı Kol Saati Bilezikler (Kg)
9 11.503
Altınla Kaplanmış Olan Kol Saati
Bilezikleri (Kg)
1 109
Elektrikle Çalışan Diğer Kronometreler 124 470
Diğer Kronometreler 2 4.647
TOPLAM 8.271.495
Türkiye’nin yapmış olduğu saat ithalatının yaklaşık olarak %70’ini sadece mekanik
göstergesi elektrikle çalışan kol saatleri almıştır. Otomatik kurmalı olan kol saatleri ise
toplam ithalatın yaklaşık %15’ini oluşturarak ikinci sırada gelmektedir.
GTİP NOLARI İTİBARİYLE İHRACAT (OCAK-ARALIK 2003)
ÜRÜN ADI MİKTAR
(ADET-KG)
DEĞER ($)
Sadece Mekanik Göstergesi
Elektrikle Çalışan Kol Saatleri
17.468 2.414.797
Elektrikle Çalışan Diğer Kol Saatleri 2.505 4.492
Diğer Kol Saatleri 15108 801.348
Diğer Cep Saatleri ve Diğer Saatler 998 77.335
Diğer Saatler 3.114 227.384
Kıymetli Metallerle Kaplı Kol Saati
Bilezikleri
3 21.918
TOPLAM 3.547.274 13
İhracat rakamları incelendiğinde yaklaşık %70’lik bir oranla sadece mekanik
göstergesi elektrikle çalışan kol saatleri toplam ihracat içinde en büyük payı almıştır.
GTİP’TE YER ALAN HERBİR KALEMİN ÜLKELER İTİBARİYLE
İTHALAT VE İHRACATLARI (Ocak-Aralık 2003)
i. Sadece Mekanik Göstergesi Elektrikle Çalışan Kol Saatleri İthalatı
ÜLKE ADI
MİKTAR
(ADET)
DEĞER($)
A.B.D. 1.710 1.108.831
ALMANYA 78 3.329
ÇİN 103.760 280.035
DANİMARKA 1 926
FRANSA 40 2.065
HOLLANDA 100 1.732
İSPANYA 3.216 12.015
İSVİÇRE 3.750 4.526.335
İTALYA 246 7.728
TAYLAND 216 1.412
TOPLAM 113.117 5.944.408
Türkiye’ye en fazla ithalatı gerçekleştirilen sadece mekanik göstergesi elektrikle
çalışan kol saatlerinin ithalat içindeki payı ülke bazında ele alınırsa ilk sırayı %80 gibi
bir oranla İsviçre almaktadır. İthalatta ikinci sırayı %18 ile ABD alırken, %4 ile Çin
üçüncü sırada gelmektedir. Miktar olarak incelendiğinde 103.760 adet ile Çin birinci
sırada gelirken değer olarak ülkeler arasında üçüncü sırayı alması, Çin’den ithal
edilen bu saatlerin birim fiyatlarının düşük olduğu şeklinde yorumlanabilir.
Sadece Mekanik Göstergesi Elektrikle Çalışan Kol Saatleri İhracatı
ÜLKE ADI
MİKTAR
(ADET)
DEĞER($)
A.B.D. 9.460 1.331.950
A.B.D. VİRJİN AD 136 64.501
AHL SER.B. 346 10.317
ALMANYA 371 58.177
AVUSTRALYA 47 13.387
B.A.E. 200 500
FAS 100 250
FRANSA 59 17.671
GÜNEY AFRİKA 13 4.141
HOL.ANTİLLERİ 223 42.082
İNGİLTERE 548 112.417
İNGL.VİRJ.AD. 61 10.721
İRLANDA 2 29914
İSRAİL 555 85.519
İSVİÇRE 18 6.515
İTALYA 2.433 271.535
JAPONYA 242 278.004
K.K.TURK CUM. 432 204
K.ÜLKE. VE BÖL. 100 250
KANADA 6 3.581
LÜBNAN 200 500
MACARİSTAN 21 840
MEKSİKA 374 38.659
PANAMA 20 1.373
ROMANYA 33 14.869
SUUDİ ARAB. 500 1.250
YEMEN 200 500
YUGOSLAVYA 170 208
YUNANİSTAN 598 44.577
TOPLAM 17468 2.414.797
Sadece mekanik göstergesi elektrikle çalışan kol saatlerinde toplam ihracatın
yarısından fazlası ABD’ye yapılmıştır. İkinci sırada gelen Japonya’nın toplam ihracat
içindeki payı ise yaklaşık olarak %11’dir.
ii. Sadece Opto Elektronik Göstergesi Olan Elektrikle Çalışan Kol Saatleri
İthalatı
ÜLKE ADI MİKTAR/ADET DEĞER($)
A.B.D. 7 189
ÇİN 39.255 19.779
TOPLAM 39.262 19.968
iii. Elektrikle Çalışan Diğer Kol Saatleri İthalatı
ÜLKE ADI MİKTAR/ADET DEĞER($)
ALMANYA 6 193
İNGİLTERE 168 2.703
İSVİÇRE 18 30.714
TAYLAND 243 1.658
TOPLAM 435 35.268
Toplam ihracat içinde yaklaşık %90’lık payı ile ilk sırada yer alan İsviçre, ithalat
miktarı açısından 18 adet ile son sırada yer almaktadır. İsviçre’den ithal edilen
elektrikle çalışan kol saatlerinin birim fiyatı, ithalat yapılan diğer ülkelere göre oldukça
yüksektir. 15
Elektrikle Çalışan Diğer Kol Saatleri İhracatı
ÜLKE ADI MİKTAR/ADET DEĞER($)
IRAK 805 1.412
K.K.TURK CUM. 40 231
LİBYA 195 394
URDUN 1147 1.896
YUGOSLAVYA 318 559
TOPLAM 2505 4.492
iv. Otomatik Kurmalı Olan Kol Saatleri İthalatı
ÜLKE ADI MİKTAR/ADET DEĞER($)
ALMANYA 7 659
İNGİLTERE 80 112
İSVİÇRE 314 1.343.019
TOPLAM 401 1.343.790
v. Diğer Kol Saatleri İthalatı
ÜLKE ADI MİKTAR/ADET DEĞER($)
HONG KONG 2880 9.492
İSVİÇRE 9 34.685
TAYLAND 134 670
TOPLAM 3023 44.847
Diğer Kol Saatleri İhracatı
ÜLKE ADI MİKTAR/ADET DEĞER($)
A.B.D. 1527 471.365
AHL SER.B. 614 127.315
BULGARİSTAN 4051 3.226
FRANSA 353 9.142
IRAK 5558 15.677
İSRAİL 829 1.732
İSVİÇRE 217 20.062
K.K.TURK CUM. 812 41.984
K.ÜLKE. VE BÖL. 10 280
KAZAKİSTAN 83 19.288
ROMANYA 391 1.376
RUSYA 24 153
SİNGAPUR 539 89.638
YUGOSLAVYA 100 110
TOPLAM 15108 801.34816
vi. Diğer Cep Saatleri ve Diğer Saatler İthalatı
ÜLKE ADI MİKTAR/ADET DEĞER($)
ALMANYA 3 437
TOPLAM 3 437
Diğer Cep Saatleri ve Diğer Saatler İhracatı
ÜLKE ADI MİKTAR/ADET DEĞER($)
AZERBAYCAN 5 291
İSVİÇRE 993 77.044
TOPLAM 998 77.335
vii. Diğer Saatler İthalatı
ÜLKE ADI MİKTAR/ADET DEĞER($)
ALMANYA 30 4.521
AVUSTURYA 6 493
FRANSA 10 105
İNGİLTERE 271 2.994
İSVİÇRE 4524 835.478
İTALYA 132 16.093
TOPLAM 4973 859.684
Diğer Saatler İhracatı
ÜLKE ADI MİKTAR/ADET DEĞER($)
A.B.D. 137 62.887
AHL SER.B. 247 42.065
ANTALYA SER.B. 456 76.153
BURSA SER.BÖLGE 30 408
İSRAİL 1531 3.273
K.K.TURK CUM. 39 6.982
KAZAKİSTAN 2 297
MISIR 317 600
RUSYA 60 1.891
SİNGAPUR 295 32.828
TOPLAM 3114 227.38417
viii. Kıymetli Metallerle Kaplı Kol Saati Bilezikleri İthalatı
ÜLKE ADI MİKTAR/KG DEĞER($)
HONG KONG 1 238
İSVİÇRE 4 6.126
TOPLAM 4 6.364
Kıymetli Metallerle Kaplı Kol Saati Bilezikleri İhracatı
ÜLKE ADI MİKTAR/KG DEĞER($)
A.B.D. 3 21.918
TOPLAM 3 21.918
ix. Kıymetli Metallerle Kaplama Metallerle Kaplı Kol Saati Bilezikler İthalatı
ÜLKE ADI MİKTAR/KG DEĞER($)
ALMANYA 1 523
FRANSA 1 282
İSVİÇRE 9 10.698
TOPLAM 9 11.503
x. Altınla Kaplanmış Olan Kol Saati Bilezikleri İthalatı
ÜLKE ADI MİKTAR/KG DEĞER($)
İSVİÇRE 1 109
TOPLAM 1 109
xi. Elektrikle Çalışan Diğer Kronometreler İthalatı
ÜLKE ADI MİKTAR 2 DEĞER($)
A.B.D. 124 470
TOPLAM 124 470
Diğer Kronometreler İthalatı
ÜLKE ADI MİKTAR 2 DEĞER($)
İSVEÇ 2 4.647
TOPLAM 2 4.64718
IV. DEĞERLENDİRME, SONUÇ VE YORUMLAR

Saatler, 1930’lu yıllarda, çok az kişinin sahip olup taşıyabildiği, değerli birer
eşya idiler. II.Dünya Savaşı’nın ardından gelen hızlı sanayileşme diğer pek çok
sektörde olduğu gibi saatçilikte de seri imalata imkan vererek, insanların kol saati
kullanmaya başlamasını sağlamıştır.
Eskilerde kola takılan bir saat 20-25 yıl sahibine hizmet ettikten sonra
ikincisinin alınması gündeme gelirdi. 1960’larda moda dünyasının önem
kazanmasıyla birlikte giyimin yanında onu tamamlayan aksesuarların öne çıkması,
saatlerin de böyle bir aksesuara dönüşmesi kişilerin, özellikle kadınların kullandığı
saat tip ve sayısını arttırmıştır. Gündüz kullanılan saatler, gece saatleri, spor saatleri,
giyilen kıyafetin renk ve biçimine uygun saatlerin alınması ile saat modası gelişmeye
başlamıştır.
Takı modasına göre de değişen saatler sarı altından, beyaz altın ve platine
dönüşmeye başlamış, ardından biocolor saatlere ve şimdilerde çelik saatlerin yaygın
kullanımına yol açmıştır.
Saat modasının hızla yayılması, moda dünyasının ünlü mücevher firmalarının
da ilgisini çekmiş, ürettikleri mücevherlere uygun saat üretmeye başlamışlardır.
Değerli maden ve taştan üretilen ürünler olup, Piaget, Patek Philippe ve Vacheron
Constantin gibi prestij saatleri olan markalara yaklaşmayı başarmışlardır. Christian
Dior, Gucci, Hermes, Ferre ve Givenchy gibi ünlü modacı firmalar da 70’li yıllardan
itibaren saat işine girmeye başlamışlardır.

Saat imalatı denilince İsviçre, İsviçre denilince saatin akla geldiği kabul gören
bir gerçektir. Bir çok ülkenin olduğu gibi Türkiye’nin de saat ithalatında İsviçre ilk
sırada yer almaktadır. Ancak buradan piyasada çok miktarda İsviçre saati olduğu
sonucu çıkarılamaz. Çünkü İsviçre saatlerinin birim fiyatlarının çok yüksek olması –
ithalat miktarları düşük olmasına rağmen – ithalat içinde aldıkları payın yüksek
olmasına neden olmaktadır. Son yıllarda her sektörde olduğu gibi saat sektöründe de
ucuz seri üretimi nedeniyle piyasaya giren ve rağbet gören Uzakdoğu ürünleri, miktar
olarak çok daha fazla sayıda ithal edilmektedir. İsviçre, saat sektöründe üstünlüğünü
devam ettirebilmek ve ayrıcalık yaratmak için yeniden klasik mekanik saatlerin
üretimine dönüş yapmıştır.
Bu arada, Fransız Louis-Vuitton-Moet-Hennesy-LVMH grubunun Zenith
saatlerini satın alması Louis-Vuitton’un saat piyasasında daha iddialı konuma geçme
arzusunu göstermektedir. Tamamen Fransız sermayesi olan sözkonusu grup tüm
saat imalatını İsviçre’de yaptırmaktadır.

Kol saati üretiminin olmadığı ülkemizde ise yalnızca duvar ve masa saati
üreticisi bulunmaktadır. Buna rağmen, piyasada saat ticaretinin yoğun olduğu hatta
az da olsa ithal edilen bazı saatlerin ihracatı da yapılabilmektedir. Sözkonusu ihracat,
ülkemizde İsviçre ve Fransa’nın ünlü marka saatlerinin distribütörleri tarafından
yapılmaktadır. İsviçre’nin dünyaca ünlü saatleri dünyanın her yerinde bulunan
distribütörleri aracılığıyla gerçekleştirilmektedir. 19
IV.1.SORUNLAR:
IV.1.1.Taklit Saatler
Üretim girdi maliyetlerinin son derece ucuz olduğu Uzakdoğu’da başta Rolex
ve Gucci olmak üzere dünyaca ünlü tüm marka saatlerin taklitleri üretilmektedir. Tüm
dünyada olduğu gibi ülkemizde bu tür taklit saatler ithal edilmekte ve tüketiciler
tarafından beğeniyle satın alınmaktadırlar. Bu durumda orijinal saat satışları doğal
olarak azalmaktadır.
Sektör temsilcileri tüketicileri uyararak taklit saatlerin bir kısmının adeta orijinali
gibi olduğuna ve zaman zaman orijinal zannedilerek pahalı fiyata da satılabildiğine
dikkat çekmektedirler.
i) Kordon fiyatına satılan saatler tüccarı - esnafı mağdur ediyor
İşportada kordon fiyatına satılan, Rus ve Japon malı adı altında yurda getirilen
bu saatler, saatçileri zor durumda bırakmaktadır. Bu saatler ucuz olduğu için halk
tarafından büyük ilgi görmektedir. Ancak yurtdışından getirilip kaçak olarak piyasaya
sürülen ithal saatlerin ülkeyi çöplüğe döndürdüğü, piyasadaki kalitesiz ve ucuz saatler
yüzünden saatçilerin mağdur olduğu ve rekabet gücünü yitirdiği açıktır.
Ucuz diye rağbet edilen ancak garanti belgesi ve standardı olmayan bu saatler
kısa bir süre sonra bozulduğundan tüketicileri mağdur etmektedir.
“Türk Ticaret Yasası”nda kalitesiz malların ülkemize getirilmesini engelleyen
bir hüküm olmaması nedeniyle mevcut yasanın tekrar gözden geçirilmesi ve
denetimlerin artırılması sektör temsilcileri tarafından talep edilmektedir.
ii) İşporta saatleri alerjiye neden oluyor
İşportadaki saatlerin sağlığa da zararlı olduğu, bu saatlerin kaplamalarının
sağlıksız maddelerden yapıldığı için kolda ve bilekte alerjik rahatsızlıklara neden
olma risklerinin çok yüksek olduğu belirtilmektedir.

iii) Saat Yerine Geçebilen Ürünler: Cep telefonları saatin pabucunu dama
atıyor
Türkiye’de yaşayan her üç kişiden biri zamanı öğrenmek için artık kol saati
yerine cep telefonuna bakmayı tercih etmektedir. Saat satıcıları cep telefonları
yüzünden satışlarının yüzde 20 oranında azaldığını, Turkcell, Telsim ve Aria’nın
ülkemizdeki toplam abone sayısının 30 milyona yaklaştığı belirtilmektedir. İstanbul
Sirkeci’de saat esnafı ekonomik krizin yanısıra cep telefonu yüzünden de saat
satışlarının sekteye uğradığına dikkat çekmektedir.
Özellikle data-banklı saat satışının aynı işi yapabilen cep telefonlarından sonra
bıçak gibi kesildiğini ve cep telefonu yüzünden azalan satışların %15 ile %20
arasında değiştiği, buna bağlı olarak sadece son üç ayda 50 saatçinin işyerini
kapatmak zorunda kaldığı ifade edilmektedir. 

Devamını oku

SAAT ve ZAMAN

saat tarihi
Saat ve Zaman

     Saat zamanı ölçmek için icad edilmiş ve günümüze kadar gelişerek gelmiş komplike bir mekanizmadır. İki ayrı zaman arasındaki farkı, mevcut ölçü birimleri dahilinde ölçer. 

     Saat ilk olarak MÖ 4000 yıllarında Mısır’da kullanılmaya başlanmıştır. Mısırlılar, Güneş’in her gün belli bir düzende doğduğunu ve battığını gözlemleyerek keşfetmişlerdir. Bundan faydalanarak Güneş Saati’ni icat etmişlerdir. Dik duran sabit bir cismin etrafında güneş ışığının geliş açısına göre aksine düşen gölge boyuna bakılarak zaman hesaplanmıştır. Lakin Güneş Saati geceleri ve güneşsiz, havanın kapalı, hava şartlarının olumsuz olduğu günlerde işe yaramıyordu. Bu durum üzerine Kum Saati ve Su Saati Mısırlılar tarafından icad edildi.

     Kum Saatleri alt ve üstü geniş, orta bel kısmı ince eşit miktarda bir sıvı yahut çok ince taneli bir katı madde veya kumun bir hazneden diğerine ince bel kısmındaki delikten yukarıdan aşağı akarak sabit bir zaman dilimini ölçmeye yarar şekilde tasarlanmıştır. Akış hızı sabit değildir, toplam süre ise sabittir. Kum Saati Avrupa’da 8. yüzyılda bir Kilise Papazının buluşu ile kullanılmaya başlanmıştır. Camcılıkta ilerlendikçe kumun doldurduğu ağız da eritilerek kapatılmış ve nemlenerek akışın zorlanması engellenmiştir. 16. yy’ dan günümüze belirli bir sürenin başlangıç ve bitişini göstermek için kullanılmıştır.
Günümüzde zaman ölçmenin yanı sıra aksesuar, süs eşyası olarak oldukça revaçtadır.

Kum Saati
Kum Saati


     Su saati, suyun düzenli biçimde su miktarının ölçüldüğü bir kabın içine veya kaptan dışarıya akmasına dayanan bir saat türüdür.
Su saatleri güneş saatleri ile birlikte en eski zaman ölçüm yöntemlerinden biridir. Ne zaman icat edildiği bilinmemektedir. Antik Mısır ve Babil'de MÖ 16. yüzyılda kullanıldıkları bilinmektedir. Hindistan ve Çin gibi dünyanın bazı diğer bölgelerinde de su saati kullanımının antik döneme dayandığı bilinmekte olup bu bölgelerde ilk ortaya çıkış tarihi bilinmemektedir. Bazı yazarlar Çin'de MÖ 4000 civarında ortaya çıktığını öne sürmektedir.

Su Saati kullanımı hakkında bilgiler içeren kil tablete ait fotoğraf.

Su Saati Kullanımını Anlatan Kil Tablet


     Saat icadı ile zaman ölçümü için matematiksel ve astrolojik çalışma, hesaplamalar, gözlemler hızlanmıştır. Mekaniksel aletlerin matematiksel bir ölçüm birimine göre çalışması gereği zaman ilerledikçe ortaya çıkmıştır. Neye göre nasıl ölçüm yapılmalıdır. İşte burada matematik, astroloji ve gözlem ile bilim konuya giriş yapmıştır. Zamanın dahileri bu konuya çözüm için çalışmış ve Zaman dediğimiz kavramın ölçümü ve anlaşılabilir olması için ölçüm birimleri keşfetmişlerdir. Bu keşifte Dünyanın hareketleri, Güneşin doğuşu, batışı ve mevsimlerin gözlemlenerek izlenmesi önemli rol oynamıştır ve matematiksel varolan bir döngünün farkına varılarak, yaşanılan ve akan giden Zaman keşfedilmiştir. 

Mum Saati
Mum Saati


     Zamanın ölçülmesi için kullanılan zaman sistemi Dünyanın hareketlerini esas olarak alır. Dünyanın kendi etrafında bir tam tur dönüşü ile bir gün oluşmaktadır. Güneşin etrafında ise bir tam dönüş bir yılı oluşturmaktadır.

     M.Ö 2400 ler de yılı 12 eşit parçaya ayırdılar. Günü 24 saate böldüler. Babilliler ve ayrrıyetten Mısırlılar yıl uzunluğunu 365 gün 6 saat olarak hesapladılar.
Takvimler; gün, ay ve yıl takibi için düzenlendi. M.Ö 46 da kullanılmaya başlanan Jülyen Takvimi, Roma İmparatoru Julius Cesar emri ile hazırlanmıştır.
16. Yy da ise Jülyen takvimi Dünya hareketi ile uyumlu olmaktan uzaktı. Jülyen takvimi geliştirildi ve Gregoryen Takvimi 1582 de kabul edilerek kullanılmaya başlandı. 1752 de Jülyen takviminden 11 gün çıkarılmıştır. Ülkeler kendi takvimlerini geliştirmiştir ve bugün halen kendi geliştirdiği takvimi kullananlar vardır.
Miladi takvim ya da Gregoryen takvim, Jülyen takviminin yerine Papa XIII. Gregory tarafından yaptırılan takvimdir. Milad'ıtarih başlangıcı ve Dünya'nın Güneş etrafındaki dönüş süresi olan 365 gün 6 saatlik zamanı "1 yıl" olarak kabul eder.

     Dünyada en yaygın olarak kullanılan takvim olan miladî takvim, senede 10.8 saniye hata oranıyla en güvenilir ve hassas takvimdir.
4 Ekim 1582'de kabul edilmiştir. Değişik tarihlerde önce Avrupa'da daha sonra diğer ülkelerde yayılmıştır.
Gregoryen takvim oluşturulurken Jülyen takvimine 10 gün ilave edilmiştir; 5 Ekim Cuma günü, 15 Ekim Cuma olarak kabul edilmiştir. 1752'de kabul eden ülkeler ise 11 gün ilave etmek durumunda kalmışlardır.

     Osmanlı İmparatorluğu döneminde, önce Hicrî takvim, sonra da 1 Mart'ı yılbaşı kabul eden Mali takvim kullanılmıştı. Cumhuriyet'in ilanından sonra, Malî 26 Kânun-ı evvel 1341'de (26 Aralık 1925) kabul edilen "Takvimde Tarih Mebdeinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun" ve "Günün 24 Saate Taksimi Hakkında Kanun" adlı iki ayrı yasayla 1 Ocak 1926'dan başlayarak Gregoryen takvim benimsendi. Yılbaşını 1 Ocak olarak alan bu takvimin yanı sıra günü 12 saatlik gündüz ve 12 saat gece dilimlerine ayıran saat sistemi yerine 24 saatlik bir gün kabul edildi.

     Gregoryen takvim, günümüze kadar kullanılan takvimler içinde en az hatalı olanıdır. Günümüzde bir ekinoks yılı 365.242375 gündür. Gregoryen takvimde ortalama bir yıl 365.2425 gündür ve gerçek ekinoks yılı uzunluğuna oldukça yakındır.
Senede "ortalama" 0.000125 günlük bu ufak hata, 10.8 saniyeye tekabül eder. Takvim hesaplamasında 1 günlük hatanın ortaya çıkması için yaklaşık 8000 yıl geçmesi gerekir. Bununla birlikte 8000 yıl içerisinde bir ekinoks yılının uzunluğu da sabit kalmayacaktır ve hangi uzunlukta olacağı tam olarak bilinemez. Bu nedenlerle Gregoryen takvim yeterli hassasiyette bir takvimdir ve yeniden düzenlenmesi çok uzun bir süreliğine gereksizdir.

     Tekrar Saatin Tarih İçinde Gelişimine geçelim, M.Ö. 3000’lerden itibaren güneş saati kullanıldı. Sonra su saati, kum saati,
mum saati uzunca bir dönem kullanıldı. Sonrasında ise 1300 lü yıllara kadar geliştirilmiş hassas olmayan yahut sabit bir zaman aralığını ölçen basit düzenekler ile gelindi.
Avrupa’da saatlerin gelişimini Rahipler sağladı. Rahipler belirli saatler de ibadet etmek için su ve mum saatlerinden daha hassas saatlere ihtiyaç duyuyordu. Bir İngiliz’in 1271’de yazdığı kitabında “günde tam bir tur atacak bir çark (dişli) olsaydı hassas saatler yapılırdı, ama bunun için bir saat maşası gerekli” diye önemli icat edilmesi gereken bir eksiği belirtti.
Saat maşası 1275’te keşfedilince ilk dişli saatler yapıldı. Saat maşası, dönen dişli çarkın dişlerinin aynı zaman aralığında birer birer dönmesini sağlar. İlk maşa yukarı aşağı hareket eden bir metal çubuktu. İki  ucundaki plakalar önce dişliye takılıp onu durduruyor, sonra serbest bırakıyordu. Çubuğun aynı zaman aralığında inip kalkmasını ise çubuğun üst kısmında bulunan terazi benzeri başka bir çubuk sağlıyordu. Ana dişlinin dönmesi için gereken enerji, ipe bağlı ağırlıkla sağlanıyordu. Maşa sayesinde, salınımla çalışan hassas saatler yapıldı. Halen çalışan en eski saat, 1386’da yapılan, İngiltere’deki Salisbury katedral saatinde akrep ve yelkovan yoktur. O dönemde saatin belirli zamanlarda zil çalması yeterliydi. İlk mekanik saatler, saati göstermek için değil, duyurmak üzere yapılmışlardı. Bu zamanlar da saatlerin çan çalması gerekiyordu, inanış ve düşünce bu yönde idi. Mekanik saatlerin içinde en ünlülerinden olan Giovanni di Dondi’nin tasarımı, ağırlıkla işleyen mekanizmaya bağlı sarkaç ve sekteli rakkas dişlisinden oluşuyordu ve saatte kadran bulunmuyordu.
Gündüz saatlerinin gece saatlerine uymayan saat sistemi, 14. yüzyılda mekanik saatlerin yapılmasına kadar devam etmiştir. Günü eşit saatler halinde bölen ilk saat, Milano’daki Saint Gottard kilisesi saatidir. Yüzyılın ortasına doğru büyük Avrupa şehirlerinin kulelerinde mekanik saatler görülmeye başlanmış ve gittikçe yayılmıştır. Vargel düzeniyle çalışan bu saatler 300 yıl boyunca devam etmiştir.

Salisbury Katedrali Saati İngiltere 1386
Salisbury KatedraliSaati İngiltere 1386
Akrep ve yelkovan yoktur. Sadece zil çalması yeterlidir kullanıldığı zamanda.

 
     Zemberek
1500’lerde Nürnberg’de Peter Heinlein’ın zembereği bulmasıyla, büyük ağırlıklar kalkarak taşınabilir küçük saatler olanaklı kılınmıştır. İlk saatlerde kadran, akrep ve yelkovan bulunmuyordu. Okuma yazma oranının düşük olması, saatlere insanların bakıp anlayacağı yazılar koymak yerine çan sesleri konmasını gerektiriyordu. Süreyi görsel olarak göstermek için saatlere kadranı ilk olarak kullanan ve 1344’te 24 dilimlik saati yapan Dondi’dir.
(Zemberek, saat yapımcılığında ve mekanik makinelerin yapımında kullanılan, bir merkezden hareketle kendi üzerine sarılan çelik uzun şeritten oluşan bir çeşit yaydır. Kinetik enerjiyi depolamak için önceki yüzyıllarda kullanılan tek araçtı.)
 
     Sarkac
Saat gelişiminde atılan başka bir büyük adım da sarkacın bulunmasıdır. Kilisede papazı dinlerken kürsünün üzerinde sallanan lambanın salınım zamanının sabit olduğunu farkeden Galileo, sarkacın salınım periyodunun, ağırlığına ya da genişliğine değil, uzunluğuna bağlı olduğunu bulmuştur. Galileo, ölümüne yakın, sarkaçla çalışan bir saat tasarlasa da bunu gerçekleştirememiştir. İlk çalışan sarkaçlı saati 1656’da, Galileo’nun ölümünden 14 yıl sonra, Alman astronom Christian Huygens yapmıştır. Huygens’in saati önceleri günde bir dakikadan az hata veriyordu. İlk olarak sağlanan bu hassaslığı, Huygens çalışmalarıyla hatayı günde 10 saniyeye düşürerek, artırmıştır. Sarkacın bulunmasıyla ilk defa saatlere dakika ve saniye kolları eklenmiştir.
Sarkaç bir ipin bir ucuna rahatlıkla sallanabilecek şekilde bağlanılan bir kütle ile oluşturulan düzenektir. Duzenek yerçekim kuvveti yuzunden denge konumunu muhafaza etmeye meyillidir. Kutle denge konumundan alindiginda yercekimi kuvveti tarafindan denge noktasina getirilmek uzere hizlandirilacaktir ve bu da denge noktasi etrafinda bir salınıma yol acar.
Sarkacin bu duzgun salinim hareketi bunun zaman olcmek icin kullanilabilmesini saglar ve sarkaçlı saatler bu ilkeye gore calisir.
Fransız fizikci Foucault, Foucault sarkacı adi ile anilan hayalî bir sarkac yardimi ile dunyanin kendi ekseni etrafinda dondugunun kanitlanabilecegini ongormustur. Daha sonra da oldukca buyuk bir sarkac yardimi ile ilk kez dunyanin kendi ekseni etrafinda dondugunu gozler onune sermistir.
En yaygın kullanım alanı sarkaçlı saattir. 2 saniye periyodlu bir sarkaç, her bir salınım bir saniyeye karşılık geldiğinden, saniye sarkacı olarak adlandırılır. Sarkaçlı saatler sürtünmeden dolayı hassas değildirler. Sarkaçlar, müzik alanında metronom olarak kullanılır. Sarkaç bir matematik aleti olarak ilk defa Isaac Newton tarafından kullanılmıştır.
Periyod denklemindeki g'nin (yerçekimi ivmesi) var olması nedeniyle dünya üzerinde değişik noktalarda belirli bir sarkacın frekansı farklı olur. Dünya üzerindeki değişik noktalarda yerçekimi ivmesi %0,5'lere kadar değişir. Dolayısıyla, mesela Glasgow, İskoçya'da (g = 9.815 63 m/s2) bulunan hassas bir sarkaçlı saatin, Kahire, Mısır'a (g = 9.793 17 m/s2) getirildiğinde doğru ölçüm yapması için sarkaç boyunun %0,23 oranında kısaltılması gerekir.
Sarkaç bu özelliği sayesinde Dünya yüzeyinde herhangi bir noktadaki yerçekimini ölçmede (gravimetri) kullanılabilir. Unutulmamalıdır ki g = 9.8 m/s² değeri yerleşime göre değişen bir hassasiyet gerekmediği durumlarda sabit kabul edilebilir bir değerdir.
Sarkaç havadayken atmosferik ve mekanik sürüklenmeden etkilenir. drag. Ancak bu etkilerin telafi edilebileceği biliniyor. Atmosferik sürüklenme sıcaklık, nem oranı, havanın yogunluğu ve barometrik basınçtan etkilenebilir. Kesin zamanlamanın kullanılabilmesi için atmosferik gözlemelerle geliştirilmiş sarkaç odanın sıcaklık ve tahliyesinin kontrol altında tutulması gerekir.Yüksek dönme momenti atalet hakkında onun dönüşünü, her ikisi de yavaş salınım üretir, biraz daha hızlı olan sarkaç atmosferik sürüklenmeden daha az etkilenecektir.
Basit sarkaç günün her saatlerinde ortam(oda)sıcaklığından etkilenir,Sarkacı tutan malzemede ısıl gelişmeden etkilenir dolayısıyla sarkaca da etki eder. Bu değişiklik bazen minimize edilebilirken sarkaç için özel olarak kullanılan malzemeler çubuktaki küçük bir değişiklik sıcaklıkla birlikte daha karmaşık bir hal alır [ızgara Sarkacı], Bazen görünüşte Banjo benzeyen sarkaca Banjo Sarkacı denir.

     Cep Saati
1670’lerin ortalarında Huygens’in balans yayını geliştirmesi taşınabilir saatlerin gerçek bir cep saati haline getirilebilmesini sağlamıştır. Yay mekanizmasının bulunması, zamanın hem karada hem de denizde aynı doğrulukta ölçülebilmesini sağlamıştır. Balans yayının geliştirilmesi ile gittikçe küçülen saatler cepte ya da kolda taşınabilmeye başlamış, ilk ucuz cep saatleri ABD’de üretilmiştir.
 
     Kol Saatleri
İlk kol saati 1868’de yapıldı. Alman denizcilere 1880’de kol saati dağıtıldı. Kol saatleri  1890’larda ise ciddi olarak var olmaya başladı. Başlangıçta sadece kadınların kullandığı kol saatleri, I. Dünya Savaşı sırasında erkekler arasında da yaygınlaşmıştır. Zamanı karada ve denizde aynı olarak ölçebilen bu yeni saatlerle zaman birimlerinin hassaslığı sorgulanmaya başlanmıştır. Bir saniyenin uzunluğu neydi? Basit bir hesapla saniye dakikanın 1/60’ı, dakika saatin 1/60’ı ve saat te günün 24’te biri olduğu için bir saniye ortalama güneş gününün 86 400’de biri olarak ortaya çıkar. 1820’de zaman aralıkları bu hesaba göre standardize edilmiştir.
Tanınmış saatçi Cartier,  1904’te Brezilyalı pilot Santos’un uçarken kullanması için bir kol saati üretti. Santos Kol Saati piyasada çok ilgi gördü. Birinci Dünya Savaşı sırasında askerlere kol saati dağıtıldı. Kol saatleri  1923’te boyutları küçülünce halk arasında popüler oldu.

     Atom Saati ve Elektronik, Quartz Saatler
     Atom saati, atomların rezonans frekanslarını sayarak zamanı ölçen bir saat çeşididir. 3 milyon yılda 1 saniye hata yapmalarının ihtimali sadece %22,522'dir. İlk atom saatleri, sayım ekipmanları eklenmiş Maser'lerdir. Bugünün en iyi atom saatleri, soğuk atomlar ve atomik çeşmelerle çalışan, ileri fizik ürünü aletlerdir.Amerikan Ulusal Standartlar Enstitüsü, kullanılan Maser'lerin hata payı olan günlük 10-9 saniyelik sapmayla çalışan saatler kullanırlar. Atom saatleri devamlı ve istikrarlı bir zaman ölçümü standardı olan Uluslararası Atomik Zamanı (International Atomic Time, IAT) oluştururlar. Diğer ölçümler için, TAI'den elde edilen ancak gece ve gündüzün geçişiyle senkronize edilen Koordine Evrensel Zaman (Coordinated Universal Time, CUT) kullanılır.
İlk atom saati 1949'da ABD Ulusal Standartlar Bürosu'nda (U.S National Bureau of Standards, NBS) yapıldı. İlk isabetli atom saatiyse, sezyum-133 atomunun rezonansı ölçümüyle 1955 yılında İngiltere Ulusal Fizik Laboratuvarı'nda, Louis Essen tarafından yapıldı. Ağustos 2004'te NIST bilim adamları, bilgisayar çipi ölçeğinde ilk atom saatini tanıttılar. Modern radyo saatleri atom saatlerini referans alırlar, ancak radyo saatleri ikincil ekipmanlar oldukları için atom saatlerindeki kesinlikten yoksundurlar. Bu yüzden yüksek kesinlik gerektiren bilimsel uygulamalarda kullanılmazlar. 2005 yılında atom saati biraz daha geliştirildi.

     Quartzpiezoelektrik bir malzemedir. Bunun anlamı, mekanik etki halinde elekrik sinyal üretmesidir. Aksine, bunlara voltaj uygulandığında, örneğin bir pilden akım verildiğinde ses çıkarmaktadırlar. Pierre Curie ve kardeşi Jacques tarafından 1880 yılında icat edilmiştir. 1920'lerin başında, W.G. Cady elastik özellikleri ve mekanik dayanıklılıkları dolayısıyla Quartz kristallerinin çok düzenli işleyişe sahip rezonatörler yapmakta da kullanılabileceğini fark etti. W.G Cady ayrıca bu kristallerin farklı şekillerde kesilerek neredeyse her frekansta işleyen rezonatörler yapılabileceğini ve bunların sıcaklık değişse dahi stabil çalışabileceğini de bulmuştur. Bunların zaman standardı olarak kullanılmasını ilk Warren Marrison başlatmıştır, kendisi 1927 yılı itibariyle ilk Quartz saati icat etmiştir. Juergen Staudte 1970lerin başında saatlerde kullanılan Quartz kristallerin seri üretimine imkan tanıyan tekniği geliştirmiştir.

     Quartz Mekanizma Elektronik Saatlerde bulunan ve akım verildiğinde osilasyon üretebilen bir aygıttır. Bir pil yahut kapasitör saatin çalışması için gereken gücü temin eder. Genellikle Quartz mekanizmalar mekanik saat mekanizmalarından daha yüksek hassasiyete sahiptir.
 
     Aşağı yukarı saatin gelişimine göre bir dizilim şu şekilde özetlenebilir.
Güneş Saati
Su Saati
Kum Saati
Mum Saati
Büyük Mekanik Düzenekli Ses ile Zamanı Bildiren Hassas Olmayan Saatler
Maşalı Saatler
Kule Saatler
Zemberekli Saatler
Sarkaçlı Saatler
Balanslı Saatler
Cep Saatleri
Kol Saatleri
Quartz Kol Saatleri
Atom Saatleri
Dijital Saatler

Şeklinde özet bir sıralama ile zaman içinde zamanın ölçülmesi için gelişmeyi ifade edebiliriz. 

     
Devamını oku

Saat Camı Çeşitleri ve Özellikleri

saat cam
Saat Camı Çeşitleri ve Özellikleri

Saat Camları saat üretiminde önemli bir alandır. Saat Markaları ürettikleri saatlerin kalitelerine göre farklı özelliklerde camlar kullanmaktadır.

Bunlar Mineral, Kristal, Sert Kristal, Safir, Mika ve son zamanlarda Antirefle yansımasız saat camları, saatlerde kullanılmaktadır. 
 

- Cam Nedir?

Cam, çoğunlukla saydam veya yarısaydam halde kullanılan, genellikle sert, kırılgan olan ve sıvıların muhafazasına imkân veren inorganik sıvı malzeme. Antik çağlardan beri gerek inşaat, gerekse süs eşyası olarak camdan yararlanılmaktadır. Günümüzde halen en basit araç gereçlerden iletişime ve uzay teknolojilerine kadar çok yaygın bir kullanım alanı vardır.

Cam ani soğutulmuş alkali ve toprak alkali metal oksitleriyle, diğer bazı metal oksitlerin çözülmesinden oluşan akışkan bir malzeme olup ana maddesi (SiO2)silisyumdur. Cam amorf yapısını koruyarak katılaşır. Üretim sırasında hızlı soğuma nedeniyle kristal yapı yerine amorf yapı oluşur. Bu yapı cama sağlamlık ve saydamlık özelliğini kazandırır.
 

- Mineral Saat Camı

Mineral Cam temperleme işlemi ile sertleştirilmiş, kırılma ve çizilmeye pleksiglastan daha dayanıklı bir cam çeşididir. Safir cama alternatif olarak saat sektöründe kullanılır. Çizilmeye dayanıklıdır, lakin çizilmez değildir. Mineral cam yan açıdan kenar kısımlarına bakıldığında yeşilimsi renktedir.
Kırılgandır, transperensi (şeffaflığı ) yüksektir, yansıması fazladır, kolay buğu tutar, kolay tozlanmaz, temizliğe elverişlidir, birçok kimyasal madde etki etmez, sıcaktan etkilenmez, UV ışınları olduğu gibi geçirgendir, zamanla şeffaflığını yitirmez. 

 

- Kristal Saat Camı

Soda kalsik camında kirecin yerini PbO aldığında kurşun camı elde edilmiş olur. Yapısında %80 oranında bazı hallerde daha fazla kurşun oksit bulundurur. Kurşun oksit, camın erime noktasını düşürerek yumuşama noktasını CaO’li camlarınkinin de altına düşürür. Ayrıca cama kolay işlenebilme, ışığı yansıtma ve yayma özelliği kazandırır. Kurşun oksit miktarının %80’i geçtiği cam türü g ve x ışınlarından korunmak amacıyla kullanılır. Oldukça pahalı bir cam olduğu için baryum oksitli camlar kullanılır. Son yıllarda kurşun içermeyen Kristal Camlar üretilmektedir.  Kristal Cam parlaklık, saydamlık ve berraklıkta öne çıkar. Bu camlara sert bir metal alet ile tıklandığında hoş ince bir tınısı vardır.  Renksiz ve tam saydamdırlar.
 


- Safir Saat Camı

Suni sentetik safirden yapılma saat camıdır. 9 moh’luk bir sertliğe sahip olduğu için son derece sağlam, çiziklere karşı oldukça dayanıklıdır ve ancak bir elmas ile çizilebilir.
 


- Mika, Organik Saat Camı

Mika. Formülü FeO(OH) olan bir demir hidroksittir. Limonit ile birlikte bulunur. İğne biçiminde billurlar ya da tabakalar halinde rastlanır

Mika, çok kolay dilimlenebilen yapraksı bir silikat grubuna verilen isimdir. Misket yapımında da kullanılırlar

Mikalar, çok ince bükülgen pullar ya da yapraklar halinde kolayca bölünebilme özellikleriyle dikkat çeker. Mikanın bütün türleri, monoklinik sistemde billurlaşır. Billursu kayaların çoğunda bulunan mika, granitin üç temel elemanından biridir. Özellikle pegmetit içinde üst üste yığılmış yapraklar halinde bulunur. Mika, ısıya karşı çok dayanıklı bir mineraldir; bu özelliğinden ve saydamlığından ötürü bazı sobalarda kullanılır. Mika aynı zamanda kusursuz bir yalıtkandır. Bu nedenle kondansatörlerin yapımında da kullanılır. Mühendislikte yağlayıcı olarak kullanımı da vardır. Mika genellikle feldspat içerisinde yoğun bir şekilde bulunur.

Saydam, ince tabakalara bölünebilen bir madendir. Kağıt kadar ince olabilen bu tabakalar sert ve çok yüksek ısıya da dayanıklıdır. Bunun için, sobaların küçük, göz pencerelerini kapamakta, yüksek ısıda, ateşe yakın yerde çalışanların taktığı özel gözlüklerde kullanılır. mikanın belirgin bir özelliği de iletken olmayışıdır. Dolayısıyla bazı elektrik apareylerinin izolasyon (yalıtkanlık) gereken kısımlarında da mikadan yararlanılmaktadır. Böylece güven sağlanmış olur. Ruslar pencere camı yerine geniş ölçüde mika kullanmaktadırlar.

Günümüzde mika sanayinin birçok dallarında önemli bir yer işgal etmeye başlamıştır. Bir çarpma anında parçalanıp, sürücü için tehlikeli bir durum yaratmaması amacı ile otomobil camlarının arasına da mika konmaktadır.

Dünyadaki mika kaynaklarının en zenginleri Hindistan ve ABD'dedır. Rusya'da zengin mika kaynakları vardır.

 

- Yansımasız Antirefle Saat Camı

Yansımaları azaltmak için uygulanır ve bu amaçla cam magnezyum flüorür (mineral camlar magnezyum flüorür, organik camlar quartz) ile kaplanır. Böylece yansımalar en aza indirilerek saat kadranının rahat okunması sağlanır. Cam yokmuş gibi net bir görüntü sağlar.

 

- Saat Camı ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular


- Saat camı çizik giderme mümkün müdür? Saat camındaki çizikleri sildirebilir miyim?
- Saat camları camda özel bir kaplama yok ise ve derin çizikler hariç silinmesi mümkündür. Lakin bu işi yapan Ustalar oldukça az sayıdadır. Saat Camı ciziklerin derinliğine kadar zımparalanarak, yahut taşlanarak inceltilir. Sonrasında malatura taşı gibi parlatma taşında cilalanır ve cam berrak, şeffaf hale gelir. Ustalık gerektiren meşakkatli bir uygulamadır.


- Saat camında buhar var, saatin camı içten buharlanıyor, sebebi nedir?
- Saatiniz su almış. En kısa sürede saatinizin Saatçi Ustası tarafından sudan arınıdırılarak en ufak parçasında kadar temizlenmesi, su almasına karşı contalarının yenilenmesi gerekir. Aksi halde saatinizin makinasında metal aksamlar paslanmaya başlar ve onarılamaz duruma gelerek bu parçaların değişmesi gerekir ki onarım maliyeti yükselir.

- Saat Camı nasıl temizlenir?
- Saat Camı dış yüzeyi yumuşak bir tüy bırakmayan bez ile silinerek temizlenebilir. Lakin Saatin Camında içten bir lekelenme var ise bunu ancak Saatçi doğru bir şekilde temizleyebilir. Saatinizi açıp bu işleme girmeyiniz, saatinizi bozarak lekeden çok daha fazlasına mal olma olasılığı yüksektir.

- Saat Camı çeşitleri nelerdir? Kaç Çeşit saat camı vardır?
- Yukarıda da belirttiğimiz gibi mineral, kristal, mika, safir, sert kristal, yansımasız şeklindedir saat camı çeşitleri.

- Saat Camı fiyatları hakkında bilgi?
- Saat Cam fiyatları camın özelliğine ve saatin kalitesine göre değişmektedir. Ucuz bir saatin camı ucuz, pahalı bir saatin camı pahalıdır. Saatin fiyatına orantılıdır saat camı fiyatları. Saatin Cam fiyatının yanısıra bu işlemde emek, ustalık ücreti, saate ve Saatçinin bulunduğu İl, İlçe ve Semte göre değişiklik arzeder.

- Saat Camı kırılması, yahut çizilmesi garantiye girer mi?
- Genel olarak garanti şartlarında aksi belirtilmedikçe saat camı kırılması garanti kapsamına girmez. Çizilmez olarak garanti verilen saat camının çizilmesi elbette garanti kapsamına giren bir durumdur. Lakin çizilmeye dayanıklı şeklinde belirtilen saat camı özelliğinde camın çizilmesi garanti kapsamına girmez.

- Mineral Cam mı, Kristal Cam mı ?
- Bu konu hakkında çok farklı görüşler var. Kristal cam daha canlı ve parlak bir görünüme sahip, lakin üretiminde kurşun kullanımı var. Bu ise hem sağlığa hem doğaya zararlı. Sertleştirilerek Kristal Cama mukavemette kazandırıldı ve mineral cama göre bir kaç adım öne geçti. Son yıllarda ise kurşun yerine başka kimyasallar ile kristal cam tabir edilen cam çeşidi üretimler de kullanılmaya başlandı. Lakin Saat sektöründe hiç bir Marka saat camının hangi kimyasallar ile üretildiği bilgisini sunmamaktadır. Bu sebepten camda kullanılan net bilinmediğinden biraz muallak bir konu. Kurşun içeriyor ise zararları dikkate alınarak avantajı olmasına rağmen mineral doğru seçimdir. Eğer kurşun kullanılmıyor ise ve bu doğru şekilde açıklanmış bir saatte sertleştirilmiş kristal cam seçimi daha akılcı bir seçimdir. İki camın dışında ise antirefle yansımasız safir cam en iyisidir. Lakin pahalıdır, alt ve orta sınıf saatlerde bulunmaz.  Orta sınıfta safir cam diye belirtilen bir çok saatin camı gereken seviyede sentetik safir kullanılarak sertleştirilmiş değildir. Yani 9 mohluk sertlik yoktur bu safir cam denilen saat camlarında.




 

Devamını oku

Saat Kasa ve Kordon Maddeleri Hakkında Bilgiler

saat kasa kordon
Saat Üretiminde Kullanılan Materyaller

Genel olarak üretilen farklı kalitedeki saatlerin, üretiminde kullanılan maddelerin ne olduğu konusunda bilgi sunmak amacmız. Mesela Brass ve Alloy gibi Alaşımlar saat sektöründe orta ve alt kalite de kullanılmaktadır genel olarak. Alaşımların kaliteli ve sağlam olanlarıda var elbette, lakin genel olarak üretimde kullanım şekli belirttiğimiz gibidir.

Çelik, Alloy (Alaşım), Brass (Pirinç), Titanyum, Alüminyum, Plastik, Altın, Gümüş gibi maddeler kasa üretiminde kullanılır. Hakiki Deri, Suni Deri, Çelik, Altın, Gümüş, Tekstil, Silikon vb. ise kordon üretiminde kullanılır. Bu materyaller ile ilgili bilgileri altta bulabilirsiniz. 
 

 

- Çelik 

Saat kasası ve kordonu üretiminde en çok kullanılan materyallerin başında paslanmaz çelik gelir. Paslanmaz çelik çok ciddi dayanıklılık gösterdiğinden, sağlam olduğundan, kasa içinde bulunan makinaya iyi bir koruma sağladığından saat üretiminde en çok tercih edilen madde olmuştur. 
Saatlerin makinaları, kadranları (mine), tepe (kurma,ayar kolu), kordon kilidi, kordon tokası, klipsleri, kasa arka kapaklarının üretiminde çelik, bir çok marka tarafından kullanılır. 


Paslanmaz Çelik Nedir?  
Metalürjide paslanmaz çelik, minimum %10,5 krom elementi içeren bir demir-karbon alaşımı olarak tarif edilir. Krom elementi aşağıdaki şekilde de görüldüğü üzere çeliği paslanmaya karşı koruyan temel bileşendir. İsmini bu çeliklerin, diğer çelikler gibi lekelenmemesi, korozyona uğramaması ve paslanmamasından almaktadır. Bu malzeme aynı zamanda, alaşım tipi ve kaliteleriyle detaylandırılmamış şekliyle, özellikle havacılık endüstrisinde korozyon dayanımlı çelik olarak da adlandırılır. Günümüzde, ürünün ömrü boyunca uygulandığı zorlu çevre şartlarında problemsiz bir şekilde çalışan birçok farklı ve kolayca ulaşılabilecek kalitelerde ve yüzey özelliklerinde paslanmaz çeliklere ulaşmak çok kolaydır. Normal günlük yaşamımızda dahi her an çatal-bıçaklardan saatlere kadar bu ürünlerin çok geniş bir şekilde kullanıldığını görürüz.
 
Paslanmaz çelik birçok doğal ve insan yapımı ortamda, korozyona ve oksitlenmeye karşı yüksek bir dirence sahiptir. Fakat herbir özel uygulama için doğru kalite ve tipteki paslanmaz çeliğin seçilmesi çok büyük önem taşır. Kalite seçiminde ilk adım, tasarım aşamasında paslanmaz çeliğin maruz kalacağı olası ve varolan tüm çalışma şartlarının detaylı bir şekilde analiz edilip, tanımlanmasıyla başlar.
Normal oda sıcaklığında ve hava şartlarında yüksek oksitlenme direnci, minimum %13 (ağırlık olarak), çok sert ve zor çevre şartlarında %30 ‘a kadar krom ilavesiyle başarılır. Paslanmaz çelikteki krom elementi oksijene maruz kaldığı zaman (normal atmosferde bulunan oksijen kastedilmektedir) hemen krom-oksit (Cr2O3) pasivasyon tabakası oluşturur.  Bu katman gözle görülemeyecek kadar incedir ve ürünü oluşturan metale (paslanmaz çeliğin) su veya herhangi bir gaz, oksijen nüfuzunu tamamen engelleyerek, örttüğü metali korur. Ayrıca, bu katmanın herhangibir nedenle yırtılması, açılması veya çizilmesi durumunda oluşacak açıklık, çok hızlı bir şekilde tekrar katmanın kendisini yenilemesiyle tekrardan oluşur.  Bu olaya pasivasyon adı verilir ve titanyum gibi bazı diğer metallerde de görülür.
Nikel elementi de, diğer düşük oranlarda kullanılan molibden ve vanadyum gibi elementler gibi pasivasyon özelliğine katkı sağlar.
Paslanmaz çeliğin korozyona ve lekelenmeye karşı olan direnci, onu ticari olarak geniş bir uygulama alanında, düşük bakım maliyeti, diğerleriyle karşılaştırıldığında daha ucuz olması ve göz alıcı bir görünüme sahip olması nedeniyle ideal ve vazgeçilmez bir malzeme kılar. Toplamda 150 ‘nin üzerinde paslanmaz çelik kalitesi olmasına rağmen, bunlar arasında 15 tanesi çok kullanılan ve piyasada çok tanınan paslanmaz çeliklerdir.
Paslanmaz çelikler akrabaları olan diğer çelikler gibi, yassı ürün olarak, plaka olarak, çubuk olarak, tel olarak, boru olarak, şekilli uzun ürünler olarak gibi birçok şekilde soğuk ve sıcak haddeleme yöntemleri ve döküm parçaları olarak, gıda endüstrisinde,  tıpta, cerrahi donanımlarda, endüstriyel donanımlarda, otomotivde, beyaz eşyada, yapılarda ve yapı elemanlarında, binalarda gibi birçok alanda geniş bir şekilde kullanılmaktadır. Paslanmaz çeliklerin kullanıldığı alanlardan biri de mücevher ve saat gibi günlük yaşamımızda yanımızdan hiç ayırmadığımız ürünlerde de kullanılır. Mücevherlerde kullanılan en yaygın kalite 316L ‘dir. Paslanmaz çelik gümüş gibi zamanla oksitlenme ve kararma yapmaz. Ayrıca paslanmaz çeliğin yoğunluğu gümüşe oranla biraz daha hafif olmasında dolayı tasarımcılara kolaylık sağlar.
 
 
Paslanmaz çelik %100 geri dönüştürülebilirdir. Kullanılan paslanmaz çeliğin %60 ‘ı ömrünü tamamlamış ürünlerden alınan paslanmaz çelikler ve üretim proseslerinin hurdaları gibi geri dönüştürülen malzemelerin tekrardan değerlendirilmesiyle üretilmektedir.     
Antik çağlardan günümüze birkaç korozyon dayanımlı demir ulaşmayı başarmıştır. Bunun en ünlü ve en büyük örneği Hindistan ‘ın Delhi kentindeki, Kumara Gupta I tarafından 400 ‘lü yıllarda yaptırılan “Delhi ‘nin Dikili Demiri” ‘dir.  Fakat paslanmaz çeliğe benzemeyen bir şekilde bu demir anıt paslanmazlık özelliğini kromdan değil, içerdiği yüksek fosfordan almaktadır. Fosfor uygun yöresel hava şartlarıyla birlikte anıtın yüzeyinde, demir-oksit ve fosfordan oluşan bir koruyucu yüzey tabakası oluşturup demirin korozyona karşı direncini sağlamaktadır.
Demir-krom alaşımlarının korozyona karşı olan direnci ilk defa 1821 yılında Fransız metalürjist Pierre Berthier tarafından farkına varılmıştır. O dönemdeki teknoloji krom ile demiri bugünkü gibi işleme tabii tutabilmeye yetmediği için pratik olarak kullanıma geçilememiştir. 
1890 ‘larda Alman Hans Goldschmidt karbonsuz krom üretimin yolunu açan alimunotermik yöntemini bulmuştur.  Bu tarihten itibaren paslanmaz çelik üzerine birçok çalışma yapılmıştır.
Modern paslanmaz çeliklerin başlangıcı, 1913 yıllarında İngiliz metalürjist Harry Brearly tarafından rastlantısal olarak tüfek namlularını geliştirmek için araştırma yaparken keşfedilerek başlamıştır.  Bu da paslanmaz çeliğin başlangıçnoktası olmuştur. Daha sonrasındaki çalışmalarda, 18-8 olarak nitelendirilen (304) östenitik paslanmaz çelik yaklaşık 1920 ‘li yıllarda piyasaya çıkmış ve uygulamalarında büyük bir başarı sağlanmıştır. 1930 ‘lardan itibaren paslanmaz çelik endüstride ve günlük hayatımızda vazgeçilmez bir yer almıştır. Bu gelişmeleri diğer alaşım elementleri ile sürdüren araştırmacılar, bugün tanıdığımız paslanmaz çelik kalitelerini zamanla geliştirmişlerdir.
 
Dubleks paslanmaz çelikler bundan yaklaşık 70 yıl önce, sülfit kağıt endüstrisinde kullanım amaçlı olarak geliştirilmiştir. Dubleks alaşımlar ilk etapta klorit yatak soğutma sularının ve diğer keskin kimyasal proses sıvılarının yol açtığı korozyon problemiyle başa çıkabilmek için kullanıldı. 1970 ‘lerdeki Kuzey Denizindeki gaz ve petrol istasyonlarının gelişimiyle, ikinci bir kuşak dubleks paslanmaz çelik geliştirildi. Buna göre belirli bir oranda nitrojen ilavesi, tokluğu, kaynaklanabilmeyi, klorit korozyon dayanımını artırmıştır. En yaygın olarak kullanılan UNS S31803 olarak adlandırılan karışık kompozisyon 1996 yılında dubleks çelik UNS S32205 standartlaştırılmıştır.
 
II. Dünya Savaşı esnasında, yapılan araştırmalarla çökelmeyle sertleştirilen paslanmaz çelikler keşfedilmiştir. Standart olmayan bu kalitelerin ilk örneği 1948 yılında 17-7PH olarak adlandırılan paslanmaz çelik olmuştur.


Paslanmaz Çelik Çeşitleri

Paslanmaz çeliğin değişik çeşitleri vardır. Örneğin nikel ilave edildiğinde demirin östenitik mikroyapısı istikrarlı
hale gelir. Bu kristal yapı çeliği manyetik olmayan, düşük sıcaklıklarda daha az kırılgan olan bir çelik haline getirir. Daha yüksek sertlik ve mukavemet için içerdiği karbon miktarı artırılır. Isıl işlemlerle birlikte bu çelikler jilet, bıçak ve kesici uçlar gibi birçok üründe kullanılabilir. Mangan da birçok çelikte değişik oranlarda bulunur ve nikelin vermiş olduğu östenitik yapının korunmasına, daha düşük maliyetlerle yardımcı olur.
 
            Paslanmaz çelikler kristal mikroyapılarına göre beş gurupta sınıflandırılırlar:
1.                  Östenitik Paslanmaz Çelikler
2.                  Ferritik Paslanmaz Çelikler
3.                  Martensitik Paslanmaz Çelikler
4.                  Dubleks Paslanmaz çelikler
5.                 Çökelmeyle Sertleştirilmiş Paslanmaz Çelikler
 
 
1.      Östenitik Paslanmaz Çelikler:
      
300 serisi veya östenitik paslanmaz çelikler dünya toplam paslanmaz çelik üretiminin yaklaşık %60 ‘ini oluştururlar. Maksimum %0,15 karbon, minimum %16 krom ve östenitik yapıyı çok düşük sıcaklıklardan ergime sıcaklığına kadar kararlı kılmak amacıyla yeterli miktarda nikel ve/veya mangan içerirler. En çok bilinen türü 18/10 (304 kalite) paslanmaz çelik olarak tanınan ve %18 krom ve %8 nikel içeren çeliktir. AL-6XN ve 254SMO gibi “süperöstenitik” paslanmaz çelik olarak bilinen çelikler içerdikleri yüksek molibden (>%6) ve nitrojen ilaveleriyle ve yüksek nikelin gösterdiği yüksek stres korozyon direnci sayesinde çok etkin bir klorit çekirdeklenme ve çatlama korozyonu direnci gösterirler.  “Süperöstenitik” ‘lerin yüksek alaşım içerikleri maliyetlerinin de çok yükselmesine neden olur. Bu nedenle tamamen
Devamını oku

Casio Saat Tarihinde Kilometre Taşları

casio
Kasım.1974 Casiotron İlk Elektronik Kol Saati
 
Eylül.1978 31-CS10B İlk CASIO LCD Ekran Kol Saati
 
Kasım.1982 AQ-500 Analog Casio Saat
 
Nisan.1983 G-SHOCK 
(DW-5000C)
İlk Şok Darbelere Dayanıklı Casio G-Sock Kol Saati
 
Ocak.1984 CD-40/401 İlk Casio Databank Telefon Numarası Hafızalı Kol Saati
 
Mart.1985 FS-10 Ultra-İnce Dijital Casio Saat
 
Kasım.1988 STING Gençler için Analog Saatler
 
Şubat.1989 BM-100WJ Hava Tahmin Sensörlü Dijital Casio Saat
 
Şubat.1992 BP-100 Kan Basıncı Ölçebilen Casio Dijital Kol Saati
 
Nisan.1993 CPW-100 Dijital Pusulalı Casio Kol Saati
 
Aralık.1994 Baby-G Bayanlar için G-SHOCK Kol Saatleri
 
Temmuz 1995 Twincept Cam üzerinde metin verileri gösteren dijital Casio Saat
 
Haziran.1999 Casio PRT-1GPJ Dünyanın İlk GPS Sensörlü Kol Saati
 
Haziran.2000 Casio WQV-1 Dünyanın İlk Dijital Fotoğraf Makineli Kol Saati
 
Kasım.2001 Casio WVA-300 Güneş Enerjisi ile Çalışan Radyo Kontrollü Kol Saati
 
Kasım.2002 G Güneş Enerjisi ve Radyo Kontrol Fonksiyonlu G-Shock
 
Kasım.2004 Oceanus Sportif tasarımı ile Güneş enerjili, radyo-kontrollü Oceanus serisi
 
Kasım.2005 OCW-600/OCW-10 Oceanus 5 Makinalı Kronograf Saat
Devamını oku

Orijinal Casio Saat ile Sahte Casio Saati Ayıran Farklar.

Sahte Casio Nasıl Anlaşılır?

sahte casio nasıl anlaşılırsahte casio nasıl anlaşılır sahte casio nasıl anlaşılırsahte casio nasıl anlaşılır
Casio 1980’li yıllarda çıkardığı dijital saatler ile dünya saat sektöründe büyük bir değişime neden oldu ve çıkardığı saatler benimsendi, sevildi. Oldukça iyi talep gördü bir çok ülkede. Bu modellerden Casio F91 sahte saat üreticilerinin ilgi odağı oldu ve Sahte F91 ler dünyada bir çok ülkeye girdi. Casio’nun sahtesi bu model ile başladı. Günümüzde de Asker saati olarak isimlendirilen F91 Casio saatler oldukça iyi şekilde satılmakta ve sahtesi de bolca bulunmaktadır.  Casio daha sonra databank, hesap makinalı saatler ve G-Shock, Baby-G, klasik saatler ile model portföyünü genişletti. Bu modellerden klasikler hariç diğer modellerin sahtesi yapılamadı. Daha ziyade benzerleri üretildi, özellikleri olmayan, yahut kısıtlı özellikte emsal modeller üretti sahteciler. Casio dışında bir çok Marka türedi ve bu modelleri takip ettiler. Sahte değillerdi ama birebir modeller kopyalanıyordu. Klasik saatlerin ise sahteleri üretildi ve piyasalara sokuldu. Zaman geçti ve Casio model portföyünü çok çok genişletti. Edifice, Protrek, Active Dial, Outgear, Futurist, Sheen vs. modeller ile zengin bir seçenek sundu tüketiciye. Elbette teknolojik ilerlemeler ile de Dünya Saat Sektöründe çok ça söz ettirdi kendisinden.
Sensörlü saatler, hassas kronometreli saatler, hafızalı saatler, 5 bağımsız makinalı saatler, akıllı makinalar, güneş enejisi ile çalışan saatler, GPS saatler vs. ile müthiş gelişim gösterildi. Bu saatlerin bir çoğu sahteciler tarafından yapılamadı. Dış görünüm olarak kopyalayabildikleri saatlerin kalitesi ve teknolojisini üretmediler. Üretebilseler bu sefer Casio’dan pahalı olacağı kesindi. Diğer Markalar tarafından görünümleri kopyalandı ve özellikleri, kalitesi oldukça düşük emsal modeller ile Casio takip edildi ve ediliyor hala. Bu modeller içinde başarılı oldukları tek seri Edifice oldu. Edifice model saatlerden özellikle tüketicinin tercih ettiği satışı iyi giden modeller sahteciler tarafından kopyalanıp üretildi ve bir çok ülkeye sokuldu.  
Bunların haricinde Protrekler ile G-Shock' ların  görüntü olarak emsalleri başka markalar adı altında çıkarıldı. Özellik olarak ise kopyalanması başarılamadı. Protrek 'lerin ise özellikleri kısıtlanmış olanları var dünyada. Casio Ülkelere göre farklı özelliklerde saatler üretiyor. Ülkelere göre modeller tasarlıyor. Kısıtlı özellikte modeller elbette daha hesaplı oluyor.

Sahtesi olan modeller öncelikle F91 ve akabinde Edifice serisinden bir çok model. Örneğin; EF-535BK, EF-539D, EF-540D, EF-527D, EF-558D, EF-543D.  Klasik analog quart makina saatlerinde az da olsa sahteleri mevut.  Gelelim bu saatleri nasıl ayırt edeceğimize.
1-      Fiyat; Genel olarak insanların sahte saat almasına yönlenmesinin en büyük sebebi çok düşük fiyattır. Normal  fiyatının  3/1, 4/1, 5/1 hatta 10/1 ine koyulan fiyatlar ile öncelikle şüphe duyulması gereken yer rakamlardır.  Lakin aksine 10/1 ine alıp kazançlı çıkan ben olacağım denilip bu tuzağa düşülmektedir.  Sahtecilerin en önemli silahı fiyattır. Fiyatı anormal düşük saatlerin sahte olma olasılığı çok yüksektir.
2-      Yer; Saati nereden aldığınız önemli bir unsurdur. E-ticaret öncesi sahte saatler işporta tezgahlarında, ayaküstü satış yapanlar tarafından ve ciddi senaryolar üretilerek bir nevi bir oyun ortaya koyularak aldatma usulü satılırdı. Günümüzde ise durum oldukça kolaylaştı. Bu işleyişin kümelendiği yerler büyük alışveriş siteleri oldu. Kendisine bir nevi kamufle sağlayarak gizleyen ve bu işleyişe muazzam elverişli ortamlar olan alışveriş portalları bu zihniyetin mekanları oluverdiler.  Artık senaryo üretmelerine, akşama kadar kurban aramalarına gerek kalmadı. Kurbanlarına artık internetten çok kolay ve rahat ulaşabiliyorlar. Bu sebepten saati nereden alacağınız en önemli unsurların başında geliyor. Bu konuda sorgulayıcı olun mutlaka. Kendisini ispatlamış, resmi belge yayınlayan, adresi, vergi kaydı aleni olan Firmalardan, Firma Sitelerinden alışveriş yapmanız kötü bir sürpriz ile karşılaşmanıza engel olacaktır. Saatçi, Saat Sektöründen Firma ve Siteler ise bir adım daha öndedir, çünkü sattığı ürün hakkında bilgi sahibi olandan, ehlinden alışveriş etmek ise en doğrusudur.
3-      Belge; Satın aldığınız saat için marka adı yazılı resmi fatura, sevk irsaliyesi ve ithalatçı firmaya ait kaşelenmiş, tarih atılmış garanti belgesi mutlaka olmalıdır. Faturasız bir saat yüksek olasılık sahtedir, orijinal olsa dahi garantisi yoktur. Satış sonrası belgesiz alışveriş olduğundan Tüketici olarak hiçbir hak talep edemez, bu alışverişi ispat dahi edemeyebilirsiniz. İthalatçısından garanti belgesi  yok ise bu durumda da sahte saat almış olabilirsiniz, yahut garantisiz kaçak bir saat sahibi olmuşsunuz demektir.
4-      Yukarıda yazmış olduklarımızın dışında sahte saatler, orijinal saatlerden kalite olarak oldukça aşağıdadır. Görünüm olarak aynı durabilirler, lakin kasa ve kordon materyalleri oldukça niteliksiz, kısa süreli bir kullanımda ciddi deformasyona uğrayacak kalitesiz materyallerdir. Makinaları ise orjinali ile aynıda olabilir, farklıda olabilir. Lakin makinayı koruyabilecek kasa kaliteli ve muahafazalı olmadıktan sonra en ufak bir temasta su alıp ciddi arızalanabilir bu saatler. Hiçbir teste tabi olmadıklarından tamamen paraya dönene kadar mantığı ile sadece görüntüde orjinalini yakalamış saatlerdir. Sahte ile orijinal saati ayırt etmek eğer Saatçi değilseniz zordur. Yukarıda saydığımız konuların haricinde bunu ancak dürüst bir Saatçi anlayıp söyleyebilir.  Maalesef günümüzde bu terimi kullanmak zorundayız. Çünkü internetten alınan orijinal, belgeli saate sırf kendisinden alınmadı diye sahte diyen bir çok Saatçi vardır. Haklı bir çok sebepleri var elbette internet satışlarına, lakin buna bu şekilde tepki vermeleri esnaflık adına oldukça yanlış bir davranıştır.  Bu sebepten dolayı belgeleri eksiksiz bir saati sorgulamanıza gerek yoktur. Alacağınız aksi bir cevap sonrası Satıcı Firma ile gereksiz ve hoş olmayan iletişimlere girmeniz muhtemeldir. İspat edilemeyecek iddialar da bulunmamak gerekir ki, Hukuki bir sorumluluk altına girebilirsiniz.
 
Sahte saatler genel olarak Çin Guangzhou’da üretilmektedir. Ülkemize çeşitli yollardan sokulmaktadır.  Bu saatlerin örneğin Edifice modellerinin sahteleri 30-35 USD dir. Bu modeller Türkiye’de 100 ila 250 TL arasında satılmaktadır. Kutusu ve yabancı dilde Çince vs. bir kullanım kılavuzu ile birlikte gelmektedirler. 
 
Sahte Saatten korunmak için mutlaka marka yazılı Fatura, TR. Garanti Belgesi isteyiniz.
Doğru yerden belgeli saat alarak zamanınızı ve paranızı heba etmeyiniz, birilerinin ise amacına hizmetçi olmayınız.

Saygılarımızla.
BinBirSaat.com
Devamını oku

Casio Kol Saatleri Akıllanıyor.

Casio mobil dünyanın popülaritesinden daha fazla uzak kalmayacak ve 2013'e devrim niteliğinde Akıllı Saatler ile girmeye hazırlanıyor.

Japonya’nın en başarılı saat markalarından biri olan Casio mobil dünyanın popülaritesinden daha fazla uzak kalmayarak çok iddialı olarak 2013'e saat sektörüne yine damgasını vuracak. Peki Casio nasıl bir saat hazırlığında?

Küçük elektronik ürünler ve saatler ile yıllardır tüm dünyanın vazgeçilmez markalarından biri olan Casio, mobil dünyada ses getirecek ciddi planlar içerisinde. Efsanevi saatleri G-Shock’u yeniden göz önüne çıkaracak bir çalışmada olan Japon üretici, özellikle Android’li akıllı telefonları hedefleyecek.

Sony’nin SmartWatch olarak adlandırdığı akıllı telefon ve tablet bilgisayar aksesuarında olduğu gibi mobil cihazların saat üzerinden kontrol edilebilmesine imkan tanıyan bir ürünü pazara sunmak isteyen şirket, bunun için mevcut G-Shock modellerini yeniden tasarlamaya başladı.

Bluetooth 4.0 aracılığı ile mobil cihazlara bağlanacak olan saatler, çağrıları, elektronik postaları, kısa mesajları telefon üzerinden görebilmeyi sağlayacak. Android’in uyarı çubuğundaki bildirimleri de görüntüleyebilecek olan akıllı saatler, bazı üçüncü şahıs yazılımlar için de destek sağlayabilecek. 2013 yılında pazara sunulması düşünülen ürünlere dair şimdilik çok fazla bilgi sunulmayıp proje gizli tutuluyor. G-Shock Android işletim sistemli Akıllı Mobil Saatler 2013'te tüketiciye sunulacak. Merakla bekliyoruz.. 

Devamını oku

Dolmabahçe Saat Müzesi

Dolmabahçe Saat Müzesi'nin açılışında konuşan Şahin, Türk kültür ve medeniyetinin zaman kavramına büyük önem verdiğini söyledi. TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, "Kültür tarihimiz, medeniyet anlayışımızın eşsiz eserleri ile doludur" dedi.

Şahin, "Kültür tarihimiz, medeniyet anlayışımızın eşsiz eserleri ile doludur, mimari eserlerle doludur. Bu eserler, bizim milletimizin insanlık anlayışını, sanat anlayışını ve hayatı yorumlamasını bir nevi yansıtır. Bütün ecdat yadigarı eserlerde ilk göze çarpan özellik, derin insan sevgisi ve saygısıdır" diye konuştu.

Büyükşehirlerin meydanlarında saat kulelerinin görülebileceğini belirten Şahin, "Eminönü'nde de bir saat kulesi vardı. Zaman zaman oradan geçiyorum, ama hala var mı bilmiyorum" dedi.

TARİHE YOLCULUK
Şahin, geçmişe doğru gidildiğinde saatin icat olarak en çok Türk insanının üzerinde çalıştığı aletlerden biri olduğunun fark edilebileceğini belirterek, Müslüman bilim adamı ve mühendis El-Cezeri'nin Süleymaniye Kütüphanesi'ndeki mevcut kitaplarında, guguklu saatlerin ilk defa onun tarafından çizildiği ve hatta farklı saatler yapıldığının görülebileceğini ifade etti.

Mehmet Ali Şahin, şunları kaydetti:

"Burada, Milli Saraylar'ın elinde mevcut ve başka bir kurumun elinde olduğunu zannetmediğim 75 civarında saati inceleyeceğiz. Bu müze ilk defa açılmıyor. 2004'te de açıldı ve uzun süre açık kaldı. Müze, genişletmek, müzecilik anlayışına göre yeniden dizayn etmek ve saatleri tamir etmek için bir yıldır kapalıydı. Burada tarihe bir yolculuk yapacağız. Bunları izlerken kültürü o hava içerisinde yaşamış olacağız."

Saatleri tamir etmenin zorluğuna işaret eden Şahin, bu konuda çok sayıda ustanın da olmadığını dile getirdi.

Şahin, kültür yadigarı saatlerin sergilendiği müzeyi yeniden ziyarete açmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, akşam da restore edilen Aynalıkavak Kasrı'nın açılışının yapılacağını sözlerine ekledi.

TÜRKİYE'DE BİR İLK
TBMM Milli Saraylar Daire Başkanı Yasin Yıldız da Saat Müzesi'nin Türkiye'de bir ilk olma niteliği taşıdığını söyledi.

Yıldız, Milli Saraylar Daire Başkanlığı envanterinde bulunan saatler içerisinden depolarda bulunan ve geçmişte ziyaretçilerin göremediği saatlerin saat ustaları Recep Gürgen ve Şule Gürbüz tarafından onarıldıktan sonra sergilenmeye hazır hale getirildiğini belirtti.

Sergi mekanının da ciddi bir restorasyon çalışmasından geçtiğini ifade eden Yıldız, müzede Türk, İngiliz ve Fransız saatlerinden oluşan bir karmanın görülebileceğini dile getirdi.

HER BİRİNİN FELSEFESİ VAR
Yıldız, saatlerin hepsinin 19. yüzyıldan günümüze ulaşan saatler olduğunu belirterek, her birinin arkasında bir felsefe barındırdığını ve birbirlerinden ayrı ayrı önemli özellikleri olduğunu kaydetti.

Yasin Yıldız, Türk saatleri içerisinde mevlevi saat ustalarının yaptıkları saatlerin 19. yüzyılın zihin dünyasını günümüze yansıtan güzel örnekler olarak ortaya çıktığını sözlerine ekledi.

Kaynak: http://www.haberturk.com/kultur-sanat/haber/568755-saat-muzesi-acildi

Devamını oku

Dünyanın En Pahalı Saatlerinden Haberler

 

Dünyanın en pahalı saati görücüye çıkıyor

İsviçreli Hublot firması ürettiği, üzerinde bin 282 adet elmas bulunan, saati sergilemeye hazırlanıyor. 5 milyon dolarlık bir etikete sahip olan saati az sayıda kişi görebilecek.

     
     http://www.ntvmsnbc.com/id/25328468/#storyContinued



 


Sanat eseri gibi saatler satışta

Saat tutkunlarının merakla beklediği Cenevre'deki Sotheby's Ünlü Saatler müzayedesinde arz-ı endam edecek modeller İstanbul'da sergilendi. Sotheby's Avrupa Saatler Bölümü Başkanı Ader, "Türkler önemli bir alıcı kitlesi" diyor

http://www.sabah.com.tr/Ekonomi/2012/10/21/sanat-eseri-gibi-saatler-satista



 


Dünyanın en pahalı saati Patek Philippe
5.7 milyon dolarlık satışla en pahalı kol saati, 11 milyon dolarlık satışla da en pahalı cep saati ünvanlarına sahip markanın yeni koleksiyonu

http://galeri.haberturk.com/ekonomi/galeri/402135-dunyanin-en-pahali-saati-patek-philippe



13 Nisan 2008 Pazar 19:44

Ünlü saat markası Patek Philippe'nin 2003 yapımı platin kol saati, Hong Kong'da düzenlenen müzayedede 1,49 milyon dolara (yaklaşık 1,95 milyon YTL) satıldı.

Sotheby's müzayede evinde yapılan bu satış, bugüne kadar modern bir kol saatine verilen en büyük fiyat oldu. Saatin alıcısının Asyalı bir koleksiyoncu olduğu belirtildi.

EN KARMAŞIK KOL SAATİ

Çift kadranlı "Ref. 5002P Sky Moon Tourbillon" Patek Philippe, bu ünlü İsviçre saat firmasınca bugüne kadar üretilen en karmaşık kol saati. Bu model saatlerden her yıl biri platin, diğeri gül altını (bakıra çalan bir renk) olmak üzere yalnızca 2 adet üretiliyor.

TOURBİLLON MEKANİZMA

Saat, "tourbillon" mekanizmaya sahip olmasıyla da ayrı bir özellik taşıyor. Fransız saat mucidi Breguet tarafından 1901 yılında geliştirilen "Tourbillon" mekanizması, saati daha sağlam ve dakik yapan, her dakikada tam bir dönme hareketini tamamlayan saat maşası ve çarklardan oluşuyor.

Cep saatlerinin yerini alan kol saatleri ilk kez 1920'li yıllarda kullanılmaya başladı. 1970'den önce yapılan kol saatleri "Klasik" (vintage), 1970 sonrası yapılanlar da "Modern" olarak sınıflandırılıyor.

Devamını oku

Saat ile ilgili genel bilgiler.

GENEL OLARAK SAATLER HAKKINDA

Kasa 
     Saatin makinesinin, kadranının ve göstergelerinin bulunduğu bölüme kasa denir. Kasalar genellikle yuvarlak, dikdörtgen veya fıçı şeklinde üretilir. Kasanın en önemli işlevi, saatin makinesini ve kadranını su, darbeler ve toz gibi dış etkenlere karşı korumaktır. Kasanın arkasında arka kapak bulunur. Arka kapak kasaya; sıkı geçmeli, vidalı veya dik vidalı olarak takılır. Saatlerde arka kapağın olması, pil değiştirme gibi basit işlemlerin saat tamamen sökülmeden yapılmasını sağlar. Kasayla kapak arasında muhakkak bir de conta bulunur. Kasanın üst tarafında ise çerçeve ve cam yer alır. Su geçirmezlik için cam contası da kullanılmaktadır. Saatin yan tarafında tepe, chrono butonları ve diğer ayar butonlar bulunur. Bu butonlar ile kasa arasında yine uygun contalara yer verilmiştir. Kasanın bilezik ya da deri kayışla olan bağlantı parçalarına da boynuz denir.

Üretimde kullanılan madde ve malzemeler  
    Saatlerin kasa ve bileziklerinde birçok malzeme ve kaplama seçenekleri bulunmaktadır. Bu malzemeler; Pirinç üzerine beyaz ya da sarı altın kaplama, çelik, çelik üzerine altın kaplama, çelik ve som altın veya çelik ve altın kaplama yani "bicolor", som altın, titanyum ve platin'dir. Bunlara ek olarak kasa ve kadranda kıymetli taşlar da kullanılabilmektedir. Saatlerde kullanılan çelik "315 L" adlı en kaliteli çelik alaşımdır. Kaplamalı modellerde ise kaplamanın mikron cinsinden kalınlığı önemlidir. 10, 20 ve 100 mikron gibi seçenekler bulunur ve kaplama kalınlığı arttıkça kaplamanın dayanıklılığı da artar. Ayrıca PVD denilen 10 mikron kaplama kalınlığına eşdeğer özel bir kaplama çeşidi daha bulunmaktadır.

Kordon & Kayış  
    Kasanın kolda taşınması için kayış ya da bilezik kullanılır. Deri kayışlar çiftlik hayvanlarından elde edilen hakiki deriden ya da suni deriden imal edilir. Bunlara ek olarak kauçuk ve kimi özel malzemeler de kayışlarda kullanılmaktadır. Bilezik ise çoğunlukla kasanın malzemesinden üretilir. Bilezikler genellikle katlamalı tokalı olarak üretilirken deri kayışlar hem katlamalı tokalı hem de normal tokalı olabilir. İlave emniyet kilidi ve kimi özel modellerde kayak ya da dalış gibi sporlarda kullanılan bilezik uzatma parçaları bulunur. Bazı katlamalı tokalarda özel açma butonlarına da yer verilmiştir. Bu butonlara basmadan tokayı açmaya çalışmak tokaya zarar verebilir. Çok kalın ya da çok ince bilek ölçüleri için özel boyutlu kayışlar bulunur ancak genel olarak kayışlar tüm bilek ölçüleriyle uyumludur. Bilezikli modeller ise belirli ölçülerde genişletilip daraltılabilir. Bu işlemin yeterli donanıma sahip servislerde yapılması gerekir.

Cam  
    Günümüzde saat camları genellikle safir kristalden imal edilir. Safir kristal cam, çizilmelere son derece dayanıklıdır. Mika ise, eskiden kullanılan bir malzeme olduğundan bugün sadece replikalarda yani eski modellerin yeniden üretilen versiyonlarında, eskiye sadık kalmak amacıyla kullanılır. Başka bir alternatif ise mineral kristal camlardır. Bu camlar nispeten kolay çizilir ama darbelere karşı çok dayanıklıdır.

Su Geçirmezlik Özellikleri  
    Günümüz saatleri ihtiyaçlara göre belirli ölçülerde suya karşı dayanıklı olmak zorundadır. Bir saatin içine su alabileceği kritik noktalar arka kapak, cam-çerçeve-kasa bağlantı noktaları, tepe ve tüm diğer kullanım butonlarıdır. Saatin suya ne kadar dayanıklı olduğu fabrika testlerinde belirlenir ve "metre-su basıncı" cinsinden ifade edilir. Bu ölçünün o saatin dalabileceği derinlikle bir ilgisi yoktur. Örneğin: 30 metre ibaresi bulunan saatlerle sadece el ve yüz yıkamak, 50 metre ibaresi bulunan saatlerle oto yıkamak ve duş yapmak, 100 metreye dayanıklı saatlerle sadece yüzmek, 200 metre ibareli saatlerle ise amatör dalış yapmak mümkündür. Profesyonel dalgıç için ise sadece 500 metre ve üstü ibareli saatler uygundur. Suyla temastan önce tepe kapalı konuma getirilmelidir. Ayrıca tepenin kilitlenebilme özelliği varsa, tepeyi kilitlemek de gerekir. Deri kayışlı saatlerin de sudan uzak tutulması gerekir.
   
    İsviçre’de üretilen su geçirmez saatlerin tümü basınç testlerinden geçirilmektedir. Saatin kasasının geçirildiği “Yüksek Hava Basıncına Direnç”, “Yüksek Su Basıncına Direnç” ve “Sıcaklık ve Mekanik Gerilime Karşı Direnç” testlerini başarıyla tamamlayan saatler “Su Geçirmez” (Water-resistant) saatler olarak tanımlanmaktadır.

    Kasalarda bulunan su geçirmezlik ibareleri şu şekilde açıklanabilir:

    3 ATM veya 3 BAR (30m veya 100ft)
    Her günlük kullanım için gerekli dayanıklılık seviyesidir. Yağmur gibi hafif bir su sıçramasına veya el yıkamaya dayanıklıdır. Ancak yüzmeye elverişli değildir.

    5 ATM veya 5 BAR (50m veya 165ft)
    Her günlük kullanıma, yüzmeye ve duşa uygun dayanıklılık seviyesidir, ancak dalmaya veya su sporlarına uygun değildir.

    10 ATM veya 10 BAR (100m veya 330ft)
    Her günlük kullanım ve havuzda yüzmeye uygun dayanıklılık seviyesidir. Tramplenden atlamaya, yüksek basınca veya su sporlarına uygun değildir.

    20 ATM veya 20 BAR (200m veya 660ft)
    Tramplenden atlama, yüksek basınç ve su sporlarına dayanıklılık için gereken en düşük basınç seviyesidir. Bu koşullara dayanıklı olabilecek tek saat türü “Dalgıç”(Diver) saatleridir.

Saat Makineleri
    Saat makinelerinin geçmişi 300 yıl öncesine dayanır. Bugün üretilen modeller hem klasik saat ustalığının inceliklerine hem de yeni teknolojilerinin üstünlüklerine sahiptir. Saat makineleri mekanik ve elektronik (yani quartz) olarak ikiye ayrılır.

    Mekanik saatler, kurulan zemberek yayının boşalması ile açığa çıkan enerji sayesinde çalışır. Bu hareket çarklarla göstergelere aktarılır ve bu sayede kadran üzerinden saati okuyabiliriz.
    Elektronik saatlerde pilin ürettiği elektrik enerjisi quartz maddesi tarafından titreşime dönüştürülür. Elektronik devreler bu titreşim hareketini düzenleyerek yine çarklarla akrep ve yelkovana iletir.
    Kurmalı saatlerde zemberek tepenin çevrilmesi ile kurulur.
    Otomatik saatler ise sadece tepe ile değil makinenin merkezine monte edilmiş yarım daire şeklindeki rotor isimli parçanın, kolun hareketi ile sallanmasıyla "kendi kendine" kurulur.
    Kadranında akrep ve yelkovan bulunan saatlere analog saatler denir. Dijital saatlerde ise saat dijital bir gösterge üzerinden okunur. Kimi özel modellerde hem akrep yelkovan hem de bir dijital gösterge bulunabilir. Bir saate bakarak ve saati dinleyerek o saatin makinesinin türünü anlayabiliriz. Elektronik saatlerde saniye göstergesi adım adım ilerler. Mekanik saatlerde ise saniye göstergesi süzülerek ilerler Elektronik saatler saniye kolunun çıkardığı zayıf bir tık tık sesi dışında sessiz çalışır. Mekanik saatler düzenli bir çalışma sesi çıkarır.
    Mekanik alanda dakiklik, milimetrenin yüzde biri veya mikron olarak ifade edilir. Saatçiler, saniyelik değişimlerden söz ederler. Bu yüksek hassasiyet, mekanizmanın sürekli olarak yerçekimi, metal açılımı, ısı değişimleri, yağlama, sürtünmeden kaynaklanan etkilerin altında kaldığı varsayımıyla oluşmaktadır.
Dakiklik ve ortalama günlük hız, saati kullanan kişinin aktivitelerine göre değişir. Manyetik alanlar (Bilgisayarlar, cep telefonları vb.) saatin çalışmasını etkileyebilir.
    Şiddetli çarpma ve darbeler bazı parçaları gevşetebileceğinden bu gibi sarsıntılardan kaçınmanız gerekmektedir.
Mekanik saatler 100’ün üzerinde parçadan oluşan minyatür makineler olduğundan, dakiklikleri quartz saatler kadar kesin olmamaktadır. 24 saatte 6-12 saniyelik sapmalar normal sayılmaktadır.

Saatlerin Çalışma Hassasiyeti
    Quartz saatlerin bir ayda 5 saniye ileri ya da geri gitmesi tolerans dahilindedir. Mekanik saatlerde ise bu günde 5 saniye geri ila 20 saniye ileri arasında bir değerde olabilir. Bir günün 86400 saniye olduğu düşünülürse bu yanılma payının 10.000'de 2 ya da 3 gibi çok küçük bir değer olduğu ortaya çıkar. Mekanik saatler her gün aynı oranda ileri yada geri gidiyorsa bu sorun teknik serviste kolaylıkla düzeltilebilir. Ancak bu sapmalar aynı oranda olmuyorsa daha ciddi bir bakım yapılması gerekir. Quartz saatlerin pilleri yaklaşık 3 yıl dayanır. Ancak saatin satın alındığı günden geriye doğru üretildiği güne kadar geçen sürenin de hesaba katılması faydalı olur. EOL yani End of Life göstergesi saatin pili azaldığında devreye girer ve saatin saniye kolu birer saniyede değil dörder saniyede bir ilerlemeye başlar. Bu aşamada pilin 15 gün içinde değiştirilmesi gerekir.

Ayarlar ve Özel Fonksiyonlar
- En Basit Saat:Akrep ve yelkovan sayesinde sadece saati gösterir. Ayar için tepeyi; eğer kilitli ise kilidini açıp, bir defa çekmek yeterlidir. Bu saatlerde gece gündüz ayrımı yoktur.
-Akrep, Yelkovan, Saniye:Basit saat konseptine ek olarak saniye koluna sahiptir. Ayar için tepe çekildiğinde saniye durur.
-Akrep, Yelkovan, Saniye, Tarih:Bu saatlerde tepe bir defa çekildiğinde tarih, ikinci defa çekildiğinde saat ayarı yapılır. Saniye kolu tepe çekili durumda iken ilerlemez. Tarih ayarı için tavsiye edilen; doğru tarihten bir önceki günün tarihin ayarlanması, sonra tepe bir kere daha çekilerek saat ileri doğru alınmasıdır. Tarih doğru güne attığında, eğer vakit öğleden önce ise, akrebin atacağı ilk turda saat ayarlanmalıdır. Eğer vakit öğleden sonra ise akrebin ikinci turunda saat ayarlanmalıdır ki, gece 24'te takvimin doğru bir şekilde atması sağlansın.
-Akrep, Yelkovan, Saniye, Tarih, Gün:Bir önceki modelle aynı olup, tek farkı tepenin bir kez çekilip bir yöne döndürülmesi tarihi, aksi yöne döndürülmesi günleri ayarlar.

Tek Yönlü Döner Çerçeve (BEZEL)
   
Tek yönlü döner çerçeve 60 dakikaya kadar olan süreleri kolayca ölçmemizi sağlar. Ölçüme başlandığı anda çerçevenin sıfır noktası yelkovanla hizalanır. Böylelikle saate her bakıldığında ne kadar süre geçtiği kolayca okunabilir ve başlangıç zamanını hatırlamaya gerek kalmaz.

Kronograf
    Kronograf, bağımsız süre tutma özelliğine verilen isimdir. Kronograf saatler, zamanı göstermenin dışında, bir olayın başlama ve bitişi arasındaki süreyi ölçebilir.
    Kronograf saatlerde bulunan elemanlar şunlardır; salise sayacı, saniye sayacı, dakika sayacı, saat sayacı. Bazı kronograf modellerde salise sayacı ya da saat sayacı bulunmayabilir. Bu sayaçların kadrandaki yerleri modele göre farklılıklar gösterebilir. Kronograf butonları ise tepenin üzerinde ve altında olmak üzere iki tanedir.

Basit Süre Tutma
    Basit süre tutma işlemi, ilk krono düğmesine basılınca başlar, ikinci basıçta süre tutma durur ve aradan geçen süre okunur. İkinci krono düğmesine basınca krono sayacı sıfır konumuna geri döner.

Takometre (TACHYMETRE)
    Bazı kronograf saatler, bu özellik sayesinde 1 kilometreyi kaç saniyede geçtiğinizi ölçerek saatteki ortalama hızınızı gösterir. Takimetre özelliği bulunan saatlerin çerçevesinde kilometre saat cinsinden hız değerleri işaretlenmiştir. İçinde bulunduğumuz araç bir kilometreyi kat ettiğinde , sayacı durdurarak takometre göstergesinin çerçevedeki hangi değere işaret ettiğini okumamız, saatteki ortalama hızımızı bulmak için yeterlidir.
 
Saat Kullanımı ve Bakımı Hakkında
    Saat pillerinizi tamamen bitmeden değiştirin. Saatin içinde bırakılmış bitik piller, zamanla aşınmalara ve akmalara neden olabilir.

    Suya dayanıklı saatlerin arasında pek azına su geçirmez denilebilir. Sadece “water resistant” denilen, suya dayanıklılık oranı üzerinde açıkça belirtilmiş saatleri, denizde, duşta ya da havuzda güvenle kullanabilirsiniz.

    İçine su (nem) veya toz bulaşmış saatlerinizi sadece yetkili teknisyen ve servislere gösterin. Konusunda yetersiz kişilerin müdahelesi, saatinizde ciddi hasarlar açabileceği gibi, mevcut garantisini de iptal edebilir.

    Mekanik saatlere, mutlaka düzenli aralıklarla bakım yapılması gerekir. İçlerine kaçabilecek küçük toz zerrecikleri nem vs mekanik aksamın sürtünmesini arttırabilir.
    Saatinizi her zaman,”saat yönünde” kurun.
    Saatiniz üzerindeki kırık yada çizik parçaları, mutlaka zamanında değiştirin. Bu çatlaklar, toz ve nemin içeriye girmesini kolaylaştırır.
    Saat pillerinizi mümkün olduğunca, muhtemel bitim tarihin yakınında, yani tamamen bitmeden değiştirin. Saatin içinde bırakılmış bitik piller, zamanla aşınmalara ve akmalara neden olabilir. Sıradan saat pillerinin ortalama ömrü 2 yıl kadardır. Tabi saatin üzerindeki, enerji kullanan ekstra özelliklerin yoğun kullanımı bu süreyi muhakkak azaltır. Pil değişimini, saatinizin yetkili servisine yaptırın.
Ayrıca değişim sonunda; saatinizde, ter, su yada tozun sebep olabileceği hasarların olup olmadığını kontrol ettirin ve yıpranıp değişmesi gereken parça olup olmadığını kontrol ettirin.

    Metal aksam suyla temizlerken dikkatli olmak gerekir. Eğer çok kirli ise, bir diş fırçası ve sabundan yardım alabilirsiniz. Ancak unutmayın ki sabun, deri kayışlara uzun vadede zarar verebilir.
   
    Sadece suyla durulayıp, yumuşak ve saatinizde küçük çizikler bırakmayacak bir bezle kurulayın. Tabi saatinizde ,”water resistant” güvenliği yok ise, gövdesini mutlaka sudan uzak tutmalısınız.
   
    Deri kayışlar özellikle yaz mevsiminde, kolunuzdaki teri emdiği için gevşeyebilir ve şekillerini kaybedebilir. Ayrıca bileğinizde terin oluşturduğu isilik benzeri izlerde bırakabilir. Bu sebeple, deri kayışları, yazın düzenli olarak kurulayın.

    Saatinizi, direk ve güçlü güneş ışığından uzak tutun. Bu aynı zamanda, deri kayışların renklerini de soldurur. Ayrıca, saat pilinizde bu sıcaklıkta daha çabuk azalacaktır.

    Ayrıca, quartz saatlerinizi, kulaklık, hoparlör, mixer, televizyon vs. gibi manyetik alan oluşturan cihazlardan uzak tutun.
Saatinizi, gaz, civa vb. kimyasallardan uzak tutun. Özellikle civa, altın saatlerinizin rengini bozabilir.

Devamını oku

Swatch Tarih

Swatch’ in Tarihçesi:

Nicolas G. Hayek yönetimindeki Swatch Grubu, dünya çapında saat yapımı sektörünün baş tacı (crown jewel) olarak tanındı. 1980’lerin başında Mr. Hayek şirketin şiddetli bir krizden çıkmasını sağladı. Kararlı liderliği 1983’de Swatch saatinin piyasaya sürülmesinde ve sonrasında tüm Swatch Grubu markalarının devamlı gelişimi ve ilerlemesinde kritik rol oynadı. Yenilikçi stratejileri bir bütün olarak İsviçre saatçilik endüstrisine de önemli modeller oluşturdu ve sektörün yeniden canlanmasında anahtar rol üstlendi. Montres Breguet SA’nın Swatch Grubu tarafından satın alınmasından itibaren Mr. Hayek şirketin Başkanı ve CEO’su olarak görev yapmakta, efsanevi markanın ünlü yeniden başlatılmasına başkanlık etmektedir.

 

N.G. Hayek’in başarıları İsviçre ve ötesinde geniş çapta kabul görmüş ve kendisine içlerinde 1998’de Neuchâtel ve Bologna Üniversitelerinden Doctor honoris causa da olmak üzere bir dizi kayda değer ödül kazandırmıştır. Dr H.C. Nicolas G. Hayek, Swatch Group Ltd’nin Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyesi’dir.

 

1998’de, 1983’de İsviçre’li saat üreticileri ASUAG ve SSIH’nın birleşmesiyle kurulan SMH Swiss Corporation for Microelectronics and Watchmaking Industries Ltd, adını Swatch Group olarak değiştirmiştir. O zamanlar hem SSIH hem de ASUAG  bir kaç tane köklü İsviçre saat markasının sahibiydi.  ASUAG 1931’de, SSIH ise bir sene önce Omega ve Tissot’un bileşimiyle kurulmuştu. SSIH’nin ana hedefi kaliteli İsviçre saatleri pazarlamaktı. Yüksek kaliteli saat makinası üreten bir kaç şirketin yanı sıra bir kaç da alt grup marka devralarak SSIH zaman içinde İsviçreli bir saat üreticisi olarak güçlü bir pozisyon edinmeyi başarmıştır. ASUAG’ın parolası İsviçre saat endüstrisini korumak, ilerletmek ve geliştirmekti. ASUAG ayrıca son şeklini almamış saat makinası üreten birkaç şirket ve birkaç da tamamlanmış saat üreticisini satın alarak büyümüş ve daha sonra bunları GWC General Watch Co. Ltd adlı bağlı ortaklık altında bir araya getirmiştir

Devamını oku

Ülkeler arası Saat farkları, Dünya Saatleri

ABD
Doğu Kısım : 7 saat geri
Orta Kısım  : 8 saat geri
Dağlik Bölgesi : 9 saat geri
Pasifik : 10 saat geri
Alaska : 11 saat geri
Havai : 12 saat geri
AFGANiSTAN : 2 ½ saat ileri
ALMANYA FEDERAL CUMH.:  1 saat geri
ANGOLA:  1 saat geri
ARJANTİN:  5 saat geri
AVUSTRALYA
Kambera Viktorya:  8 saat ileri
Güney Avustralya:  7 ½ saat ileri
Kuzey Avustralya:  6 saat ileri
AVUSTURYA:  1 saat geri
AZERBAYCAN:  2 ½ saat ileri
BAHAMA:  7 saat geri
BAHREYN:  1 saat ileri
BELÇİKA:  1 saat geri
BANGLADEŞ:  4 saat ileri
BEYAZ RUSYA:  Saat farkı yok
BOLİVYA:  6 saat geri
BOSNA HERSEK:  1 saat geri
BREZİLYA
Fernando de Noronha:  4 saat geri
Doğu Brezilya:  5 saat geri
Batı Kısım:  6 saat geri
BRUNEY:  6 saat ileri
BULGARİSTAN:  Saat farkı yok
B.ARAP EMİRLİKLERİ: 2 saat ileri
ÇEKOSLOVAKYA:  1 saat geri
CEZAYİR:  1 saat geri
ÇİN:  6 saat ileri
DANİMARKA:  1 saat geri
EKVATOR: 7 saat geri
ENDONEZYA
Batı Bölgesi:  5 saat ileri
Orta Kısım:  6 saat ileri
Doğu Bölgesi:  7 saat ileri
ERMENİSTAN:  1 saat ileri
ESTONYA ETİYOPYA:  1 saat ileri
FAS:  2 saat geri
FİJİ:  10 saat ileri
FİLİPİNLER:  6 saat ileri
FRANSA:  1 saat geri
GANA:  2 saat geri
GÜNEY KORE: 7 saat ileri
GÜRCİSTAN:  1 saat ileri
GÜNEY AFRİKA CUMHURİYETİ:  Saat farkı yok
HIRVATİSTAN:  1 saat geri
HİNDİSTAN:  3 ½ saat ileri
HOLLANDA:  1 saat geri
HONG KONG:  6 saat ileri
İNGİLTERE:  2 saat geri
IRAK:  1 saat ileri
İRAN:  1 ½ saat ileri
İRLANDA:  2 saat geri
İSPANYA: 1 saat geri
İSRAİL:  Saat farkı yok
İSVEÇ:  1 saat geri
İSVİÇRE:  1 saat geri
İTALYA:  1 saat geri
İZLANDA:  2 saat geri
JAMAİKA:  7 saat geri
JAPONYA:  7 saat ileri
KANADA
Foldland Adaları:  5 ½ saat geri
Atlantik:  6 saat geri
Doğu Kısım:  7 saat geri
Orta Kısım:  8 saat geri
Dağlık Bölge: 9 saat geri
Pasifik ve Yukon: 10 saat geri
KAZAKİSTAN:  2 ½ saat geri
KENYA: 1 saat ileri
KIBRIS:  Saat farkı yok
KIRGIZİSTAN:  4 saat ileri
KOLOMBİYA:  4 saat ileri
KOSTA RİKA:  8 saat geri
KUVEYT:  1 saat ileri
LETONYA:  1 saat geri
LİBYA: 1 saat geri
LİTVANYA:  1 saat geri
LÜBNAN:  Saat farkı yok
LÜKSEMBOURG:  1 saat geri
MACARİSTAN:  1 saat geri
MAKEDONYA:  1 saat geri
MALEZYA:  6 saat ileri
MALTA:  1 saat geri
MEKSİKA:  8 saat geri
MISIR:  Saat farkı yok
MOZAMBİK:  Saat farkı yok
MOLDAVYA:  Saat farkı yok
NİJERYA:  1 saat geri
NORVEÇ:  1 saat geri
ÖZBEKİSTAN:  2 ½ saat ileri
TAKİSTAN:  3 saat ileri
PANAMA:  7 saat geri
PARAGUAY:  6 saat geri
PERU:  7 saat geri
POLONYA:  1 saat geri
PORTEKİZ:  2 saat geri
ROMANYA:  Saat farkı yok
RUSYA FEDERASYONU:  1 saat ileri
SİERRA LEONE:  2 saat geri
ŞİLİ:  6 saat geri
SİNGAPUR:  6 saat ileri
SURİYE:  Saat farkı yok
SUUDİ ARABİSTAN:  1 saat ileri
TACİKİSTAN:  3 saat ileri
TAYVAN:  6 saat ileri
TANZANYA:  1 saat ileri
TAYLAND: 5 saat ileri
TRİNİDAD:  6 saat geri
TUNUS:  1 saat geri
TÜRKMENİSTAN:  3 saat ileri
ÜRDÜN:  Saat farkı yok
URUGUAY:  5 saat geri
VENEZUELLA:  6 saat geri
YENİ GİNE PAPUA:  8 saat ileri
YUGOSLAVYA CUM:  1 Saat geri
YUNANİSTAN:  Saat farkı yok
ZAİRE:  1 ½ saat geri
ZAMBİA: Saat farkı yok
ZİMBABWE:  Saat farkı yok
 

celik saat kordonu, metal saat kordonu
deri saat kayışı

silikon saat kayışı, saat kordonu

tesktil saat kayışları, saat kordonu

tekstil saat kayışı, saat kordonu

Devamını oku

ROLEX

Rolex SA 1905 de Alman Hans Wilsdorf ve kayınbiraderi Alfred Davis tarafından kurulmuştur. Sanılanın aksine, Hans Wilsdorf ne İsviçreli ne de bir saatçiydi. Wilsdorf Davis daha sonra Rolex Saat Şirketi olacak şirketin orjinal adıydı. Orjinal olarak Hermann Aegler'ın İsviçre yapımı saatlerini İngiltere ye ithal edip, Dennison ve diğerleri tarafından yapılan kaliteli kutulara yerleştirdiler. Bu ilk kol saatleri kuyumculara satıyorlar, kuyumcular kadrana kendi isimlerini koyuyorlardı. Wilsdorf ve Davis den ilk saatlerin sadece kasasının arkasında "W D" işareti vardı.

Hans Wilsdorf Rolex ticari markasını 1908 de İsviçre, La Chaux-de-Fonds da kayıt ettirdi. İsmin uydurma olduğu söylenmekle birlikte kaynak meçhul. Wilsdorf tarafından teyit edilmeyen bir hikayeye göre Rolex kelimesi elit saat sektörü anlamına gelen Fransız deyimi horlogerie exquise den gelmekteydi.

Wilsdorf Davis şirketi 1912 de İngiltere den taşındı. Wilsdorf saatlerinin erişilebilir fiyatta olmasını istiyordu ama kasa metalleri (altın ve gümüş) üzerindeki vergiler ve ithalat masrafları maliyetleri yukarı çekiyordu. O zamandan günümüze kadar şirketin başka şehirlerde (Bienne, vb) ve kıtalarda (Kuzey Amerika, Asya, Avustralya, vb) tesisi olsa da Rolex in Cenevre, İsviçre olmuştur.

Şirket ismi olarak Rolex 15 Kasım 1915 de kaydedildi. Bu değişimin o zamanlar özellikle kadınlar için halen bir yenilik olan kol saatlerini (cep saatleri daha yaygındı) popüler kılma isteğinden kaynaklandığı düşünülmektedir. Wilsdorf un saatinin adının her dilde kolay telaffuz edilebilir olmasını istediği söylenmektedir. Şirket adı resmi olarak 1919 da Rolex Watch Company ye (Rolex Saat Şirketi) çevrildi. Daha sonra Montres Rolex SA, en son da Rolex SA adı kaydedildi.

Rolex SA orjinal olarak Wilsdorf ve Aegler ailesi tarafından başlatılmış bir kuruluştur. Kuruluş dökümantasyonuna göre, Rolex SA şirketi hiçbir zaman satılamaz veya borsaya açılamaz.
 

Rolex, lüks saatler üreten İsviçre markasıdır. Rolex, birçok farklı saat modeli üretmektedir ve bunların bazıları aşağıdaki gibidir:
 

1- Oyster Perpetual: Bu model, Rolex'in en popüler modellerinden biri olmuştur ve klasik tasarıma sahiptir.
 

2- Datejust: Bu model, ilk kez 1945 yılında piyasaya sürülmüş ve zamanı gösteren tarih göstergesine sahiptir.
 

3- Day-Date: Bu model, ilk kez 1956 yılında piyasaya sürülmüş ve hem tarih hem de gün göstergesine sahiptir.
 

4- Submariner: Bu model, sualtı keşifleri için tasarlandı ve suya dayanıklılığı ile tanınmıştır.
 

5- GMT-Master II: Bu model, çok yönlü seyahat saati olarak tasarlandı ve çok yönlü zaman göstergesine sahiptir.
 

6- Cosmograph Daytona: Bu model, yarış saatleri için tasarlandı ve hız ölçme özelliğine sahiptir.
 

7- Yacht-Master: Bu model, yelken yapmak için tasarlandı ve suya dayanıklılığı ile tanınmıştir.
 

8- Sea-Dweller: Bu model, sualtı keşifleri için tasarlandı ve derin suyaların koşullarına dayanıklılığı ile tanınmıştır.
 

9- Sky-Dweller: Bu model, çok yönlü seyahat saati olarak tasarlandı ve çok yönlü zaman göstergesine sahiptir.

 

Devamını oku

Casio Computer Co. Ltd

CASIO SAAT MODELLERi

Casio Computer Co. Ltd., dünyanın en ileri gelen elektronik teknolojileri şirketlerinden biridir. 1957'ye kadar Casio, elektronik hesap makineleri üretmekteydi. Diğer saat üreticileri dijital saat teknolojisini henüz keşfetmişken, Casio,
1974 Kasım'ında, ilk Casio kol saatini piyasaya sürdü.

Ürünü planlarken,üreticilerin kendilerine temel aldıkları soru "Kol Saati Nedir" olan, Casio, basit bir dijital saat üretmek yerine AM - PM ayarı olmak dışında, saat, dakika, saniye ve salise ve hatta tarihi de gösterebilen bir saat üretti. Dünyanın ilk otomatik fonksiyonlu takvimini taşıyan bu saate Casitron adı verildi.


1983 yılında, Casio shock-resistant özellikli G-Shock modellerini üretti. Üretilirken kırılgan bir mücevher işlenir gibi üzerinde çalışılan bu saat, aslında darbelere ve sallantılara karşı dayanıklı, kırılmaz bir saatti. Pazarlama sloganı "Dünya'nın En Sert Saati " olan ürün, üç katmanlı koruma modülüne sahipti.

Casio Baby-G serisi ise 1990'ların büyük bir trendi haline geldi.
Zamanın trendi olan ince ve hafif saatlere karşın üretilen bu saat, bir binanın en üst katından atılsa dahi kırılmaz bir özelliğe sahipti. Casio G modelleri bu özellikleri sayesinde Casio'nun imzası haline geldi.


Sonrasında LCD TVler, müzik enstrümanları ve diğer iletişim araçları üretmeye başlayan Casio, bugüne kadar450 milyon dolardan fazla satış yapmıştır.

 

 

Devamını oku

PlatinMarket® E-Ticaret Sistemi İle Hazırlanmıştır.